Dün gece imzalanan geçici ateşkes anlaşması, ABD ve İran’ın birbirine karşı yürüttüğü sert söylemleri bir süreliğine susturdu.

Ancak bu sessizlik, barışın habercisi mi yoksa sadece fırtına öncesi bir mola mı?

İşte bu sorunun cevabı, önümüzdeki günlerde şekillenecek.

Ateşkesin Çerçevesi

Pakistan’ın arabuluculuğunda varılan anlaşma, 15 günlük bir süreyi kapsıyor.

Hürmüz Boğazı’nın açılması, saldırıların durdurulması ve tarafların birbirine yönelik askeri operasyonlarını askıya alması temel şartlar arasında.

ABD tarafı, bu gelişmeyi “İran geri adım attı” şeklinde sunarken; İran medyası, “ABD bizim şartlarımızı kabul etti” diyerek kendi kamuoyunu tatmin etmeye çalışıyor.

Bu noktada dikkat çekici olan, her iki tarafın da anlaşmayı bir tür zafer olarak pazarlaması.

Oysa gerçekte, bu ateşkesin en büyük kazanımı, büyük çaplı bir çatışmanın ertelenmesi.

ABD'nin Hesapları

ABD yönetimi, özellikle Başkan Trump’ın açıklamalarıyla, ateşkesi kendi diplomatik başarısı olarak lanse ediyor. Planlanan büyük saldırının ertelenmesi, Washington’da “stratejik sabır” olarak yorumlanıyor.

Ancak Amerikan kamuoyunda bu kararın kırılgan bir ateşkese bağlanması, protestoları da beraberinde getirdi. Bazıları, “Geçici çözümler kalıcı barış getirmez” düşüncesinde...

İran’ın Kazanımları

İran ise anlaşmayı ekonomik ve siyasi taleplerini masaya koyarak değerlendirdi.

Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücretleri ve tazminat talepleri, Tahran’ın bu ateşkesi bir fırsata dönüştürme çabasını gösteriyor.

İran yönetimi, ABD’nin bu şartları kabul ettiğini iddia ederek iç kamuoyunda güçlü bir pozisyon elde etmeye çalışıyor.

Geleceğe Dair Belirsizlikler

Bu ateşkesin en büyük sorunu, süresinin kısa olması. İki hafta, tarafların güven inşa etmesi için yeterli değil.

Ayrıca ekonomik baskılar, bölgesel dengeler ve Lübnan sahasının da anlaşmaya dahil edilmesi, ateşkesin kırılganlığını artırıyor.

Uzmanlar, bu ateşkesin kalıcı bir barışa dönüşmesi için tarafların daha kapsamlı müzakerelere girmesi gerektiğini vurguluyor.

Aksi takdirde, 15 günün sonunda yeniden çatışmaların başlaması ihtimali oldukça yüksek.

Özetle;
ABD ve İran arasındaki geçici ateşkes, şimdilik bir nefes alma fırsatı sundu. Ancak bu anlaşma, tarafların birbirine güvenmediği bir zeminde yükseliyor.

Her iki taraf da kendi kamuoyuna zafer mesajı verirken, gerçekte elde edilen tek şey zaman.

Barışın geleceği, bu zamanı nasıl değerlendireceklerine bağlı.

Eğer diplomasiye gerçek bir şans tanınırsa, bu ateşkes tarihe bir dönüm noktası olarak geçebilir. Ancak taraflar yeniden silaha sarılırsa, dün geceki anlaşma sadece tarihin kısa bir dipnotu olarak kalacak.