Cumhurbaşkanı ve eşi bir yoksul evinde iftar yaparak, evin genç oğlunun kanser tedavisine destek sözü vermiş. Bu güzel olayda da muhaliflik yapılmaz. Ben Allah razı olsun diyorum.
***
Şarkıcı Hadise; 1946 yılında dünya çocuklarına yardım teşkilatı olarak kurulan UNİCEF’e bağış yapılmasını istemiş.

Yardımdan faydalanacaklar arasında Türkiyeli çocuklarında sayılmasına yandaşlardan acayip tepki gelmiş. Ne yani bizim yardıma muhtaç çocuklarımız mı var diyorlar.

Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile yardıma muhtaç çocuklar da vardır, yetişkinler de vardır. Saçmalamayın… Onlardan birisine de bugün Cumhurbaşkanımız yardım sözü vermiş. Ne yani ona da mı kızacaksınız.
***
Chp zihniyeti, yıllarca Laikliği örtülü din düşmanlığı olarak anladı, dini tezahürlerin kamusal alana yansımasına karşı oldu. Düşmana değil, vatandaşlara kabadayılık yapan başıbozuk 28 şubat kafası paşalar da bunların arkasındaydı. Hatta yargı da onları destekliyordu.

Kılıçdaroğlu bu cendereden çıktı, başörtüsü dahil, dini tezahürleri Erbakan gibi din ve vicdan özgürlüğü olarak anladı ve toplumsal uzlaşmaya katkı sağladı. Sağolsun…

Dinin siyasete ve ticarete alet edilmesine ben de karşıyım ama sanki din yokmuş gibi davranılmasına da karşıyım.

Lafı uzatmayayım, CHP li belediye başkanlarının da kent lokantalarında bedava iftar yemekleri verdiğini duymak beni son derecede mutlu etti.

Adını hatırlamıyorum, geçmişte bir chp’li milletvekili, her dini tezahüre karşı çıkınca millet bizi kerhane ve meyhaneleri savunan bir parti olarak algılıyor ve bizi iktidara getirmiyor demişti.

Yanlış anlaşılmasın, evet kimseye zorla hayat tarzı dayatılmasın. Seküler bir yaşam tarzına karışılmasın. Ama dinini yaşamak isteyenlere de zorla engel olunmasın.

Eskisine göre bütün parti tabanlarının bu konuda daha hoşgörülü bir tavır içerisinde olmaları herkes gibi benide mutlu ediyor. Maşallah, nazar değmesin.

Halil Dalman
(Ramazan yazısı)