AVRUPA DEMOKRATLAR BİRLİĞİ UİD, ORADA MISINIZ?
AVRUPA’DAKİ TÜRKLERİN SESİ NEDEN DUYULMUYOR?
Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk’ün hikâyesi; alın teriyle, sabırla ve memlekete bağlılıkla yazılmış uzun bir destandır. Bu insanlar sadece yaşadıkları ülkelerde üretmekle kalmadı; aynı zamanda Türkiye’ye ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda büyük katkılar sundu. Dövizleriyle, yatırımlarıyla, seçimlerdeki yüksek katılımlarıyla ve en önemlisi gönül bağlarıyla Türkiye’nin her zaman yanında oldular.
Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bu katkıyı defalarca dile getirdi. Avrupa’daki Türklerin zor zamanlarda Türkiye’nin yanında olduğunu vurguladı, teşekkür etti, takdir etti. 2025 yılı itibarıyla milyarlarca Euroluk katkının altını çizdi. Peki soralım: Bu vefanın karşılığı verildi mi?
Aradan geçen üç yılın ardından tabloya baktığımızda, verilen sözlerle yaşanan gerçeklik arasında ciddi bir uçurum olduğu görülüyor.
Verilen sözler, tutulmayan vaatler
AK parti MV Zafer Sırakaya, yurt dışındaki Türklerden sorumlu en yetkili isimlerden biri olarak Avrupa’daki vatandaşlara önemli müjdeler verdi.
• Araç konusu çözülecek denildi.
•Yurt dışından getirilen telefonların kullanım süresiyle ilgili düzenleme yapılacak denildi.
▪︎ Askerlik meselesinde kolaylıklar sağlanacak denildi.
Hatta bundan birkaç ay önce çıkan bir kanun, artık sorunlar çözülecek umudunu yeniden yeşertti. Avrupa’daki Türk toplumu haklı olarak sevindi, beklentiye girdi.
•Ama sonra ne oldu?
▪︎▪︎Sessizlik.
Ne somut bir adım, ne net bir takvim, ne de tatmin edici bir açıklama…
Avrupa’daki Türklerin sabrı tükeniyor
Bugün Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşları hâlâ aynı soruları soruyor:
• Araç konusu ne zaman çözülecek?
• Yurt dışından getirilen telefonlar neden birkaç ay içinde kapanıyor?
• Askerlik düzenlemesi neden hâlâ netleşmedi?
• Konsolosluk hizmetlerindeki aksaklıklar neden devam ediyor?
Bu sorular artık sadece bireysel şikâyetler değil; toplumsal bir rahatsızlığa dönüşmüş durumda.
Ramazan ayında şehir şehir dolaşıp vatandaşlarla buluşan siyasetçilere sorulan da tam olarak buydu:
“Ne zaman çözüm?”
Ama cevap yok.
UİD’ye açık çağrı
Avrupa Demokratlar Birliği, Avrupa’daki Türk toplumunun sesi olmak iddiasıyla hareket eden bir yapı. Peki bugün bu ses nerede?
Toplumun beklentileri ortadayken, sorunlar büyürken, verilen sözler yerine getirilmezken UİD neden daha güçlü bir duruş sergilemiyor?
Neden daha net, daha kararlı bir şekilde Ankara’ya bu sorunları taşımıyor?
Bu sorular artık yüksek sesle soruluyor.
Sorumluluk makamı susamaz
●Ak parti Genel başkan yardımcısı yurt dışındaki Türklerden sorumlu MV Zafer Sırakaya’ya açık bir çağrıdır:
Yılbaşından önce çözülecek denilen meseleler neden hâlâ çözülemedi?
Süreç neden ilerlemiyor?
Bu gecikmenin sebebi nedir?
•Toplum şeffaflık istiyor.
Açıklama istiyor. En önemlisi de sonuç istiyor.
Çünkü mesele artık teknik bir gecikme değil; güven meselesidir.
Fotoğraflar değil, çözümler gerekli
Avrupa’dan Türkiye’ye giriş yapan vatandaşların gümrük kapılarında çiçeklerle karşılanması elbette güzel bir jesttir. Ama gerçek ihtiyaç bu değil.
İnsanlar fotoğraf değil, çözüm istiyor.
Slogan değil, sonuç istiyor.
Vaat değil, icraat istiyor.
●Son söz: Bu sesi duyun
■Sayın Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan’a da buradan bir çağrıdır:
Avrupa’daki Türklerin sorunları devam ediyor.
•Araç meselesi, askerlik meselesi, telefon düzenlemeleri, konsolosluk hizmetleri…
Bu sorunlar gerçekten önünüze gelmiyor mu?
▪︎Yoksa geliyor da çözüm süreci mi tıkanıyor?
Bugün Avrupa’daki Türk toplumu hâlâ Türkiye’ye bağlı, hâlâ güçlü bir şekilde destek veriyor. Ama bu bağın korunması için karşılık görmek istiyor.
Çünkü unutulmamalıdır:
Vefa tek taraflı olduğunda, zamanla sessizliğe dönüşür.
Şirvan Ünal
UHAD-Uluslararası Hak Arama Derneği Almanya Genel Başkanı
