İnsanlık ne çekiyorsa ezberlerden çekiyor. Dini, dili, ırkı ne olursa olursa olsun ezber çokta, aklıma gelen ezberlerin bazıları şu. Bu sadece bizde değil afrika kabîleleri dahil, en gelişmiş ülkelerde bile böyle. İlkelinden gelişmişine aynı ezberlerle yaşıyoruz.
-Biz dünyanın en asil milletiyiz ezberi. Onun için muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur mottosu. Nerdeyse tüm ulusların kanı kırmızı iken bizim damarlarımızda mavi kan dolaşıyor diyeceğiz. Tekrar edeyim bu görüş sadece bize ait değil bütün uluslar bu kanaatte.
-Biz yenilmez bir milletiz. Yenilmişsek müttefiklerimiz yamuk yaptığı için yenilmişizdir. Her birimiz maşallah Malkoçoğlu filmlerinin Cüneyt Arkınlarıyız. Aynısını Amerikan sineması yapar, yenildiği Vietnam’da bile galip gelir.
-Bizim aşkımız en hakiki aşktır. Leyla ile Mecnun aşkını bizden başka yaşayan yoktur.
-Bizim sevdiğimiz en güzeldir, en yakışıklıdır. Halbuki gönül kimi severse güze odur.
Leylanın çirkin olduğu söylenir. Mecnundaki aşk onu dünyanın en güzel kızı yapar. İç güzellik yerine dış güzelliğe odaklanma ezberi de ızdırap nedenlerimizdendir.
Ne diyor şarkı;
Gerçi güzel değil
Çirkinim amma
Gel sen acı bari
Düşürme gama
Benimde canım var
Bende insanım
Benimde kalbim var
Bende insanım…
Diyeceğim; benim oğlan bina okur, döner döner yine okur hallerine takılıp kalmayalım.
Tevfik Fikret’in inancı inancımla uyuşmaz amma şu sözü benim için insanlığın varması gereken son noktadır.
“Milletim nev-i beşerdir, vatanım rûy-i zemin yani İnsanlık milletim, yeryüzü vatanımdır”
Böyle olursa yeryüzünde sulh ve barış olur, başını Amerika ve İsrailin çektiği şu acımasız savaş ve katliamlar sona erer belki.
