Başarılı öğrenciler, özverili öğretmenlerle buluşmalı. Eğitim sadece diploma değil karakter inşa etmeli. Sinop’un eğitim hayatında yıllardır iz bırakan isimlerden biri olan Şükrü Eraltan’ın şu sözü onu tanıyan herkesin kulaklarındadır: “Bizim çocuklar yapabilir.”
Bazı insanlar vardır görevlerini yaparlar.
Bazı insanlar vardır görevlerine ruh katarlar.
Bir de bazıları vardır ki yaptıkları işi sadece meslek olarak değil bir dava, bir sorumluluk, bir iyilik yolculuğu olarak görürler.
Bu üçüncü grubun temsilcilerinden Şükrü Eraltan’ı farklı kılan yalnızca okul koridorlarındaki çalışmaları değil.
O aynı zamanda bir gönül insanı.
Sivil toplum kuruluşlarının gönüllüsü olarak Sinop’ta gelemeyene giden, ihtiyaç sahiplerine ulaşan, onların yüreklerine dokunan bir el.
Ve mesele yalnızca Sinop değil…
Afrika’da haritada yerini bilmediğimiz kardeş ülkelere Ramazan’ın ruhunu taşımaya, Kurban Bayramı’nın bereketini paylaşmaya gidiyor. Onun dilinden anlatırsak “Allah’ın rızasını umarak, milletimizin yardım elini en ihtiyaç sahibi kardeşlerimize ulaştırmak için gidiyorum.”
Bugün birçok kişi sosyal medyada iyilik paylaşıyor. O ise valizini alıp yola çıkıyor.
Sinop’tan uzak diyarlara uzanan bu kardeşlik eli, bir eğitimcinin vicdanının sınır tanımadığını gösteriyor.
Gençliğe yön veren izcilik ruhu
Eraltan’ın gençlere dokunduğu bir başka alan da izcilik. Türkiye İzcilik Federasyonu Sinop İl Temsilcisi olarak, öğrencilerin doğayla bağ kurmasını, sorumluluk almasını, takım ruhu kazanmasını önemsiyor.
Çünkü o, eğitimin sadece sınıf içinde olmadığını biliyor.
Doğa sevgisi, gönüllülük, liderlik, disiplin… Bunları gençlerin deneyimlemeleri için gecesini gündüzüne katıyor.
İmam Hatip ruhuna dair bir vizyon
Sinop Şehit Ömer Can Açıkgöz Anadolu İmam Hatip Lisesi bugün modern bir proje okulu kimliğiyle eğitim veriyorsa, bu dönüşümün arkasında güçlü bir vizyon var. Yıllarca okul müdürü olarak görev yapan Şükrü Eraltan bilimden sanata birçok projeyle gençleri geleceğe hazırladı. Kimi TÜBİTAK projesi hazırladı kimi sahnede piyesler oynadı kimiyse spor yarışmalarında Sinop’u gururlandırdı. Hedefi her zaman “Doğu’yu da bilen, Batı’yı da bilen; kendi kültürünü tanıyan ama dünyaya da açık bir nesil…” Bu yaklaşım özgüvenli ve bilinçli bir eğitim anlayışının göstergesidir.
Vicdanı sınır tanımayan bir insan
Gazze için yapılan basın açıklamasında dua eden bir eğitimci…
Sinop’ta, Hatay’da, Afrika’da nerede bir ihtiyaç sahibi varsa yola çıkan bir gönüllü…
Bilim fuarında öğrencisinin heyecanını paylaşan bir müdür…
Şükrü Eraltan’ın hikâyesi aslında tek bir cümleye sığabilir:
Eğitim ile iyiliği aynı yolda yürütmek.
Bugün Sinop’ta böyle insanların var olduğunu bilmek hepimiz için bir güven kaynağıdır.
Çünkü şehirleri binalar değil,
İnsanlar güzelleştirir.
Ve Sinop, böyle insanlara sahip olduğu için şanslıdır.


