Çoğumuzun göz ardı ettiği, önemsemediği bir gerçek var:

Dijital dünyada yaşanan bir olay, çocuğun gerçek hayatındaki duygularını, davranışlarını ve psikolojisini doğrudan etkileyebilir.

Çevremizde neler görüyoruz, neler duyuyoruz? Belki bir başka soruyu daha sormamız gerekiyor: Çocuklarımızın yanında neler konuşuyoruz?

Evde şiddet dili kullanılıyor mu?

Hakaret normalleştiriliyor mu?

Aile içindeki tartışmaların ortasında çocuklarımız kalıyor mu?

Çocuğun yanında sürekli korku, kaygı, öfke ve tehdit dili mi dolaşıyor?

Bir çocuğun güvenliğini yalnızca bedenini korumaktan ibaret sanıyorsak büyük bir yanılgının içindeyiz.

Çocuğun ruhu da korunmaya muhtaçtır.

Çocuk bazen hiçbir şey söylemez.

Ama susar.

Odasına çekilir.

Ders başarısı düşer.

Arkadaşlarından uzaklaşır.

Telefonuna daha fazla kapanır.

Uyku düzeni bozulur.

Öfkelenir.

Korkar.

İçe kapanır.

Biz bütün bunları “ergenlik” deyip geçebiliriz.

Oysa bazen çocuk, kelimelerle anlatamadığı bir sorunu davranışlarıyla anlatıyordur.

Bizi yalnızca duymaya değil, onu görmeye davet ediyordur.

Belki de bunları yaşıyor, fakat farkında değiliz.

Çocuk güvenliği konusunda en tehlikeli cümlelerden biri şudur:

“Bizim evimizde böyle şeyler olmaz.”

Çünkü riskler ailelerin sosyal, ekonomik veya kültürel durumuna bakarak kapıyı çalmaz.

Her evde olabilir.

Her çocuğun başına gelebilir.

Her aile bir gün hazırlıksız yakalanabilir.

Önemli olan korkmak değil, farkında olmaktır.

Çocuğun davranışındaki değişikliği fark etmek…

Onun arkadaş çevresini tanımak…

İnternetteki alışkanlıklarını bilmek…

Evdeki fiziksel riskleri ortadan kaldırmak…

Çocuğa beden sınırlarını öğretmek…

Rahatsız olduğu bir durumda “hayır” diyebileceğini anlatmak…

Bir sırrın onu korkutması veya tehdit etmesi hâlinde bunu mutlaka güvendiği bir yetişkine söyleyebileceğini bilmesini sağlamak…

En önemlisi:

Anne-baba olmanın yanında çocuğun konuşabileceği güvenli bir yetişkin olmak.

Güvenli ev, sadece kilitli kapı değildir.

Güvenli bir evin kapısında sağlam bir kilit bulunması elbette önemlidir. Ama güvenli ev bundan çok daha fazlasıdır.

Güvenli ev; çocuğun kendisini korkmadan ifade edebildiği evdir.

“Hayır” dediğinde dinlendiği evdir.

Bir hata yaptığında aşağılanmadığı evdir.

Bir sorun yaşadığında suçlanmadan konuşabildiği evdir.

İnternette karşısına çıkan kötü bir içerik nedeniyle utanıp saklanmak yerine anne babasına anlatabildiği evdir.

Kendisini rahatsız eden bir davranışla karşılaştığında yardım isteyebileceğini bildiği evdir.

Korktuğunda kapısını çalabileceği bir anne babanın bulunduğu evdir.

Çünkü çocuk için güvenlik, sadece fiziksel bir duvar değildir.

Güvenlik aynı zamanda duygusal bir sığınaktır.

Bu yazıyı okuduktan sonra evlerimizi bir kez daha kontrol edelim.

Evlerimiz ne kadar güvenli?