Sinop’un Gerze ilçesinde bundan tam 33 yıl önce yaşanan Beyaz Balina Aydın hikâyesi, aradan geçen onca yıla rağmen bölge halkının hafızasında tüm tazeliğiyle yaşamaya devam ediyor. 1992 yılında Karadeniz’in hırçın sularında aniden beliren bu beyaz balina, kısa sürede halkın gönlünde özel bir yere sahip olmuş, ulusal ve hatta uluslararası düzeyde ilgi uyandırmıştı. Şimdi ise bu sıra dışı hikâye, üniversiteli gençlerin girişimiyle dijital çağda yeniden canlandırılarak çocuklarla buluştu. Sinop Üniversitesi Film Yapım ve Dijital Medya Öğrenci Kulübü’nün akademik danışmanı olarak, öğrencilerimizin yerel bir efsaneyi yapay zekâ desteğiyle geleceğin nesillerine aktarma çabasına yakından tanık olmanın gururunu yaşıyorum.
Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek (ÜNİDES) programı kapsamında desteklenen “Balina Aydın Dijital Hafıza: Yapay Zekâ ile Yerel Belleğin İzinde” projemiz tam da bu amaçla hayata geçti. Amacımız, Beyaz Balina Aydın’ın unutulmaz yolculuğunu dijital anlatım teknikleriyle yeniden yorumlayarak çocuklara çevre bilinci aşılamak ve yerel tarihe ilgiyi artırmaktı. Proje kapsamında öğrencilerimiz büyük bir özveriyle bir dizi yaratıcı ürün ortaya koydular: yapay zekâ destekli kısa animasyon filmler, Aydın’ın hikâyesinden esinlenen çocuk şarkıları ve çocukların katılımını sağlayan Balina Aydın boyama kitabı bunların başlıcaları. Özellikle animasyon film, kulübümüz öğrencileri tarafından yapay zekâ tabanlı teknikler kullanılarak üretildi ve Aydın’ın hikâyesi dijital ortamda adeta yeniden hayat buldu. Yine kulüp üyelerimizin bestelediği neşeli çocuk şarkıları, balinanın macerasını müzikal bir dille çocuklara aktarırken; “Balina Aydın” temalı boyama kitabı da Gerze Meslek Yüksekokulu Grafik Tasarım Programı’ndan arkadaşlarımızın katkılarıyla hazırlanarak projeye ayrı bir değer kattı. Projenin koordinatörlüğünü üstlenen öğrencimiz Turgut Yulafcı’nın liderliğinde bu farklı disiplinlerden ürünler bir araya getirildi ve ortak bir hedefe hizmet edecek şekilde harmanlandı.
Elbette bu üretim süreci, gençlerimizin üretici enerjisi ve fedakârca çalışmaları sayesinde mümkün oldu. Öğrencilerimiz aylar boyunca derslerinden arta kalan zamanlarını bu projeye vakfederek, hem yapay zekâ teknolojilerini öğrenip uyguladılar hem de yerel tarih araştırmaları yaptılar. Balina Aydın’ın hikâyesini en doğru ve etkileyici biçimde aktarabilmek için eski gazete kupürlerinden bölge halkının anılarına kadar pek çok kaynağı taradılar. Ardından, edindikleri bu birikimi günümüzün dijital diliyle harmanlayıp küçük izleyicilerin ilgisini çekecek bir anlatıma dönüştürdüler. Bu süreçte kimi zaman animasyon yazılımlarının zorluklarıyla boğuştular, kimi zaman yapay zekâ destekli müzik bestelemenin yenilikçi yollarını keşfettiler. Tüm bu emek, Sinop’un kültürel mirasını geleceğe taşımak ve çocuklara unutamayacakları bir deneyim yaşatmak içindi – ve sonuçlar göstermiştir ki emeklerinin karşılığını fazlasıyla aldılar.
Projenin ilk durağı, 27 Kasım 2025 tarihinde balina Aydın’ın yıllar önce gönüllere taht kurduğu Gerze ilçesi oldu. Bu projenin hayata geçmesinde, Gerze Gazi Mustafa Kemal İlkokulu sınıf öğretmeni Derya İldemir’in katkı ve destekleri büyük önem taşıdı. Gerze Meslek Yüksekokulu’nun konferans salonunda düzenlediğimiz etkinlikte Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’ndan 150 kadar minik öğrenci misafirimizdi. Yapay zekâ destekli kısa animasyon filmimiz perdeye yansıdığında, çocukların gözlerindeki heyecanı tarif etmek mümkün değildi. Küçücük bedenlerin pür dikkat beyaz balinanın macerasını izlediğini, filmdeki her sahneyi merak ve coşkuyla karşıladıklarını görmek hem biz üniversitelilere hem de orada bulunan tüm yetişkinlere duygusal anlar yaşattı. Gerçekten de teknoloji ve tasarımın buluşmasıyla yeniden anlatılan bu yerel hikâye, küçücük yüreklerde büyük bir karşılık buldu – öğrenciler animasyonu büyük ilgiyle takip etti. Her bir şarkıda salonda kopan alkış tufanı, bize projenin ilk sınavını başarıyla verdiğini müjdeledi.
