Türkiye, ekonomik dinamikleri canlı tutmak ve yeni kaynak paketleri oluşturmak amacıyla köprü ve otoyolların işletme haklarını 30 yıllığına devretmeye hazırlanıyor.
Devletimizin iktisadi yapıyı güçlendirme gayretini uzaktan değil, yüreği her daim memleketle atan Avrupalı Türkler olarak yakından takip ediyoruz. Bizler mesafelerce uzakta olabiliriz; ancak Türkiye’nin geleceğine, derdine ve neşesine asla yabancı değiliz.
Madem devletimiz bütçeye katkı sağlayacak akılcı çözümler arıyor, biz de Avrupa’daki sivil toplum birikimimiz ve saha gözlemlerimizle hükümetimize tarihî bir kaynak paketi teklif ediyoruz.
Hem bütçeye sıcak para girdisi sağlayacak hem de diasporadaki varlığımızı tahkim edecek “kazan-kazan” odaklı bir proje bu.
Almanya’daki 1,4 Milyonluk Potansiyel ve Askerlik Masası
Bugün sadece Almanya’da, Türk kökenli olup Alman vatandaşlığına geçmiş yaklaşık 1,4 milyon insanımız bulunuyor. Bu nüfusun ezici çoğunluğunu ise Avrupa’da doğup büyüyen genç nesillerimiz oluşturuyor.
Yeni vatandaşlık yasalarıyla birlikte bu gençlerimiz yeniden Türk vatandaşlığını almak, çifte vatandaş olmak istiyor. Ancak önlerinde çok somut ve aşılması güç bir bürokratik ve mali engel duruyor: Dövizle askerlik bedeli.
Bugünkü ekonomik koşullarda 9.000 avro seviyesine ulaşan dövizle askerlik bedeli, öğrenim gören ya da hayatının başındaki bir genç için ödenmesi imkânsız bir meblağdır. Bu yüksek rakam yüzünden binlerce gencimiz kendi öz vatanının vatandaşlığına geçemiyor, kâğıt üzerinde bağlarını koparmak zorunda kalıyor.
Akılcı Hamle: Rasyonel Fiyatlandırma, Güçlü Bütçe Katkısı
Devlet adamlığı ve iktisadi akıl, erişilemeyen yüksek rakamlar yerine, geniş kitlelerin ulaşabileceği makul bir zemin oluşturmayı gerektirir. Dövizle askerlik bedelinin gurbetçi gençlerimiz için 1.000 avro ile 1.500 avro bandına çekilmesi durumunda yaşanacak tablo bellidir:
• Sıcak kaynak akışı: Yüksek bedel yüzünden başvuru yapamayan yüz binlerce gencimiz derhâl sürece dâhil olacak, bu da devlet hazinesine kısa sürede milyarlarca avro tutarında doğrudan bir kaynak sağlayacaktır.
• Aidiyetin korunması: Gençlerimizin Türkiye ile olan hukuki ve manevi bağları kopmayacak; “aidiyet duygusu” mali krizlere kurban edilmeyecektir.
• Stratejik güç: Avrupa politikalarında ve sosyal hayatında Türk pasaportunu gururla taşıyan, yetişmiş ve eğitimli bir diasporanın varlığı Türkiye’nin yumuşak gücünü artıracaktır.
Ankara’daki karar vericilerimize, bakanlarımıza ve milletvekillerimize sesleniyoruz:
Otoyollarımızı devrederek kaynak aradığımız bu günlerde, Avrupa’daki öz evlatlarımızın potansiyelini göz ardı etmeyin. Bu öneri sadece bir bütçe kalemi değil; devlet ile diaspora arasında kurulacak en güçlü gönül köprüsüdür.
Gelin, bu somut projeyi hayata geçirelim; hem devletimiz kazansın hem gençlerimiz vatanına mühürlensin.
Şirvan Ünal
UHAD – Uluslararası Hak Arama Derneği Almanya Genel Başkanı
