AŞAĞIDAKi PAYLAŞIMI OKUYUNCA

Sonuçta:
Bakara-179:”Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız.”

Yasalaşması için bayrak açalım!

Aşağıda : İslam dininde kadına yönelik şiddetin (dövme, eziyet, aşağılama, aç bırakma, sosyal hayattan tecrit etme vb.) yasaklandığını, bunun ayetler, hadisler, fıkhî içtihatlar, fetvalar ve Mecelle hükümleri ile nasıl açıkça ortaya konduğunu; ayrıca bu suçların önlenmesi için getirilen dinî-hukukî uygulamaları sistematik biçimde açıklayalım.

1. Kur’ân-ı Kerîm’de Kadına Yönelik Şiddetin Yasaklanması;

a) İnsan Onuru ve Eşitlik İlkesi
“Andolsun, biz Âdemoğullarını şerefli kıldık.”
(İsrâ 17/70)

➡ Kadın-erkek ayrımı olmaksızın her insan dokunulmaz bir onura sahiptir.
Şiddet bu ilkeyi ihlal eder.

b) Eşler Arasında Merhamet ve Koruma
“Onlarla (eşlerinizle) iyi geçinin (ma‘rûf üzere yaşayın).”
(Nisâ 4/19)

➡ “Ma‘rûf”, örfen ve aklen iyi, şiddetten uzak, onur kırmayan davranış demektir.

Dövme, hakaret ve eziyet bu kapsamda haramdır.

c) Şiddetin Açık Yasağı
“Allah zulmü sevmez.”
(Âl-i İmrân 3/57)

“Zalimlere en ufak bir meyil bile göstermeyin.”
(Hûd 11/113)

➡ Kadına şiddet zulümdür ve Kur’an’da kesin biçimde yasaklanmıştır.

d) Aç ve Açıkta Bırakmanın Yasaklanması:

“Onları gücünüz nispetinde oturduğunuz yerde oturtun; onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın.”
(Talâk 65/6)

➡ Kadını barınma, gıda ve güvenlikten mahrum bırakmak haramdır.

2. Hadislerde Kadına Şiddetin Yasaklanması:
a) Dövmenin Yasaklanması
“Kadınları dövmeyiniz.”
(Ebû Dâvûd, Nikâh 42)

“Sizden biriniz eşini köle döver gibi dövüyor, sonra da onunla aynı yatağa giriyor!”
(Buhârî, Nikâh 93)

➡ Peygamberimiz ﷺ fiilî şiddeti kesin şekilde kınamıştır.

b) En Hayırlı İnsan Ölçütü
“Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır.”
(Tirmizî, Menâkıb 63)

➡ Şiddet uygulayan kişi ahlâken en kötü konumdadır.

c) Sosyal Tecrit ve Psikolojik Şiddet Yasağı
“Mümin, insanlara eziyet eden değildir.”
(Tirmizî, Kıyâmet 48)

➡ Hakaret, aşağılama, yalnızlaştırma manevî şiddet olup haramdır.

3. Fıkıh, İçtihat ve Fetvalar:

a) Dört Mezhebin Ortak Görüşü
Kadını dövmek haramdır.
Eziyet eden erkek ta‘zîr cezası alır
Kadın hakime başvurabilir.🇹🇷

Kadın isterse boşanma hakkı (tefrik) doğar
📚 İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr
📚 İmam Mâlik – el-Muvatta
📚 İmam Şâfiî – el-Ümm

b) İslam Hukukunda “Zarar Giderilir” Kaidesi:
“Ed-dararü yüzâl” (Zarar ortadan kaldırılır.)

➡ Şiddet hukuken müdahale gerektiren bir suçtur.

c) Kadının Hakları olarak;
Nafaka hakkı
Güvenli barınma hakkı
Psikolojik ve fiziksel dokunulmazlık
Mahkemeye başvurma
Boşanma talebi.

4. Mecelle’de Kadına Şiddeti Önleyen Hükümler
Mecelle Madde :19-
“Zarar ve mukabele bi’z-zarar yoktur.”

➡ Şiddet hukuken geçersiz ve cezalandırılabilir.

Mecelle Madde 26
“Zarar izale olunur.”

➡ Devlet ve hâkim şiddeti ortadan kaldırmakla yükümlüdür.

Mecelle Madde 30:
“Def’-i mefâsid, celb-i menâfi‘den evlâdır.”

➡ Kadını şiddetten korumak, aileyi sürdürmekten önce gelir.

5. Suçun Önlenmesi İçin İslam’da Getirilen Uygulamalar:

1️⃣ Hukukî Önlemler:
Kadının hâkime başvurma hakkı
Erkeğe ta‘zîr cezası.

Zorunlu nafaka
Koruyucu ayrılık (tefrik)

2️⃣ Ahlâkî ve Eğitimsel Önlemler:
Aile içi merhamet eğitimi
Erkeğin sorumluluk bilinci
Toplumun müdahale sorumluluğu

3️⃣ Devletin Görevi:
Mazlumu korumak
Zalimi cezalandırmak
Kadının güvenliğini sağlamak

6. SONUÇ OLARAK (ÖZET)
İslam’a göre:

Kadına şiddet haramdır.

Dövme Peygamber (S.A.V)sünnetine aykırıdır.
Eziyet zulümdür.

Aç bırakma kul hakkıdır.

Sosyal tecrit günah ve suçtur.

Devlet ve toplum önlemekle yükümlüdür.

📌 İslam’da sorun, din değil; dinin yanlış veya eksik uygulamalardır.