Gerze’deki etkinliğimiz sadece çocukların değil, ilçenin idarecilerinin ve halkının da takdirini kazandı. Gösterim sonrasında Gerze Kaymakamı Yıldız Büyüker, projede emeği geçen öğrencilerimize teşekkür ederek kendilerine katılım ve başarı belgeleri takdim etti. Bu anlamlı jest, öğrencilerimiz için unutulmaz bir motivasyon kaynağı oldu. Üniversiteli gençlerin topluma sağladığı katkının bizzat mülki idare amiri tarafından takdir edilmesi, üniversite ile yerel toplumun ne denli güzel bir sinerji yakaladığının göstergesiydi. Gerze Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Karaoğlu da söz alarak projenin bölgenin kültürel belleğine, gençlerin dijital medya farkındalığına ve eğitim süreçlerine önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Emeği geçen tüm öğrenci ve akademisyenlere teşekkür etti. O an salonda, üniversitemizin şehrimize açılan bir kültür köprüsü olduğunu hepimiz iliklerimize kadar hissettik.
Gerze’nin ardından projemizi Sinop’un dört bir yanına taşımaya devam ettik. 1 Aralık’ta Sinop merkezde (Gazi Mustafa Kemal İlkokulu’nda), 10 Aralık’ta Ayancık’ta (Ayancık MYO Konferans Salonu ve Fatih İlkokulu’nda) ve 16 Aralık’ta Boyabat’ta (Uygur Özay İlkokulu’nda) düzenlediğimiz etkinliklerle, Balina Aydın’ın dijital hikâyesini yüzlerce çocukla buluşturduk. Her bir ilçede, farklı salonlarda ama benzer bir coşkuyla karşılandık. Çocuklar balinanın öyküsünü sanki gerçek bir masal kahramanıyla tanışmışçasına hayranlıkla izlediler. Ayancık’ta Meslek Yüksekokulu’nun konferans salonunda çevre köylerden de katılan öğrencilerle şenlik havasında bir gösterim yaptık. Küçük izleyicilerin yanı sıra bazı veliler ve öğretmenler de aramıza katılarak bu deneyime ortak oldular. Boyabat’ta gerçekleşen final gösterimi, projenin zirve noktası oldu. Salonu dolduran çocuklar ve aileleri, animasyon filmimizi büyük bir ilgiyle takip ettiler; perde kapanıp ışıklar yandığında yükselen alkışlar uzun süre dinmedi. Bir balina figürü etrafında birleşen bu alkışlar, aslında Sinop’un farklı ilçelerindeki kalpleri birleştiren bir ortak değer oluştuğunun işaretiydi.
Film gösterimlerinin ardından gerçekleştirdiğimiz üretici atölye çalışmaları, projemizin en renkli ve duygusal anlarına sahne oldu. Her etkinlikte çocuklara “Balina Aydın” temalı boyama kitapları dağıttık ve hep birlikte boyama etkinlikleri yaptık. Küçücük ellerin, balinanın hikâyesini kendi hayal güçleriyle renklendirmesine şahit olmak muhteşemdi. Öyle ki, kimi yerde üniversiteli gençlerimiz ve biz akademisyenler de çocukların arasına karışıp boyama yaptık kimi yerde İlçe Emniyet Müdürü, Jandarma Komutanı gibi protokol üyeleri dahi çocuklarla birlikte diz çöküp pastel boyalara uzandı. Bu sahneler, üniversite ile toplumun gönül buluşmasının en somut haliydi. Çocuklar bir yandan eğlenirken bir yandan da proje kapsamında hazırlanan içerikleri keşfetme fırsatı buldu. Balina Aydın’ın öyküsünü resimler aracılığıyla tekrar dinlediler, boyarken sorular sordular, merak ettikleri noktaları öğrenci abi ve ablalarına danıştılar. Salonu çınlatan kahkahalar, yoğun bir öğrenme merakıyla el eleydi adeta. Özellikle renkler ve hayal gücü devreye girince, Aydın’ın hatırası çocukların zihinlerinde iyice pekişti. Bu boyama etkinlikleri sayesinde, proje yalnızca bir film gösterimi olmaktan çıkıp interaktif bir öğrenme deneyimine dönüşmüş oldu. Her bir çocuğun yaptığı resim, Aydın’ın hikâyesinin onlar tarafından yeniden yorumlanmış bir yansımasıydı ve bu da projemizin en büyük başarısıydı.
