ABD ile İran arasında varılan 10 maddelik geçici ateşkes anlaşması, tarafların birbirine karşı yürüttüğü sert söylemleri kısa süreliğine susturdu.
Geçici ateşkes anlaşması, Hürmüz Boğazı’nın açılması, yaptırımların gevşetilmesi ve ABD askerlerinin bölgeden çekilmesi gibi kritik başlıklar içeriyor.
Ancak bu ateşkes, kalıcı barıştan çok zaman kazanma hamlesi olarak görülüyor.
ABD ile İran arasında varılan 10 maddelik ateşkes anlaşması, ilk bakışta diplomatik bir başarı gibi görünüyor.
Kaynaklara göre anlaşmanın öne çıkan maddeleri şunlar:
1- Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması ve geçişlerin güvence altına alınması.
2- ABD’nin saldırılarını iki hafta boyunca askıya alması.
3- İran’ın geçici olarak Boğaz üzerindeki kontrolünü gevşetmesi.
4- ABD askerlerinin bölgeden kademeli çekilmesi talebi.
5- Bazı ekonomik yaptırımların kaldırılması veya hafifletilmesi.
6- İran’a tazminat ödenmesi ve geçiş ücretlerinin kabul edilmesi.
7- Lübnan sahasının ateşkese dahil edilmesi.
8- İsrail’in ateşkese onay vermesi, ancak kapsam konusunda çekinceleri.
9- Tarafların İslamabad’da yeniden görüşmesi.
10- İki haftalık sürenin sonunda kalıcı anlaşma için müzakerelerin devam etmesi.
Washington, Hürmüz Boğazı’nın açılmasını kendi zaferi olarak sunarken; Tahran, ABD’nin kendi şartlarını kabul ettiğini iddia ediyor. Bu tablo, gerçekte tarafların birbirine güvenmediği bir zeminde yükseliyor.
Washington’un Hesapları
ABD Başkanı Donald Trump, gece yarısı planlanan büyük saldırıyı ertelediğini duyurdu. Bu karar, ateşkesin kabul edilmesiyle doğrudan bağlantılı.
Washington, bu hamleyi “stratejik sabır” olarak pazarlıyor. Ancak Amerikan kamuoyunda bu kararın kırılgan bir ateşkese bağlanması, protestoları beraberinde getirdi.
ABD’nin asıl hedefi, İran’ı ekonomik baskılarla köşeye sıkıştırmak ve diplomatik masada üstünlük sağlamak.
Tahran’ın Kazanımları
İran ise anlaşmayı ekonomik ve siyasi taleplerini masaya koyarak değerlendirdi. Yaptırımların kaldırılması, ABD askerlerinin çekilmesi ve geçiş ücretleri gibi maddeler, Tahran’ın bu ateşkesi bir fırsata dönüştürme çabasını gösteriyor.
İran yönetimi, anlaşmayı iç kamuoyuna “ABD bizim şartlarımızı kabul etti” şeklinde sunarak güçlü bir pozisyon elde etmeye çalışıyor.
Geleceğe Dair Belirsizlikler
Bu ateşkesin en büyük sorunu, süresinin kısa olması. İki hafta, tarafların güven inşa etmesi için yeterli değil. Ayrıca ekonomik baskılar, bölgesel dengeler ve Lübnan sahasının da anlaşmaya dahil edilmesi, ateşkesin kırılganlığını artırıyor.
Uzmanlar, bu ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi için tarafların daha kapsamlı müzakerelere girmesi gerektiğini vurguluyor.
Aksi takdirde, 15 günün sonunda yeniden çatışmaların başlaması ihtimali oldukça yüksek.
Özetle;
ABD-İran arasındaki 10 maddelik ateşkes anlaşması, şimdilik bir nefes alma fırsatı sundu. Ancak bu anlaşma, tarafların birbirine güvenmediği bir zeminde yükseliyor.
Her iki taraf da kendi kamuoyuna zafer mesajı verirken, gerçekte elde edilen tek şey zaman.
Taraflar diplomasiye önem verir, gerçek bir şans tanırsa, bu ateşkes tarihe bir dönüm noktası olarak geçebilir.
Diplomasiyi rafa kaldırıp, yeniden silaha sarılırlarsa, dün geceki anlaşma sadece tarihin kısa bir dipnotu olarak kalacak.
