EMITT bu yıl da kapılarını kapattı. Standlar söküldü, broşürler toplandı, ışıklar söndü. Ama geride kalan şey yalnızca bir fuar yorgunluğu değil; şehirlerin turizm vizyonunu ele veren güçlü bir aynaya bakma fırsatıydı. Ben o aynaya EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda baktım. Ve Sinop adına umutlandım.

EMITT’te Sinop Belediyesi standını ziyaret ettim, Belediye Başkanı Metin Gürbüz ile sohbet ettim. Şunu net söyleyebilirim: Sinop, bu fuarda “biz buradayız” demedi; “biz hazırız” dedi.

Sinop’un kendine özgü ruhu, Karadeniz’in o ağırbaşlı ama derin misafirperverliği; SEANOP markasıyla lakerda, hamsi çeşitleri, nokulu ve hoş sohbetleriyle birlikte ziyaretçinin karşısına çıktı. Yani Sinop, yalnızca bir destinasyon olarak değil, bir hikâye olarak anlatıldı. Bu çok kıymetliydi.

Metin Gürbüz’ün yaklaşımı da tam bu noktada dikkat çekiciydi. Turizmi yalnızca yaz aylarına sıkıştıran, “zaten gelen geliyor” rehavetinden uzak; tanıtımı, sürekliliği ve sahada olmayı merkeze alan bir bakış. EMITT gibi fuarların, şehirlerin vitrinidir. Vitrine çıkmayan ürün satılmaz. Bu kadar basit.

Fuarlar bir masraf değil, vizyon yatırımıdır

Kimileri Sinop Belediyesi’ni anlamayabilir. Ancak minimum masrafla yoktan var ediyorlar. En basiti konaklamalarını bile misafirhanelerde gerçekleştiriyorlar.

Burada altını çizmek zorundayım:
EMITT gibi organizasyonlar “gidilse de olur, gidilmese de” denilecek etkinlikler değildir. Aksine, turizmde iddiası olan her şehir için zorunlu temas noktalarıdır. Acenteler orada, tur operatörleri orada, yabancı alıcılar orada, medya orada. Siz yoksanız, başkası sizin yerinize konuşur. Hatta daha kötüsü, kimse Sinop’u konuşmaz.

Bugün Sinop’un turizm potansiyeli hâlâ güçlü. Doğası, tarihi, gastronomisi, sakinliği… Ama şunu da dürüstçe söylemek gerekir: Tanıtımı yapılmayan değer, zamanla görünmez olur. Görünmez olan da turizm pastasından pay alamaz.

2026 için açık uyarı

Eğer Sinop’taki turizm paydaşları — otelciler, işletmeciler, STK’lar, sektör temsilcileri — bu tür fuarları hâlâ “Belediyenin işi” olarak görmeye devam ederse,
2026 yılı yalnızca durağan değil, gerileyen bir sezon olabilir.

Turizm artık “ben açtım kapıyı, gelen gelsin” işi değil.
Turizm; sahada olma, anlatma, ikna etme işidir.

Metin Gürbüz ve Sinop Belediyesi EMITT’te şunu yaptı:
Sinop’un adını masaya koydu.
“Biz buradayız ve bu oyunun içindeyiz” dedi.

Şimdi sıra Sinop’taki herkesin şunu kendisine sormasında:
Biz gerçekten bu oyunun içinde miyiz, yoksa tribünden mi izliyoruz?

EMITT bitti.
Ama Sinop için asıl mesele şimdi başlıyor.

Hepinize güzel bir hafta dilerim.

Prof.Dr. İbrahim BAŞAĞAOĞLU