Bir akademik danışman gözüyle, bu projenin her aşamasında şunu derinden hissettim: öğrencilerimin özverili emeği ve üretici gücü, toplumla üniversite arasında sımsıcak bir köprü kurdu. Balina Aydın’ın on yıllar önce Sinop’ta bıraktığı iz, bugünün gençlerinin ellerinde dijital bir hikâyeye dönüşerek yeniden hayat buldu. Üstelik bu sadece geçmişe nostaljik bir bakış değildi; aynı zamanda çocuklarımıza çevre sevgisi, tarih bilinci ve merak duygusu aşılayan eğitici bir çabaydı. Projemiz sayesinde yüzlerce çocuk, memleketlerinin denizine konuk olmuş bir balinanın hikâyesini öğrenirken, çevreyi koruma ve doğaya saygı mesajını da içselleştirdi. Gittiğimiz her ilçede, “Bizim de denizimizde bir balina yaşamış mı gerçekten?” diye şaşkınlıkla soran, gözleri parlayan çocuklar gördük. Verdiğimiz her cevapta, anlattığımız her anıda, üniversitenin bilgi birikimi ile yerel değerlerin buluşmasının mucizesini yaşadık.
Bu proje, üniversite gençliğinin topluma dokunduğunda neleri başarabileceğinin güzel bir örneği oldu. Öğrencilerimiz yalnızca teorik bilgilerini pratiğe dökmedi, aynı zamanda gönüllülük ruhuyla hareket ederek sosyal sorumluluk bilinci kazandı. Kimi öğrenci ilk defa bir köy okulunun çocuklarıyla yan yana geldi kimi ilk kez memleketinin kültürel mirası üzerine derinlemesine düşündü. Her birinin aldığı geri bildirim, bir çocuğun gülümsemesi veya bir velinin teşekkürü şeklinde oldu ve bu manevi ödülün değeri paha biçilemez. Projede yer alan gençler, teknolojiyi ve sanatı toplum yararına kullanmanın verdiği tatminle mezuniyet yolunda ilerliyorlar. Onların bu deneyimden aldıkları ilham, ileride çok daha büyük işlere imza atmalarının zeminini hazırlayacak. Belki içlerinden biri gelecekte bir belgesel yönetmeni, bir eğitim teknolojisi uzmanı ya da kültürel miras savunucusu olacak – kim bilir? Ancak bildiğim bir şey varsa, o da Balina Aydın’ın bu dijital hatırasının hem Sinop’ta hem de öğrencilerimizin yüreğinde silinmez izler bıraktığıdır.
Son etkinlikte Boyabat’ta çocukların uzun alkışları arasında salondan ayrılırken, kendi kendime şunu düşündüm: Biz bu proje ile sadece bir balinanın öyküsünü anlatmadık, aynı zamanda geçmiş ile gelecek arasında yürekten bir bağ kurduk. Sinop’un hafızasındaki bir sevgi dolu anı, yapay zekânın ve gençliğin iyileştirici dokunuşuyla bugün yeniden can buldu ve çocuklarımızın hayal dünyasına emanet edildi. İşte bu yüzden, Balina Aydın projesi benim gözümde tam anlamıyla “bir şehrin hafızasından çocuk kalplerine” uzanan bir yolculuk oldu. Bu yolculukta emeği geçen tüm öğrencilerimi, destek veren tüm kurumları ve en önemlisi gülen yüzleriyle bize umut veren tüm çocuklarımızı yürekten kutluyorum. Balina Aydın’ın anısı, artık yeni nesillerle birlikte yaşamaya devam edecek; dalgalar arasından doğup gelen o umut, şimdi geleceğe doğru emin adımlarla yol alıyor. Bizler de üniversite olarak, toplumla iç içe nice yaratıcı projede buluşmak üzere aynı heyecanla çalışmaya devam edeceğiz. Balina Aydın’a el salladık. O artık her bir çocuğun çizdiği resimde, söylediği şarkıda ve kurduğu hayalde bize gülümsüyor…
