Yıllar öncesinde kaleme aldığımız konuların son günlerde bir bir ortaya saçılması, bizde az da olsa insanlığın uyanması adına bir umut ışığı doğurdu. Bin yıllara dayanan lanetlenmiş kavmin temsilcilerinin yaptığı vahşi cinayetler, kaçırılan çocuklara yapılan tecavüzler, gizli ve korunmuş bölgelerde sapık ritüellerini gerçekleştirmeleri, kan donduran işkenceler…
Bunları yapmak için inşa edilen; bebeklerin parçalara bölünerek kurban edildiği, kanlarının içildiği, organların yedek parça gibi kullanıldığı ve sapık ayinlerin yapıldığı tapınaklar… Evet, yazarken bile insanın kanını donduran bu eylemlerin hepsi gerçek. Ve maalesef yüz yıllardır lanetlenmiş kavmin bu ritüelleri devam ediyor.
Aslında tüm bunları yapanların hiçbir gücü yok; savaşacak orduları yok. Tek güçleri, matbaalarında bastıkları yeşil kâğıt ile dünya sermaye piyasasını kontrol etmeleri ve dezenformasyon yapacakları medya organlarını ellerinde bulundurmalarıdır. Normalde beş para etmeyecek bu yeşil kâğıt sayesinde; onlar için mayın eşekliği yapacak, onlar adına savaşacak ABD gibi ülkelerin ve teröristlerin varlığı sürmektedir.
Tüm bu ülkelerin liderleri onların bal tuzağından geçmiş, artık onların kölesi olmuşlardır.
Bu caniler aslında kendilerinden olmayan tüm insanlığa düşmandırlar. Lakin sadece Müslümanlara saldırırlar. İslam ümmetini ifsat etmek için tüm güçleriyle çalışır, fitne yayarlar. Bilirler ki yaptıkları tüm sapkınlıklara “dur” diyecek olan din İslam’dır ve gerçek Müslümanlardır.
Bu sebepten dolayı, tamamen kendilerine ait olan gizli yaptıkları tüm pislikleri Müslümanlar yapıyormuş gibi yayarlar. Yaptıkları algı operasyonları sayesinde ahmak olanları yalanlarına inandırırlar. Ahlaksızlığı, fuhşu ve iğrençliği; demokrasi, laiklik ve özgürlük ambalajı altında servis ederler.
Gelelim yazımızın başlığı olan “Geçmişin ayak izleri karanlık dehlizlerde” sözüne…
Evet, yüz yıllardır kaçırılan, ailelerinden kopartılan kayıp bebek ve çocukların akıbetlerini merak edenler; sapık ritüellerin yapıldığı Siyonist mabetlerin altlarında bulunan gizli dehlizlerde ve İsrail’de bulunan deri bankalarındaki DNA örneklerinde bulacaklardır.
Bu caniler artık dokunulmazlık zırhlarından arındırılmalı ve hak ettikleri cezaları bulmalıdırlar. İnsanlık, onur ve şeref için tüm halklar ayağa kalkmalı ve tüm ülkeler yeşil kâğıdın (doların) esaretinden kurtulmalıdır.
Vesselam.
