Türkiye'de aile kurumu; denetimsiz dijitalleşme, eğitim sistemindeki nitelik sorunları ve tartışmalı hukuki düzenlemelerin etkisiyle ciddi bir çözülme süreciyle karşı karşıya bulunmaktadır.
Sosyal medya ve dijital platformlar, evlilik bağlarını zedeleyen ilişkilerin yaygınlaşmasına zemin hazırlarken; aile içi çatışmaların ve sadakatsizliklerin çocuklar üzerinde derin psikolojik etkiler bıraktığı yaşanan hadiseler ve bir takım medya haberlerine etkin konu olmaktadır.
Eğitim alanında yapılan müfredat değişiklikleri ve reform girişimlerine rağmen, genç nesillerin ahlaki ve kültürel değerler konusunda yeterince korunamadığı yönünde eleştirilere bakıldığında okullarda, sokaklarda, güvenlik sorunları olarak görülmektedir.
Tartışmaların merkezinde ise 2004 yılında zinanın ceza hukuku kapsamından çıkarılması yer almaktadır.
Bu düzenleme, ile birlikte medya daki kirlenmeler aile kurumunun hukuki korumasını zayıflatan tarihi bir kırılma noktası olarak değerlendirilmektedir.
Eleştirilere göre, aileyi korumaya yönelik güçlü siyasi söylemler bulunmasına rağmen, mevcut uygulamalar ve mevzuatlar bu hedefi desteklemekte yetersiz kalmaktadır.
HÜLASA:
Aleyi tehdit eden risklerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda İslami değerlerin yitirilmesi , dijital, kültürel, eğitimsel ve hukuki boyutları bulunan çok yönlü bir toplumsal mesele olara karşımıza çıkmaktadır.
“Bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”
— Kur’an-ı Kerim, Ra’d Suresi 11. Ayet.
Allah (cc) selameti üzerinize olsun.
