Kurt, yavrularını doğaya çıkarmış.
Karşılarına bir sürü çıkmış.
"Anne bunlar ne?"
"Yemeğiniz" demiş kurt.
Biraz daha gitmişler, başka bir mahluk görmüşler.
"Bunlar ne?"
"Bunlar bize benzemeyen, bunlardan korkmayın."
En son uzakta kendilerine benzeyen bir gölge belirmiş. Kurt birden gerilmiş.
"Ya o ne anne?"
Kurt dişlerini sıkmış: "İşte ondan korkun. Bize benzeyenden korkalım. Canımızı en çok o acıtır."
Bizim tarihimiz bu masal.
Bizi hiç benzemeyen yenemedi. Bizi hep bize benzeyen sattı.
Harfle böldüler.
Rus bunu iyi biliyordu. İngiliz cetvelle böler, Rus harfle böler.
Geldi, "Arap harfi geridir" dedi, aldı. Latin verdi. 12 sene sonra "Latin de geridir" dedi, Kiril verdi. Ama bir hinlik yaptı: Kazak'a ayrı Kiril, Özbek'e ayrı Kiril, Kırgız'a ayrı Kiril verdi. Aynı milletin aynı kitabını üç ayrı kilitle kilitledi.
Sonra sözlüğe girdi. Ekmeğe hleb dedi, uçağa samalyot dedi. Kardeş kardeşin mektubunu okuyamaz oldu. Sınırı da öyle çizdi ki, Özbek'in dedesinin mezarı Kazakistan'da kaldı, Kazak'ın yaylası Özbekistan'da. Kavga etsinler diye.
Tabelayla böldüler.
İngiliz daha basitti. Çöle cetvel koydu.
Katar diye devlet yoktu, aşiretti. Kuveyt diye millet yoktu, limandı. Hepsine "sen devletsin" dedi. Bugün hepsi bir Amerikan üssünün bekçisi.
Afganistan: Devlet olarak 1747'de Ahmet Şah Dürrani kurdu. Ama içindeki halklar çok eski. Peştunlar, Tacikler, Hazaralar, Özbekler. Evet, senin dediğin gibi Ak Hunlar (Eftalitler) 1500 yıl önce tam o bölgede, Afganistan-Pakistan hattında büyük bir imparatorluk kurdu. Bugünkü Peştunların ve Hazaraların bir kısmının atası o Ak Hunlara dayanıyor. Yani "Hun izi var mı?" Evet, var.
Pakistan: O daha da yeni, 1947'de kuruldu. Adını bile 1933'te bir öğrenci uydurdu: P harfi Pencap'tan, A Afgan'dan, K Keşmir'den, S Sind'den, TAN Belucistan'dan. Yani 5 bölgenin kısaltması. İçindeki Pencabiler, Sindiler, Beluçlar bin yıldır orada.
O yüzden "Pakistanlı diye 1000 yıllık bir millet var mı?" dersen yok, 80 yıllık. Ama "Pencabi, Peştun diye millet var mı?" dersen var, hem de Hunlardan beri oradalar.
Ak Hunlar yıkılınca yok olmadılar, orada kaldılar, İslam oldular, Peştun, Beluç oldular.
Pakistan ne? P Pencap'tan, A Afgan'dan, K Keşmir'den. 80 yıllık kısaltma. İçindeki Peştun 2000 yıldır orada, Ak Hun'dan beri orada ama tabelası 80 yıllık.
Devleti de, bayrağı da onlar çizdi. Arap İsyanı bayrağını 1916'da İngiliz Mark Sykes çizdi. Siyah, beyaz, yeşil, kırmızı. Bugün Filistin'de, Ürdün'de, Kuveyt'te gördüğün bayrak o bayrağın çocuğu.
Irak'ı da bir kadın çizdi. Adı Gertrude Bell. Araplar ona Hatun diyordu. 1921'de Kahire'de oturup üç Osmanlı vilayetini - Musul, Bağdat, Basra'yı - birleştirip "Irak" diye bir devlet icat etti. Sonra Şerif Hüseyin'in oğlu Faysal'ı getirip başına kral dikti. Bir sabah babasına "Irak'ın güney sınırını çizdim" diye mektup yazdı. O sınır için bugüne kadar milyonlar öldü.
Sarıkla sattılar.
Mekke Şerifi Hüseyin, Peygamber soyundan, Osmanlı'nın Hicaz bekçisiydi. 1916'da İngiliz ona dedi ki "Osmanlı'ya isyan et, seni Arapların kralı yapalım."
İnandı. Oğulları Faysal ve Abdullah'ı alıp Medine'de Fahrettin Paşa'ya karşı savaştı. Aynı kıbleye döndüğü askere kurşun sıktı.
Sonuç? Büyük Arap Krallığı hayal oldu. Şam'ı Fransız'a verdiler, Bağdat'ı İngiliz'e. Kendisine Kıbrıs'ta sürgün düştü. Oğluna çölden Ürdün'ü, ötekine kiralık Irak'ı verdiler.
Baas'ı İngiliz kurmadı. 1947'de Suriyeli Michel Eflak ve Selahaddin Bitar kurdu. Ama İngiliz'in çizdiği devlette, İngiliz'in çizdiği bayrak altında iktidar oldular.
Sessizlikle sattılar.
Aynı filmi 2003'te izledik.
Saddam'ı Amerikan füzesi yıkmadı. Bağdat içeriden düştü.
Sağ kolu Taha Yasin Ramazan, yıllarca Halk Ordusu'nun başıydı. Tanklar Bağdat'a girerken o ordu neredeydi? Yoktu. Generaller mevzi sattı, aşiretler taraf değiştirdi. Saddam'ı bir çukurda ihbarla buldular. Yabancı değil, yanı başındaki buldurdu.
En son içeriden vurdular.
Bunun en son örneğini biz yaşadık.
FETÖ.
Dışarıdan gelmedi. Camiden geldi, okuldan geldi, kışladan geldi. Sana benziyordu. Seninle namaz kılıyordu, seninle aynı kitabı okuyordu.
2016'da ne yaptı? Meclisi senin verdiğin vergilerle alınan uçakla bombaladı. Millete senin ordunun tüfeğiyle sıktı.
İngiliz 1916'da Şerif Hüseyin'i nasıl kullandıysa, Amerikan da 2016'da bunları öyle kullandı. Sarık aynı sarık, sadece sahibi değişti.
Nevruz'u bölemediler ama. Çünkü Nevruz'u devlet vermedi, toprak verdi. 21 Mart'ta bahar geliyor, Türk de ateş yakıyor, Kürt de, Fars da, Mumbai'deki Parsi de. Yasaklayamadılar.
Bu ülke niye ayakta kaldı? Bir adam çıkıp bu oyunu gördüğü için. Dedi ki "Konyalı, Sivaslı yok. Türk var." Dili birleştirdi, harfi birleştirdi. Yoksa bizi de böleceklerdi.
O yüzden tekrar söylüyorum:
Sürüden korkmayın. Sizden olmayandan da korkmayın.
Bize benzeyenden korkalım.
Selam ve saygılarımla
