Ünlülere, zenginlere, oyunculara ve televizyon spikerlerine yönelik menfaat karşılığı uyuşturucu kullanmak, kullandırmak, seksüel fanteziler yaşamaya yönelik, operasyonlar gündemde malum.

Her gün bir yenisi gözaltına alınıyor tutuklanıyor veya adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyorlar.

Bunları izledikçe bizde bir dürüstlük nutukları, bir ahlakçı söylemler gırla gidiyor.

Kim demişse doğru demiş; “hiç kimse sınanmadığı günahın masumu değildir.”

Efendim, ben hiç yolsuzluk, hırsızlık yapmam, rüşvet almam. O makama geçmeden ne desen boş.

Palavralar peş peşe sıralanıyor...

Efendim ben eşimi hiç aldatmam, ondan başkasına dönüp bakmam bile.

Benim sigaradan başka kötü bir alışkanlığım yoktur. zinhar bırakın uyuşturucuyu, kenevir yapraklarından yapılan esrarı bile ağzıma vurmam…

Mutlaka yaparız demiyorum. Ama o meslek ve makamlarda bulunmadan ne yapacağımız belli olmaz diyorum.

O mesleklerde bulunduğu halde, leke bulaştırmadan tertemiz bir halde görevini ifa eden bir çok insanın olduğu da bir gerçektir. Onlar sınavı geçmişler, berikiler takılıp kalmışlardır.

Bir de bırakın peşinen ferdi aklanmaları, içinde bulunduğu sosyolojik gurubu toptan temize çıkaranlar, karşı gurubu peşinen suçlu ilan edenler vardır.

Bu saçmalığın en daniska örneği, bu sebeple tutuklanan gazeteci Enver Aysever oldu.

Enver Aysever’e göre sağcılık suçtur. Sağcılar ahlaksızdır.

Bir solcu şaşırıp, suç işlese, ahlaksızlık yapsa o artık sağcı olmuştur ve solcu sayılmaz.

Aynı yaklaşım bizim muhafazakar kesimde de vardır.

Rahmetli Demirel’in kendisini üst üste sorduğu sorularla bunaltan gazetecilere, “bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz” demesi gibi,

Muhafazakar cenahta yer almış bacılara ve abilere de, muhafazakar ve dindarlar da suç işlerler, ahlaksızlık yaparlar dedirtemezsiniz.

Solcu Enver Aysever’in mantığını tersinden kullanarak, şayet bunların içinden bu tür suçlu ve ahlaksızlar çıksa bile onlar muhafazakar sayılmazlar. Solcu ve seküler sayılırlar.

Büyük konuşmayacaksın. Sol, hak, hukuk adalet söylemlerinde bulunup emekten yana sloganları atıp, sürekli sağı hırsızlık yolsuzlukla suçlamıştır.

Fakat yerel yönetimde yetki alır almaz yıllar önce İSKİ yolsuzluğu patlak vermiştir. Masumiyet karinesi gereği peşinen suçlu ilan edemesekte yine bir çok belediyede yolsuzluk iddiası vardır.

Sağcılık, solculuk, muhafazakarlık ve seküler yaşamı toptan suçlayamaz veya aklayamayız.

Siyasi görüşüne, felsefi duruşuna, dini inanışına göre bu ayrımı yapıp suçlu veya masum ilan etmek ilkelliktir.

Sağcılıkta, solculukta bizatihi suç ve ahlaksızlık değildir. Sağcı suçlular ve ahlaksızlar vardır, solcu suçlular ve ahlaksızlar vardır.

Bizler sloganlardan bağımsız olarak bir insanız.

Kardeşini öldüren Kabil’den beri nefsimiz bize sürekli kötülük, melekler ve ruh iyilik fısıldamaktadır.

Hangi sese kulak vereceğimiz bizim toplum içindeki kişisel maceramızdır.

Allah bizleri doğru yoldan ayırmasın. Ve ayrılmış olanlar da ıslah olurlar inşallah.