Sinop…
Karadeniz’in incisi deriz.
Ama inci dediğin sadece manzarayla parlamaz.
Düzenle, planla, güvenle parlar.

Yeni bir sezona giriyoruz.
Turizm sezonu kapıda.

Ama soralım…
Gerçekten hazır mıyız?

Sokaklara bakıyorsun… hareket var.
Esnaf umutlu, oteller hazırlıkta, sahillerde planlamalar…

Ama bir yandan da herkesin dilinde aynı soru:
“Bu sezon nasıl geçecek?”

Çünkü mesele sadece turist gelmesi değil.
O turisti karşılayabilmek.

Yollar hazır mı?
Çevre düzenlemeleri tamam mı?
Kaldırımlar, sahil bantları, otoparklar…

Yani gelen misafir “iyi ki gelmişim” diyecek mi?
Yoksa “bir daha gelmem” mi diyecek?

Bakın… turizm bir defalık değil.
Alışkanlık işidir.

Bir memnun edersin, her yıl gelir.
Bir hayal kırıklığı yaşat, bir daha yüzüne bakmaz.

Gelelim en can sıkıcı konuya…

Kazalar

Son zamanlarda yaşananlar ortada.
Neredeyse her gün bir kaza haberi.

Soralım:
Bu kadar kaza neden oluyor?

Yol mu kötü?
Denetim mi eksik?
Yoksa artık kimse kuralları umursamıyor mu?

Bir şehirde trafik güvenliği yoksa…
O şehir turizmde de sınıfta kalır.

Çünkü kimse kendini güvende hissetmediği yere gelmez.

Gelelim fiyatlara…

Her sezon aynı hikâye.
Sezon başlar… Fiyatlar uçar.

Ama bu sefer biraz daha dikkatli olmak lazım.

Çünkü artık insanlar sadece “Deniz var mı?” diye bakmıyor.
“Paramın karşılığını alıyor muyum?” diye bakıyor.

Fahiş fiyat demek… kısa vadede kazanç, uzun vadede kayıp demek.

Bir sezon kazanırsın…
Üç sezon kaybedersin.

Ve Tarım

Sinop sadece turizmle para kazanmıyor
Toprak da var, üretim de var.

Peki ne yapılıyor?

Ücretsiz fide dağıtımı olacak mı?
Çiftçi destekleniyor mu?
Üretim teşvik ediliyor mu?

Çünkü turizm geçici…
Tarım kalıcıdır.

Toprağı unutursan…
Yarın aç kalırsın.

Ve bir başka hassas konu…

Madde kullanımı

Herkes konuşuyor ama kimse yüksek sesle söylemiyor.

Ama gerçek şu: Artıyor.

Gençler arasında yayılıyor.
Aileler endişeli.

Bu sadece bir “asayiş” meselesi değil.
Bu bir gelecek meselesi.

Bir şehirde gençlik kaybedilirse…
Hiçbir yatırım o açığı kapatamaz.

O yüzden…
Önlem, eğitim, denetim… Hepsi şart.

Özetle…

Sinop güzel.
Ama güzellik tek başına yetmez.

Hazırlık lazım.
Disiplin lazım.
Adalet lazım.

Ve en önemlisi…

Niyet lazım.

Çünkü sezon geliyor.

Ve bu şehir…
Ya fırsatı değerlendirecek…

Ya da bir yaz daha “acaba” diyecek.

Prof.Dr.İbrahim BAŞAĞAOĞLU