Tabiat kanunu denilen kainat düzeninin kurallarını onu yaratan tanrı koymuştur. Bu Allah’un koyduğu kanunlardır. Onun için buna islam terminolojisinde Sünnetullah denir.
Bu kanunlar değişmez. Bizzat Kuran böyle der. Bu kanunlarda iki kere iki dört eder. Ateş yakar, su söndürür. Su yüz derecede kaynar, sıfır derecede donar…
Ve de büyük balık küçük balığı yutar. Güçlüler ayakta kalır, zayıflar ölür.
Din, felsefe, bireysel ve uluslararası adalet ve ahlak kuralları bu vahşi ve gücü, gücü yetene sistemini ehlileştirmeye çalışırlar ama çoğu zaman başarılı olamazlar.
Dünyada bu zamana kadar insanlık iki sistemde karar kılmıştır.
Kapitalizm ve emperyalizm. Üçüncü yol olarak romantik komünizm hayali kurulmuşsa da bu sistem insanın fabrika ayarlarına uymamış, SSCB ve Çin’de kapitalist sisteme geçmiştir. Dünyada Küba ve Kuzey Koreden başka örneği kalmamıştır.
Emperyalizm bir ülkenin diğer bir ülkeyi zorla egemenliği altına alması ve kaynaklarını kullanmasıdır. En hafifi de egemenliği altına aldığı ülkeyi haraca yani vergiye bağlamasıdır.
Kapitalizm, sermaye sahibinin ücretli işçi çalıştırarak kar ve zararının kendisine ait olduğu bir sistemdir.
Kapitalizm güçsüzlere yönelik sosyal tedbirler alarak sosyal devlet anlayışına evrilmiştir. Vahşi kapitalizm tekelleşmeyi önleyerek, rekabet ortamı sağlayarak serbest piyasa kurallarıyla ehlileştirilmeye çalışılmıştır. Devlet memurlarının fiyat belirlediği sistemler işlememiştir.
Kendimi bildim bileli kendini akıllı sananlar, kapitalizme emperyalizme karşı gelerek karşı cenahı cahil görme yanılgısına düşmüşlerdir. Sanki kendi gördükleri hayali başkalarının görmediği yanılgısına düşmüşlerdir.
Oysa eski Yunan filozoflarından beri sermayenin emeği sömürdüğü düşüncesini benimseyenler olmuş, Kominizmen başka çıkar yol bulunmamış, o da Rusya ve çinde yürütülememiştir. İşverenin yerini acımasız devlet otoritesi almıştır. Ekonomik özgürlüğü ile birlikte siyasi, sosyal ve düşünce hürriyetlerini de kaybetmiştir.
Müslümanların gerçek islam bu değil demeleri gibi, hala o yıkılan sistemler gerçek komünizm değildi diyen hayalperes koministler vardır.
Yok kardeşim insanlık ekonomide kapitalizmi ve sosyal devleti uluslararası sistemde emperyalizmi bulmuştur.
Başımızı kuma gömmeye gerek yoktur batı ne kadar emperyalistse, gücüne ve derecesine göre, Türk, Arap ve Acem devletleri de emperyalist devletler olmuştur. Her birisi buna dini ve ekonomik bir bahane icat ederek komşu devletleri işgal edip ya vergiye bağlamış ya da varlıklarını sömürmüştür.
Asırlar önce Danimarkanın Grönlanda yaptığını bugün Trump Danimarkaya yapmaya çalışmaktadır. Rusya kimseye sormadan Ukrayna toprağı iken Kırım’ı ilhak etmiştir. Ukraynayla savaşarak yeni topraklar elde etmeye çalışmaktadır. Çinin gözü Tayvandadır. İsrail kurulduğu günden beri Filistin topraklarını işgal etmektedir.
Sosyal devlete evrimleşmiş kapitalizmin şimdilik alternatifi olmasa da emperyalizmin savunulacak tarafı yoktur ama birleşmiş milletler dahil hiç bir çaba buna çare olmamıştır. Büyük balıklar küçük balıkları daima yutmuştur.
Trt müzikte bile müzisyenlerin kapitalizmi ve emperyalizmi kötüleyen muhabbetlerini görünce aklıma bunlar geldi.
Herkes kapitalizmi ve emperyalizmi kötülüyor da suç işleyip yurt dışına kaçmak isteyen Kominis ve şeriatçılar bile nedense bir Afganistana, İran’a, Suudi Arabistan’a, Küba’ya, Kuzey Kore’ye kaçmak yerine nedense kapitalist ve emperyalist olmakla suçladıkları batı ülkelerine kapağı atıyorlar.
Beyinlerinin idrak edemediklerini ruhları daha berrak görüyor demekki.
Halil Dalman
21.01.2026