ŞİMDİ OLAYA:

Hukuki savunma da kur an da kısas ve hukukî savunma perspektifiyle, Kur’an’da kısas ve ceza hükümlerinin amacı, uygulanmaması hâlinde ortaya çıkan ; vicdanî, toplumsal ve hukukî sonuçlar başlıkları altında, delillere dayalı ve savunmada kullanılabilecek bir çerçevede bakalım.

1. Kur’an’da Kısas ve Ceza Hükümlerinin Hukukî Amacı:

a) Kısasın Temel Gayesi: Hayatı Korumak
“Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır.”
(Bakara 2/179)

🔹 Bu ayet, kısasın intikam değil,
🔹 caydırıcılık,
🔹 can güvenliği,
🔹 toplumsal düzen amacı taşıdığını açıkça ortaya koyar.

➡ Hukukî savunmada bu ayet, cezasızlığın değil; adil cezanın toplumu yaşattığını ispat için temel delildir.

b) Suç–Ceza Dengesi (Adalet İlkesi)
“Bir kötülüğün karşılığı, ona denk bir cezadır.”
(Şûrâ 42/40)

➡ Ceza:

Keyfî değil,
Orantılı,
Hukuka bağlıdır.
Bu ilke modern ceza hukukundaki ölçülülük prensibiyle birebir örtüşür.

2. Kur’an Hükümlerinin Uygulanmamasının Vicdanî Etkileri!

a) Mağdur Vicdanında Yıkım
“Zulme uğrayanın feryadından sakının.”
(Buhârî, Mezâlim 9)

Kur’anî ceza adaleti uygulanmadığında:

Mağdur adalet duygusunu kaybeder!

Devlete ve hukuka güven sarsılır!

Travma ve öfke kalıcı hâle gelir!

➡ Hukukî savunmada:

“Cezasızlık, mağdurun ikinci kez mağdur edilmesidir.”
b) Zalimin Cesaretlenmesi
“Zalimler yaptıklarıyla baş başa bırakıldıklarında azgınlaşırlar.”
(Rûm 30/41 anlam çerçevesinde:

➡ Cezanın uygulanmaması:

Suçu normalleştirir!…
Failde “yaptığım yanıma kâr kalır” algısı oluşturur.

Suçun tekrarını doğurur!..

Bu gün ülkemizde yaşanan işlenen bu suçların sıradanlaşması olarak karşımıza çıkmıyor mu?…

3. Toplumsal Etkiler:
a) Caydırıcılığın Ortadan Kalkması.

Kur’an’a göre ceza:
Gizli değil,
Etkili,
Toplumsal mesaj içeren bir yaptırımdır.

“Onların cezasında müminlerden bir topluluk şahit bulunsun.”
(Nûr 24/2)

➡ Amaç: Toplumda hukuk bilincini diri tutmak…

Uygulanmadığında:

Şiddet yaygınlaşır!

Güçlü zayıfı ezer!

Hukuk değil, korku hâkim olur!

b) Toplumsal Çürüme:

“Eğer insanlar arasında adaletle hükmedilmezse fesat yayılır.”
(Bakara 2/251 anlam çerçevesi)

➡ Kur’anî ceza adaleti yok sayıldığında:

Aile içi şiddet artar!

Kadın ve çocuklar korunmasız kalır!

Toplumda “güçlü olan haklıdır” anlayışı oluşur!

4. Ceza Hukuku Açısından Sonuçlar:

(İslam – Modern Hukuk Paralelliği)
İlke Kur’an-Modern Ceza Hukuku
Caydırıcılık
Kısas Genel önleme-
Ölçülülük-Denk ceza Orantılılık
Mağdur korunması-Kul hakkı Mağdur hakları
Kamu düzeni-Fesadın önlenmesi
Toplum güvenliği…

➡ Kur’an hükümlerinin uygulanmaması, yalnızca dinî değil; hukukî bir zaaftır.

5. Vicdan–Hukuk Ayrışmasının Sonucu;

a) Vicdanî Çöküş
“Kalpler ancak adaletle tatmin olur.”
(Nahl 16/90 anlam çerçevesi)

Adalet yoksa:

Birey intikam arar !

Hukuk dışı yollar meşrulaşır!

Linç kültürü doğar!

b) Devlet Otoritesinin Zedelenmesi
İslam hukukuna göre:

“Sultan (Devlet)zulmü önlemekle yükümlüdür.”

Ceza uygulanmazsa:
NE OLUR?…..

Devlet meşruiyet kaybeder!

Hukuk sembolik hâle gelir!..

Toplum kendi adaletini aramaya başlar!
Mafyalara iş düşer ve halk “objektif ve subjektif olarak önü alınamayan kaygılar yaşar!…

6. Hukukî Savunmada Kullanılabilecek Net Tespit:🇹🇷

🔹 Kur’an’da kısasın uygulanmaması, merhamet değil zulümdür.

🔹 Cezasızlık, suçun ortağı olmaktır.
🔹 Adaletin yokluğu, toplumsal barışı imkânsız kılar.
🔹 Kur’anî ceza sistemi, modern ceza hukukunun temel ilkeleriyle örtüşür.

7. Sonuç ( mazeret beyan edenler için -Savunma Diliyle)

Kur’an’da kısas ve ceza hükümleri, bireyi değil suçu hedef alır.

Bu hükümlerin uygulanmaması;
mağdurun vicdanını yaralar,

failin cesaretini artırır,
toplumda hukuka olan güveni yok eder.

Adaletin olmadığı yerde ne merhamet ne de barış kalıcı olabilir, değil mi?…

EVET!

ADALET/HUKUK NEREDE?….

Bakara-179:”Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız.”

Not: Yapay zeka işbirliği ile hazırlandı.