Hayat, bazen geriye dönüp baktığımızda keşkelerle örülü bir tablo çıkarır karşımıza. İnsan, yaşanmışlıkların ağırlığıyla öyle yorulur ki, bir an için her şeyi silip yeniden başlamak ister. Bu arzu, yalnızca pişmanlığın değil, aynı zamanda ruhun arınma isteğinin ifadesidir.
Dost meclislerinde "Sil baştan yaşamak isterdim şu hayatı..." sözünü işittiğimiz olur. Bu cümle hepimizin içinde saklı duran bir özlemi dile getirir:
Masumiyetin kaybolmadığı, dünyanın kirine bulaşmamış o saf zamanlara dönmek.
Modern Türk çocuk edebiyatının en zarif isimlerinden olan Mevlâna İdris, eserlerinde çocuk kalmanın saflığını ve yetişkinlerin dünyasının yapaylığını sıkça işlemiştir.
Çocukluk, işte bu yüzden en çok özlenen dönemdir.
O yıllarda yalanı bilmeyiz, sevgi karşılık beklemez, güven sarsılmaz.
Dünya daha temiz, insanlar daha samimidir.
Arabesk müziğin kadife sesi Ferdi Tayfur da bir şarkısında “Ah bir çocuk olsaydım...” derken aslında hepimizin içindeki özlemi dillendiriyordu. Çünkü çocukluk, ruhun henüz dünyanın ağırlığıyla kirlenmediği bir çağdır.
Gözlerimizdeki masumiyet, kalbimizdeki saf sevgi, her şeyi olduğu gibi kabul edişimiz… Büyüdükçe kaybettiğimiz değerlerdir bunlar.
Yalan, hayatın en acımasız öğretmenidir. Çocukken söylenen her söz bize gerçek gibi gelir. Ama zamanla öğreniriz ki sözlerin ardında başka niyetler gizlenebilir. Saf inanç yerini şüpheye bırakır. Sevgi de aynı şekilde hor kullanılır; karşılıksız kalır, yarım bırakılır, kalpleri kırar. Güven ise ihanetle tanıştığımızda yavaş yavaş erir.
Belki de en çok özlediğimiz şey, insanlığın bozulmadığı günlerdir. Çocukken dünya daha iyi bir yer gibi görünür.
İnsanlar daha dürüst, daha içtendir. Ama büyüdükçe açgözlülük, bencillik ve hırsla tanışırız.
İşte bu yüzden, dünyanın daha temiz göründüğü o günlere dönmek isteriz.
Oysa hayat geriye dönüşlere izin vermez. Ama her gün, yeni bir başlangıç yapma fırsatı sunar.
Masumiyetimizi, sevgimizi, güvenimizi kaybetmiş olabiliriz; lakin içimizde o saf duyguları yeniden canlandırma gücüne hâlâ sahibiz.
Belki de mesele sil baştan yaşamak değil, bugünü umutla ve daha iyi yaşamak için çabalamaktır.
Çünkü hayat, keşkelerle değil, umutlarla güzeldir.
