Bilindiği gibi başını prof Dr. Mustafa Öztürk’ün çektiği;
Tarihselci Bakış: İslam, ağırlıklı olarak Arapların o günkü yerel örf ve adetlerinden ibarettir. Kuranın ahlaki hükümleri geçerliliğini devam ettirse bile, hukuki hükümleri tarihseldir, bugün onları uygulama mecburiyeti yoktur demektedirler.
Bu bakış vahyi sosyolojiye mahkûm eder. Namaz, oruç, Kabeyi tavaf ve kurban kesme cahiliyede de vardı. İslam onları korumuş.
Cahiliye de Allah’a inanıyordu ama Allah’a ulaşmak için aracı putlar edinmişlerdi. İslam bu putları yasaklayarak şirki en büyük günah sayarak TEVHİD inancını getirdi.
Dedikleri bu ve buraya kadar doğru.
Doğru ve masum gibi görünse de, Kuran’ın tabiriyle, bu; Allah’ın koyduğu bir kısım hükümleri kabul edip, bir kısım hükümleri reddetmektir.
Oysa, Hz. Adem'den beri tek bir ilahi din (İslam) vardır. Araplardaki bazı doğru uygulamalar Hz. İbrahim'den kalan vahiy tortularıdır. Allah son kitabı olan Kuran’la, doğru kalanları onaylamış, bozulanları düzeltmiş ve dine; kıyamete kadar sürecek son şeklini vermiştir.
Yani Kur'an bir Arap kültürü derlemesi değil; Hz. Adem'den beri gelen kesintisiz ilahi vahyin en son, en pak ve tahrif edilmemiş güncellemesidir.
Ben Kuran’ın hiç bir hükmünün tarihsel olduğuna inanmıyorum. Her hükmü EVRENSELDİR ve Kuran’daki tarihi olaylar bile bize ibret almamız için anlatılmaktadır.
Hikmetini anlamadığımız hükümleri modernlik anaforuna kapılarak yok saymak hiç bir dini inanç sisteminin kabul edeceği şey değildir.
Dünya bu günden ibaret değildir. Asırlar sonra bugün haşa gayri medeni bulduğunuz hükümlerin uygulamasının en doğru yöntem olarak kabul edilmeyeceğini nereden biliyorsunuz.
Akıl da Allah’ın ayetlerindendir. Kuran Akletmemizi emretmektedir. Allah’ın kainata koyduğu tabiat kanunlar, Allah’ın kanunlarıdır. O kanunları çözüp otomobil, uçak, televizyon ve nice şeyler bulundu ve bulunmaya devam ediyor. ne güzel…
Aklın Allah’ın ayetlerinden olduğunu kabul eden, Mehmet Akif, “asrın idrakine söyletmeliyiz islamı” diyor.
Ben din alimi değilim ama bu tavsiyeye uyarak, benim aklım bana, kadınların erkeklerin yarısı kadar miras alması hükmü, bu hakkın ASGARİSİDİR diyor.
Allah, insanların çoğunun öteden beri mirasını erkeklere verdiğini, kadınların yok sayıldığını bilmektedir. Kuran’da zımnen; behey ademoğlu, bu ayrımcılıktan utanın, hiç değilse kadına erkeklere verdiğiniz mirasın yarısını verin demektedir.
Merhamete gelir mirası erkek ve kadınlara eşit bölüştürürseniz sizi cehenneme atarım, cezalandırırım demiyor.
Hakkın asgarisini Kuran’da belirtiyor, merhamete sınır tanımıyor. İstersen bacına mirasın tamamını ver, korkma cami hocası sana bu çok günahtır, yanlış yapmışsın demez. Çünkü Allah bundan razı olur.
Cezalarda da AZAMİ miktar belirtilmiştir. Kuranda ceza olarak belirtilen 100 sopayı 150 sopa yapamazsın. Ama daha az cezaya indirir veya tamamen affedebilirsin.
Cinayetlerde uygulanan kısasa kısas cezasında bile Kuran, ölenle öldüren yakınları bir şekilde anlaşır ve katili affederse idam edilmeyeceğine cevaz verir. Aksi taktirde katil idam edilir.
Utanmadan ve Allah’tan korkmadan her gün; bu çağda, elin adamı aya giderken biz yaya kaldık. Çöl kanunu, Arap örfü, siz bu kitapla değil bir ülkeyi, bir köyü bile idare edemezsiniz diyenlere söylüyorum:
Kimse bir dine inanmak zorunda değildir. Şu söylediklerim Ateistleri muhatap almaz.
Sözüm hem bunları söyleyip, hemde müslümanlığı kimseye bırakmayanlaradır.
Utanın utanın. Hem Müslüman geçinip hem de her gün Müslümanların zihinlerini bulandırmaya, itikadlarını bozmaya utanmıyor musunuz. Ne biçim insansınız siz yahu.
Zihniniz bulanıksa bunu müslümanların beynine boca ederek şifaya kavuşamazsınız. Çareyi başka yerde arayın.
Allah sizi ıslah etsin.
