Günümüzde toplumların karşı karşıya kaldığı sosyal, kültürel ve ahlaki problemlere yönelik eleştiriler giderek artmakta, hemen her ortamda yaşanan olumsuzlar dile getirilmektedir. Bu olumsuzlukların giderilmesinde en etkili yaklaşımın, çocuk ve genç kuşakların doğru yöntemlerle eğitilerek, topluma yararlı bireyler hâline getirilmesi, olduğu yönünde geniş bir kanaat bulunmaktadır. Bu doğrultuda kimi bireyler, geleceğin inşacısı olacak genç nesle doğrudan ulaşarak, onların karakter, sorumluluk ve değer gelişimini desteklemeye odaklanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak çeşitli eğitim yöntemlerini ve araçlarını devreye sokmaktadır. “Adamlık ancak bir adamın yanında durarak adamdan öğrenilir” ilkesiyle hareket edenler için izcilik, yukarıda saydığımız amaçlara ulaşmada, etkili ve bütüncül bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Bu yönüyle izcilik, kullandığı pedagojik yaklaşım ve oluşturduğu sistematik düzen sayesinde kâmil insan yetiştirmeyi hedefleyen bir eğitim yöntemi olarak dertliler için bir alternatif model olmaktadır.
Belirli bir disiplin, kimlik ve aidiyet duygusu kazandıran üniforma düzeniyle yürütülen bir spor niteliği taşıyan izcilik; bireyin Allah’a, vatana ve tüm insanlara karşı sorumluluklarını yerine getirme iradesini pekiştiren bir yemin ile başlar. Bu yapısal özellikler, izciliği hem ahlaki hem sosyal hem de fiziksel yönleri kapsayan çok boyutlu bir eğitim sistemi hâline getirmektedir.
İzcilik, çocuk ve gençlerin yaşam becerileri kazanmaları maksadıyla gerçekleştirdiği faaliyetlerde, yetişkinlerin rehberliğini merkeze alır. “Lider” olarak tanımlanan yetişkinler, bilgilendirme, eğitim, rehberlik, yönlendirme ve güvenlik sağlama işlevlerini de yerine getirirken aynı zamanda davranışlarıyla da rol model olurlar. İzciliğin eğitim modeli, yaparak ve yaşayarak öğrenme ilkesine dayanır. Bu ilke doğrultusunda öğrenme ortamı doğal hayatın kendisidir. Doğada geçirilen zamanlar, izciler için eğlenceli bir deneyim alanı, liderler için ise birer öğretim laboratuvarı niteliği taşır.
İzcilikte yalnızca çocukların ve gençlerin değil, yetişkinlerin de bilişsel, sosyal ve duygusal yeterliliklerini geliştiren kapsamlı bir kişisel gelişim programı uygulanır. Bireyin fiziksel ve zihinsel gelişim sürecinde; toplumsal sorumluluk bilinci, yardımlaşma, empati kurma ve ortak hedeflere yönelme gibi değerlerin içselleştirilmesini teşvik eder. İzcilikte temel alınan oba sistemi, hiyerarşik bir öğretim düzeninden ziyade, akranlar arası etkileşimi esas alan doğal bir öğrenme ortamı kurar. Bu sistemde izciler, liderin otoritesinden çok akranlarının katkısıyla deneyim kazanırlar. Böylece sosyal öğrenme sürecinin etkinliği ve sürdürülebilirliği sağlanmış olur.
Sosyal ortamlarda gördüğü/duyduğu sorunları çevresindekilere sürekli anlatıp hiçbir çözümü olmayanlardan değil “dertliler”den iseniz size izciliği hararetle öneririm.
