Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı İş ve İşlemler (Genelge: 2026/70) Genelgesi, ders zili çalmadan önce eğitim dünyasının ana gündemi hâline geldi. Bakan Yusuf Tekin imzasıyla 81 ile gönderilen düzenleme; sınıflarda dijital detokstan, eğitsel faaliyetleri ile yaşam becerilerinden kayıt ücretlerine, dış kaynaklı deneme sınavı yasağından güvenlik amaçlı veli randevu sistemine kadar bir dizi radikal kararı içeriyor. Alınan kararlar pedagojik açıdan umut verici görünse de sahadaki finansal ve pratik gerçekler üzerinden bir analiz yapalım istedik.

Disiplin, Rol Model ve Kılık Kıyafet Birliği Üzerinden…

Sınıflarda hem öğrenciler hem de öğretmenler için uygulanan cep telefonu yasağı, ders odağını ve etkileşimi korumak adına hayati bir adımdır. Benzer şekilde, öğretmenlerin önlük ve kılık kıyafet yönlendirmeleri kurum saygınlığını güçlendirir.

Ancak en az öğretmenlerin duruşu kadar kritik bir diğer unsur, öğrenciler arasındaki kılık kıyafet birliğidir. Anayasa’nın sosyal devlet ve eğitimde fırsat eşitliği ilkeleri ile 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun "Fırsat ve İmkân Eşitliği" maddesi gereğince, okullardaki kılık kıyafet standardı hayati bir işlev görür.

Öğrenciler arasındaki sosyoekonomik farkların sınıfa yansımasını engelleyen bu birlik, maddi imkânı ne olursa olsun her çocuğun eşit şartlarda bir araya gelmesini sağlar ve derinleşen ekonomik makasın yarattığı akran baskısını minimize eder.

Bütçelerin Yetersizliği ve Bağış Kıskacında Kalan Okullar Üzerinden…

Genelgedeki "kayıt ücreti ve bağış alınmayacak" kuralı veliyi korumayı amaçlasa da okulların mevcut finansal şartlarıyla çelişmektedir.

MEB tarafından sağlanan ödeneklerin donanım, temizlik, kırtasiye ve rutin değerlendirme sınavlarının baskı maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığı aşikârdır. Eğitim bölgelerinde okullar arası ve öğretmenler arası başarı endeksinin LGS'ye bağlı olduğu kamuoyunda yaygındır. Bu nedenle her ünite sırasında ve sonunda, öğretmenlerin değerlendirme sınavları yapması ve derslerde çalışma örnekleri oluşturabilmesi için toner, fotokopi gibi sarfiyatlar kaçınılmazdır. Bunların okul idaresinin ve öğretmenin cebinden karşılanması beklenemez; özellikle ilköğretimde, Anayasa'nın 42. maddesi ile 222 sayılı Kanun gereği bu giderler öğrencilerden de istenemez.

Kâğıt üzerinde bağış yasak olsa da okullar ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına okul-aile birlikleri üzerinden bu süreçleri yürütmek zorunda kalmaktadır. Okul yönetimlerini suçlamak yerine, okulların doğrudan ödenek kalemlerinin artırılması kalıcı bir çözüm olacaktır.

Yayınevi Mülkiyeti ve Fırsat Eşitliği Üzerinden…

Özel yayınevlerinin hazırladığı deneme sınavlarının yasaklanması fırsat eşitliği adına olumlu bir denetim adımıdır.

Ancak başarının LGS gibi sıralama sınavlarıyla ölçüldüğü bir sistemde, MEB'in sunduğu ölçme ve değerlendirme(https://odsgm.meb.gov.tr/) materyallerinin yetersiz kalması veya öyle lanse edilmesi velileri dış kaynaklara yönlendirmektedir. Bu durum dar gelirli ailelere yük getirmektedir. Bakanlık denetimleri artırırken, kendi materyallerinin niteliğini de sınav gerçekleriyle uyumlu hâle getirmelidir. Maddi olanakları iyi olan veliler çocuklarını özel okullar ve özel dershanelerde sınav maratonuna sokarken bu öğrencilerle M.E.B.nın okul öğrencileri ile aynı mahallede yaşadıkları ve sürekli reklam yapıldıklarını unutmamak gerekir

Randevu Sistemi ve Sınav Atmosferi Önerisi Üzerinden…

Veli-öğretmen görüşmelerinin "Okul Randevu Sistemi" üzerinden yürütülmesi okul disiplini ve güvenliği için doğru bir adımdır; her ne kadar vatandaşın “akıllı telefonu” olsa da dijital erişim kısıtı olan veliler için rehberlik servisleri devreye sokulmalıdır.

Deneme sınavı yasağının yarattığı eksikliği gidermek için ilçe düzeyinde resmî ortak sınavlar düzenlenebilir. Öğrencilerin bu sınavlara kendi okulları dışındaki kurumlarda girmesi sağlanarak, LGS öncesi gerçek sınav heyecanını yenmelerine katkı sunulabilir.

2026-2027 genelgesi ilkesel olarak doğru temellere dayanmaktadır. Ancak başarısı; yasakların ötesine geçerek öğretmen motivasyonunu artırmaya, okulların güvenlik, fiziki ve finansal imkânlarını iyileştirmeye ve fırsat eşitliğini sahada tam olarak tesis etmeye bağlıdır.

“Eğitimin kökleri acı, meyveleri tatlıdır." — Aristoteles