"Herkes Para ve Mülk Sahibi Oldu, Ben Ünvan Kazandım"

Boyabat denince akla gelen ilk isimlerden biri Hüsamettin Dayıbaş’tır. O, bir siyasetçiden çok, bu şehrin "eğilmez, bükülmez, şimşir gibi" karakterinin adıdır.

KÖKLÜ BİR AİLEDEN GELEN SORUMLULUK

Dayıbaş soyadı, Boyabat’ın yerel tarihinde köklü ve eşraf olarak kabul edilen ailelerdendir. Geçmişte ilçenin idari, ticari ve sosyal hayatında söz sahibi olmuş bir geleneği temsil eder.

Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi’nden 1935 yılında mezun olduğu bilindiğinden, lise mezuniyet yaşı temel alınarak 1915-1918 yılları arasında doğduğu kabul edilir.

PARTİSİZ KAZAN BAĞIMSIZ

1968 yılı. Türkiye siyaseti parti listeleriyle şekillenirken, Hüsamettin Dayıbaş hiçbir siyasi partinin desteğini almadan tek başına bağımsız aday oldu. Ve güçlü partilere karşı %70 gibi ezici bir oyla Boyabat halkının teveccühünü kazandı.

O dönem Boyabat Belediyesi’nin imkanları çok kısıtlıydı. Halk arasında şöyle anlatılırdı: "Jeneratör arıza yapar, mazot biterdi. Başkan tarlasını satar, şehri karanlıkta bırakmadı."

İşte tam da bu yüzden "Dayıbaş" kelimesi Boyabat’ta bir ticaretten ziyade, "servetini eriten, parası yokken bile lüks sayılacak fedakarlıklar yapan eğilmez siyasi figür"ün imajını tanımlar.

Rahmetlinin çoluğu çocuğu bulunmamaktaydı. Varını yoğunu Boyabat’a adamıştı. 1984 yerel seçimlerinde SODEP’ten son kez aday olduktan sonra, ileri yaşlarında vefat etti.

SON SÖZ

Hüsamettin Dayıbaş bugün hayatta değil. Ama Boyabat’ta bir iş zorlaştığında, birisi "Dayıbaş gibi dik dur" der.

Çünkü o, makamı için değil, Boyabat için yaşadı. Varını yoğunu harcadı ama Boyabat’a bir "ünvan" bıraktı. Ve o ünvan hala Boyabat’ın omuzlarındadır.

1980 İhtilali insandan idealizmi aldı. Yerine hırsı, vefasızlığı merhametsizliği ve hasetlik gibi kötü alışkanlıkları bıraktı. Dayıbaş gibi isimler ise o kaybedilen idealizmin son temsilcilerindendi.

Hüsamettin Dayıbaş başkanımıza Cenab-ı Allahtan gani gani rahmet etsin. Mekanı cennet olsun.

BOYABAT'IN DAYIBAŞ'I

1968'de tek başına çıktı meydana,
Parti yoktu, arkasında halk vardı.
%70... Bu şehir ona inandı.
Çünkü biliyordu: Bu adam satmaz.

Jeneratör sustuğunda, mazot bittiğinde
Tarlasını sattı.Boyabat karanlıkta kalmasın diye.

1980 geldi,
İdealizmi aldı götürdü.
Yerine hırs koydu, haset koydu.
Ama Dayıbaş'ı alamadı.