Bir ağacın güçlü ve uzun ömürlü olabilmesi için köklerinin sağlam olması gerekir. Köklerinden kopan bir ağaç nasıl ki esen her rüzgârın önünde savrulursa, köklerinden uzaklaşan toplumlar da zamanla özlerini kaybeder, kimlik bunalımına sürüklenir ve çözülmeye başlar.
Tarih boyunca milletlerin ayakta kalmasını sağlayan en önemli unsur, sahip oldukları değerler ve bu değerleri nesilden nesile aktarma iradesi olmuştur.
Toplumun temel taşı ailedir. Aile; bireyin karakterinin şekillendiği, ahlakın öğrenildiği, sevgi, saygı ve sorumluluk bilincinin kazanıldığı ilk eğitim ocağıdır. Sağlam aileler güçlü toplumları, güçlü toplumlar ise güçlü devletleri meydana getirir. Aile kurumunun zayıfladığı, birlik ve beraberlik duygusunun kaybolduğu toplumlarda sosyal çözülme kaçınılmaz hâle gelir. Böyle bir ortamda devlet yapısının da uzun süre sağlam kalması mümkün değildir.
Türk milleti, asırlar boyunca inancı, örfü, töresi ve kültürel değerleriyle varlığını sürdürmüş köklü bir millettir. Adalet anlayışı, vatan sevgisi, büyüğe saygı ve toplumsal dayanışma gibi değerler, milletimizin tarih boyunca en büyük güç kaynaklarından biri olmuştur. Türk milleti, özünden ödün vermeden yaşamanın ve yaşatmanın önemini her dönemde göstermiştir.
Ancak her toplumda olduğu gibi Türk toplumu içerisinde de menfaatlerini her şeyin önünde tutan insanlar bulunmuştur. Güce, paraya, makama veya dönemin şartlarına göre yön değiştiren, ilkelerini çıkarları uğruna terk eden kişiler, toplumun güven duygusuna zarar vermektedir.
Karakter sahibi insan, şartlar ne olursa olsun doğrularından vazgeçmeyen insandır. Çünkü karakter; kişinin rüzgâra göre yön değiştirmesi değil, fırtınaya rağmen duruşunu koruyabilmesidir.
Bugün millet olarak geçmişten gelen değerlerimize sahip çıkmak, aile kurumunu güçlendirmek ve genç nesillere sağlam bir ahlak anlayışı kazandırmak her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Köklerine bağlı kalan toplumlar geleceğe güvenle yürürken, özünden uzaklaşan toplumlar ise zamanla savrulmaya mahkûm olur.
Bu nedenle birlik, beraberlik, adalet ve ahlaki değerlere sahip çıkmak; sadece bireysel bir tercih değil, millet olarak geleceğimizi korumanın da temel şartıdır. Bazı edilgen beyinlerin, batılılaşma uğruna toplumumuza empoze etmeye çalıştıkları her şeyi elimizin tersiyle itip kendi öz değerlerimize ve ailelerimize sahip çıkalım.
Vesselam.
