Vatandaş soruyor:

“Sağlık Bakanlığı Görmüyor mu?

Diğer İlgili Bakanlıklar

Niçin Denetlemiyor?…”

Şehirlerarası otobüslerde evcil hayvanların yolcu kabininde taşınması uygulaması, hayvan hakları bağlamında atılmış bir adım olarak sunulsa da, beraberinde getirdiği denetimsizlik ve yapısal sorunlar nedeniyle insan sağlığını bozan alana dönüşmüştür.

Bu konuyu sadece bir "konfor" veya "tercih" meselesi olarak görmek, sorunun derinliğini kavramamak demektir.

Sorun; en temel evrensel değer olan insan hayatı ve sağlığı ile doğrudan ilgilidir.

Felsefi ve hukuki açıdan bakıldığında: İsrâ Suresi, 70. Ayet: "Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine temiz temiz rızıklar verdik ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.", Tîn Suresi 4. ayette de insanın "en güzel biçimde (fiziken ve ruhen en mükemmel potansiyelde)" yaratıldığı belirtilir. Ayetinde de görüldüğü gibi, insanın varlık değeri ve evrensel kıymeti, diğer tüm varlıkların ve düzenlemelerin üzerindedir.

Devletin Temel Amaç ve Görevleri (Madde 5) ile Kişinin Dokunulmazlığı, Maddi ve Manevi Varlığı (Madde 17) ve Yaşam Hakkı (AİHS Madde 2), İşkence ve Kötü Muamele Yasağı (AİHS Madde 3)görüldüğü üzere devletin ve kamusal kuralların varlık sebebi, öncelikle insanın bedensel ve ruhsal bütünlüğünü korumaktır. Burada esas olan vatandaşının pratik ve etkili haklarını korumaktır.

Kapalı bir otobüs kabininde saatlerce yolculuk yapmak zorunda kalan astım, bronşit veya ileri derece alerji hastası bir vatandaşın sağlığını riske atmak, bu evrensel ilkeyle çelişir.

Bu durum bireyler üzerinde sadece fiziksel rahatsızlık yaratmakla kalmaz;

Manevi Yük olarak: Yolculuk boyunca nefes alamama korkusu, panik ve yoğun stres yaşanmasına neden olur.

Maddi açıdan: Yolculuk sonrasında ortaya çıkan acil müdahale masrafları, ilaç giderleri ve iş gücü kaybı doğrudan vatandaşın bütçesine yansır.

Ekonomik Sistem Üzerindeki Yükü: Bireysel düzeyde başlayan bu maddi zararlar, zincirleme bir etkiyle devletin sağlık sistemi üzerinde de ciddi bir ekonomik yük oluşturur.

Acil servislerin yoğunlaşması, poliklinik başvurularının artması ve solunum yolu hastalıklarına harcanan kamusal kaynaklar, önlenebilir bir denetimsizlik yüzünden devlet hazinesine ek maliyet olarak biner.

Kedi ve Köpeklerin Tetiklediği ve Sebep Olduğu Sağlık Sorunları: Otobüs gibi havalandırması ortak ve alanı dar olan kapalı ortamlarda, kedi ve köpeklerden yayılan ajanlar hassas bünyelerde şu spesifik hastalıklara ve krizlere yol açmaktadır:

*Alerjik Astım Krizleri

*Alerjik Rinit ve Konjonktivit

*Anafilaksi (Alerjik Şok)

*Paraziter ve Enfeksiyöz Riskler

Halkın Talepleri ve Kamu Gücüne Olan Güvenin Azalması: Uygulamadaki en büyük aksaklık, vatandaşların bu haklı sağlık endişelerinin ve şikâyetlerinin otobüs firmaları ile denetleyici kurumlar tarafından yeterince dikkate alınmamasıdır.

Bilet alırken durumun gizlenmesi veya seyahat esnasında yapılan itirazların "alternatif koltuk yok" denilerek geçiştirilmesi, halkta "kulak ardı edilme" hissi yaratmaktadır.

Günlük yaşamı, ailenin huzurunu ve sağlığını doğrudan etkileyen bu tür konularda ortaya çıkan memnuniyetsizlikler, sadece firmalara karşı bir tepki olarak kalmaz; vatandaşın gözünde, toplumsal düzeni sağlamakla görevli olan kamu gücüne ve idareye karşı güven duygusunun azalmasına yol açar.

Çözümün Hukuki Güvencesi: Anayasal Zorunluluk: Vatandaşın haklı olarak sorduğu "Sağlık Bakanlığı ve ilgili kurumlar niçin denetlemiyor?"

Sorusunun cevabı, idarenin keyfiyetine bırakılamayacak kadar net bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile koruma altına alınmıştır.

Bu denetimsizlik, doğrudan iki temel anayasal hükmün ihlali anlamına gelmektedir:

1. Anayasa’nın 5. Maddesi (Devletin Temel Amaç ve Görevleri):

2. Anayasa’nın 56. Maddesi (Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması)

3. Yaşam Hakkı (AİHS Madde 2),

4. İşkence ve Kötü Muamele Yasağı (AİHS Madde 3)

Hülasa: MASAK ın açıkladığı Rant Lobisi nin Bahanesi gizlenerek, çağdaşlık Bahanesi verilerek Anayasal hak olan Sağlık Hakkının Önüne Geçemez….

İnsanın hayat kalitesini, nefes alma hürriyetini ve en temel hakkı olan sağlığını riske atan hiçbir uygulama "çağdaşlık" veya "hak kazanımı" olarak nitelendirilemez.

Devlet: Anayasa'nın 5. ve 56. Maddeleri ile AİHS Madde 2 ve 3.maddeleri ile kendisine yüklediği mutlak ödevi yerine getirmeli, özel firmaların ticari insiyatifine bırakılan bu denetimsizliğe son vermelidir.

Dahası, devletin bu görevini "kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek" yerine getireceğini hükme bağlar.

Dolayısıyla, özel otobüs firmalarının yolcu kabinindeki denetimsiz uygulamaları, Sağlık Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı'nın anayasal denetim görevini ihmal ettiğinin açık bir göstergesidir.

Bir yönetmelik maddesi Anayasal hakları kısıtlıyor gibi görünse bile, mahkeme tarafından iptal edilmediği sürece yürürlüktedir. Bu kuralları çiğneyerek kabine usulsüz hayvan alan firma ve personel, olası bir kazada veya saldırıda "bile bile tehlikeye sebebiyet vermek" suçlamasıyla çok ağır hapis ve tazminat cezalarıyla karşı karşıya kalır.

Her hâlükârda halkının sağlığını koruma adına tedbir almak devletin asli görevidir; zira hiçbir ticari kaygı veya bireysel konfor arayışı, bir insanın en temel hakkı olan sağlıklı nefes alma hürriyetinin ve anayasal güvencesinin önüne geçemez.”

Sayın Cumhurbaşkanımız, özetle; "hem merhamet ölçülerini koruyan hem de toplum sağlığı ve güvenliğini kesin olarak güvence altına alan" bir çözümün hayata geçirilmesini beyan etmiştir.

Sokaklarda ve Uzun Yolculuklarda Köpek Saldırılarına Uğranılmaması Dileğiyle…