Anlamak istemeyenlere heceleyerek anlatacağım…

Bugün MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında yaptığı açıklamalar üzerine herkes bir şeyler söylüyor.

Kimi duyduğunu değil, duymak istediğini anlatıyor.

Kimi bir cümleyi çekip alıyor, konuşmanın tamamını görmezden geliyor.

Kimi de daha mesajın nereye oturduğunu anlamadan hüküm veriyor.

O hâlde gelin, meseleyi hece hece anlatalım.

BİRİNCİ HECE: CUMHUR İTTİFAKI

Bu ifade, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde de Cumhur İttifakı çatısı altında siyasi istikrarın devam ettirilmesi iradesini ortaya koyuyor.

MHP’nin yaklaşımı açık:

Yürütmede Erdoğan,
yasamada daha güçlü MHP,
Türkiye’de Cumhur İttifakı,
dünyada Türk Asrı.

Bu ise sadece iç siyasete değil, Türkiye’nin dünyadaki konumuna ilişkin bir hedef.

Güçlü Türkiye, güçlü devlet, güçlü savunma sanayii, güçlü ekonomi, Türk dünyasıyla daha güçlü ilişkiler ve uluslararası alanda daha etkili bir Türkiye…

Kısacası Bahçeli’nin ortaya koyduğu siyasi formül:

İçeride güçlü bir Cumhur İttifakı,
yürütmede Erdoğan,
yasamada güçlü bir MHP,
dış politikada ve Türk dünyasında daha etkin bir Türkiye.

Burada MHP tabanına verilen mesaj da son derece açık:

Sadece destekleyen değil, Meclis’te daha güçlü temsil edilen ve yasama faaliyetlerinde daha fazla söz sahibi olan bir Milliyetçi Hareket.

Bence bu açıklamanın en önemli siyasi mesajı budur.

Asıl hedef, önümüzdeki beş yılda bu siyasi denklemi hayata geçirmek.

İKİNCİ HECE: TAYYİP ERDOĞAN

Sayın Bahçeli’nin bugün ortaya koyduğu siyasi formülde, yürütmede Sayın Erdoğan vurgusu vardır.

Bunun adı siyasi destektir.

Peki destek ne demektir?

Her yapılanı alkışlamak mı?

Hayır.

Yanlış gördüğünde uyarmamak mı?

Hayır.

MHP’nin kendi kimliğinden, ilkelerinden ve ülküsünden vazgeçmesi mi?

Asla!

MHP’nin desteği Türkiye’nin geleceği içindir.

ÜÇÜNCÜ HECE: MHP

Şimdi gelelim işin en önemli taraflarından birine…

Sayın Bahçeli açıkça MHP’nin yasamada daha güçlü olması gerektiğine işaret ediyor.

Yani mesele sadece bugünün hesabı değil.

Mesele, Türkiye’nin önümüzdeki döneminde MHP’nin Meclis’teki ağırlığını artırmak.

Başka bir ifadeyle:

Yürütmede Erdoğan, yasamada daha güçlü MHP.

Bunu anlamak için siyaseti okumayı ve siyaseti çok iyi bilmeyi gerekir. Onun için anlamakta zorlanırsınız.

DÖRDÜNCÜ HECE: TERÖRSÜZ TÜRKİYE

Terörsüz Türkiye’yi farklı yerlere çekmeye çalışanlara da açıkça söyleyelim:

Terörsüz Türkiye, teröriste teslim olmak değildir.

Türkiye’nin bölünmesi değildir.

Üniter devlet yapısından vazgeçmek değildir.

Türk milletinin bin yıllık kardeşliğini bozmak değildir.

MHP’nin istediği; terörün Türkiye’nin gündeminden çıkarılması, devletin gücünün artırılması ve milletimizin huzurunun sağlanmasıdır.

Bunu anlamak istemeyenler, ne yazık ki meseleyi başka yerlere çekiyor.

BEŞİNCİ HECE: LİDER

Biz, Lider–Teşkilat–Doktrin anlayışıyla yetişmiş insanlarız.

Dün başka konuşup bugün başka konuşanlardan olmadık.

Şartlara göre saf değiştirmedik.

“Menfaat nerede, biz orada.” anlayışına hiç prim vermedik.

Dün neredeysek bugün de oradayız.

Liderimizin her sözünü anlamaya, arkasındaki siyasi hesabı okumaya çalışırız.

Eleştiri yapılmaz demiyoruz.

Ama vefa başka, ihanet başka; eleştiri başka, fitne başkadır.

ALTINCI HECE: SANDIK

Ve bütün siyasi hesapların sonunda söz yine Türk milletinindir.

Sandık bir gün milletin önüne gelir.

Millet bakar…

Kim nerede durmuş?

Kim ne söylemiş?

Kim hangi mücadeleyi vermiş?

Kim zor zamanda nerede durmuş?

Hepsini değerlendirir.

Sizler rahat olun.

Son sözü de yine millet söyler.

O yüzden bugün birbirimize sloganlarla saldırmak yerine, siyasetin hamlelerini okumayı öğrenelim. Tabii ki Devlet Bey’den…

Çünkü Sayın Bahçeli’nin siyasetini yalnızca bugünkü bir cümleden ibaret görmek büyük bir yanılgıdır.

Bazı hamleler bir cümleyle değil;

hece hece,
adım adım,
hamle hamle
okunur.

Devlet Bahçeli’nin bugün söylediklerine sadece “Erdoğan yeniden aday olsun.” cümlesi üzerinden bakarsanız, asıl mesajın önemli bir bölümünü kaçırırsınız.

Çünkü mesele sadece Cumhurbaşkanlığı seçimi değil.

Bahçeli bir taraftan:

“Yürütmede Erdoğan.” diyor.

Diğer taraftan:

“Yasamada MHP.” diyor.

Ve bunun üzerine:

“Türkiye’de Cumhur İttifakı.” diyor.

Burada üç ayrı hedef aynı denklemde buluşuyor:

🌹 Erdoğan’ın önümüzdeki dönemde yürütmenin başında devam etmesi,

🌹 MHP’nin TBMM’de çok daha güçlü bir temsil elde etmesi,

🌹 Cumhur İttifakı’nın yeni dönemde de siyasi omurgasını koruması.

Yani Bahçeli yalnızca bugünün hesabını yapmıyor.

2028 sonrasının siyasi mimarisini bugünden tarif ediyor.

Üstelik MHP’nin Meclis’te daha güçlü olmasını istemesi de boşuna söylenmiş bir söz değil.

Çünkü güçlü bir MHP demek, Cumhur İttifakı içerisinde yasama tarafında daha fazla siyasi ağırlık demektir.

Burada asıl dikkat edilmesi gereken nokta şudur:

Bahçeli, Erdoğan’a destek verirken MHP’nin kendi siyasi ağırlığını da büyütmek istiyor.

Bu, tek taraflı bir destek fotoğrafından ziyade, önümüzdeki dönemin siyasi dengelerinin yeniden kurulması meselesidir.

Terörsüz Türkiye süreci, Cumhur İttifakı’nın geleceği, Erdoğan’ın devamlılığı ve MHP’nin Meclis gücü…

Hepsi aynı denklemde.

O nedenle Bahçeli’nin sözlerini sadece bugünün siyasetiyle değil, önümüzdeki beş yılın siyasi hesabıyla birlikte okumak gerekiyor.

Asıl soru şu:

Bahçeli bugünü mü anlatıyor, yoksa yarının siyasi düzeninin taşlarını mı döşüyor?

Bence asıl dikkat edilmesi gereken yer tam da burası…

Bilmem anlatabildim mi?

Saygılarımla.