Bütün dalları meyve dolu bir dut veya kiraz dalını tutup kendinize çektiniz diyelim.
Bir kabulleniş ve kanaat içinde çektiğiniz daldaki meyveleri tek tek toplayıp yerseniz, huzur duyar, mutlu olur, Allah’a şükredersiniz.
Fakat çektiğiniz dal elinizde, fakat gözünüz öteki dallarda olursa, aç gözlülükle sürekli dal değiştirir, iki meyve yiyip, o dalı bırakır başka dala geçerseniz aynı huzuru duyamazsınız. Bir eksiklik duygusu içinde kalırsınız.
Bu bir lokanta da ısmarladığınız yemeği yerken, komşu masadaki müşterinin yediği yemekte gözünüz kalmaya benzer.
Ve benzer duygular, tıkalı bir yolda, daha çabuk gittiğini sandığınız yan yola geçmekle de yaşanır. Siz oraya geçersiniz bu sefer terk ettiğiniz şerit açılır.
Hava alanında kurnazlık yapar daha kısa kuyruğa kaçarsınız önde problemli birisi çıkar, uzun kuyruklar biter sizin kısa kuyruk zor biter.
Sabret, kanaat et, şükret söylemleri bize gıcık veren söylemler gibi gelir ama bunların değerini hayat bize deneyerek öğretir.
