Baharın, çiçek kokusunun denizin mavisiyle karıştığı bu günlerde Sinop’ta doğayla birlikte hayatın kendisi de canlanıyor. Şehrin sokaklarında, küçük ilçe sahnelerinde ve okul bahçelerinde hissedilen bu hareketlilik kültürden sanata, spordan gündelik yaşama kadar geniş bir alanda kendini gösteriyor.

Sinop ve ilçelerinde baharın gelişiyle birlikte 7’den 70’e herkesi içine alan bir üretim ve paylaşım ortamı oluşmuş durumda. Çocuklar halk oyunları ve müzik gösterileriyle yaşamaın kalbinde sahne alırken, büyükler Türk Sanat ve Türk Halk Müziği konserleriyle bu ortak hafızayı beslemeye devam ediyor. Elimizde bayraklarla Kadın Milli Takımımızı desteklediğimiz anların coşkusu ise hâlâ tazeliğini koruyor.

Sinop’un edebiyat ve kültür yaşamındaki hareketliliğin yalnızca etkinliklerle sınırlı olmadığını gösteren önemli bir gelişme olarak Dilburan Dergisi, bahar sayısıyla raflarda yerini aldı. Hem içerik hem de tasarım dili açısından dikkat çeken dergi, özgün kapak kompozisyonu, doğayla kurduğu görsel ilişki ve sade ama estetik sayfa düzeniyle ilk bakışta kendine has bir yayın kimliği ortaya koyuyor. Yeşilin tonlarıyla kurgulanan kapak tasarımı, baharın ruhunu görsel düzlemde okura hissettiren bütünlüklü bir yaklaşım sunuyor. Dizgi, tasarım ve kapak çalışmasında hissedilen bu özenli dokunuşlar için Ayşe Bilge Öztürk, Nisa Nur Sarıköse ve Sena Doğan’a ayrıca teşekkür etmek gerekir.

Sinop’un kültürel birikimini görünür kılmayı, genç yazar ve şairlere alan açmayı ve yerelden evrensele uzanan bir edebiyat iklimi kurmayı amaçlayan dergi; Sahibi ve Yazı İşleri Müdürü Osman Öztürk ile Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Şimşek’in öncülüğünde, yayın kurulunda yer alan Hüseyin Akın, Erol Erdoğan ve İsmihan Şimşek’in katkılarıyla güçlü ve tutarlı bir editoryal perspektifle hazırlanmaktadır. Bu kurumsal özen, derginin hem içerik seçkisinde hem de dilsel bütünlüğünde belirgin biçimde hissedilmektedir.

Bahar sayısında Abdülhamit Güler, Ahmet Şen, Arzu Tatlı, Baha Polat, Cihan Aktaş, Elçin Yayla, Erol Erdoğan, Hayrettin Taylan, Hüseyin Akın, Hüseyin Karaca, İbrahim Şaşma, Mehmet Düğmeci, Osman Öztürk, Ömer Akmansen, Ömer Aksay, Ömer Faruk Yelkenci, Sahra Şahin, Serpil Kılıç Cebeci, Servin Öztürk Gökmen, Suavi Kemal Yazgıç, Tayfun Çelik, Tuna Kuzucan, Uğurcan Utku Eker, Vildan Aydın, Yasemin Barlak, Yusuf Şahin ve Zeynep Karaca gibi farklı kuşaklardan ve edebi damarlardan gelen yazarlar; öykü, şiir ve denemeleriyle okur karşısına çıkıyor. Bu çok sesli yapı dergiyi yaşayan bir edebiyat alanı haline getiriyor.

Metinler, Sinop’un rüzgârı ve yeşiliyle harmanlanan bir bahar atmosferi taşırken, edebiyatın küresel sorunlar karşısında hâlâ güçlü bir düşünme ve hissetme alanı sunduğunu da hatırlatıyor. Bu yönüyle Dilburan, yerel olanın sınırlarını aşarak evrensel bir duyarlılığa temas eden bir üretim zemini kuruyor.

Bu zengin içerik ve nitelikli editoryal yaklaşım okunmayı ve sahiplenilmeyi hak ediyor. Dilburan Dergisi, okuruyla kurduğu bağı güçlendirdikçe büyüyecek bir kültür alanı sunuyor. Bu nedenle dergiyi edinmek, düzenli olarak takip etmek ve abone olmak bireysel bir tercihin ötesinde yerel kültürel üretime verilen bilinçli bir destek anlamı taşıyor. Her okur, bu üretim ve paylaşım zincirinin aktif bir parçası haline gelerek Sinop’un kültürel hafızasına doğrudan katkı sunabilir. Bu birikimi çoğaltmak ve sürdürülebilir kılmak ise hepimizin sorumluluğudur.

Öte yandan, kentin hafızasında yer etmiş isimlerden Mükremin Uğur’un yaşamını anlatan belgesel, yerel sanatçıların emeğiyle izleyiciyle buluştu. Ve şimdi, bu birikimi daha geniş bir zemine taşıyan önemli bir eşik daha: Sinop’un tarihi dokusunda bağımsız sinemacıları, belgeselcileri ve yerel hikâye anlatıcılarını bir araya getiren 5. Sinop Film Festivali başlıyor.

Tüm bunlar yılların emeğinin meyveleri daha da önemlisi geleceğin tohumları…