Bizim neslin evinde su yoktu, tuvalet yoktu, banyo yoktu. Telefon, televizyon, çamaşır makinesi ve bilumum gavur icadı aletler yoktu.
O günlerden aşama aşama bu günlere geldik. Geldik derken, gavur îcâd etti, biz kullandık.
Biz de kırk yıl başörtüsü ile uğraştık. Nazlı laiklik ve Atatürkçülüğümüz başörtüsü ve her türlü dini tezahürlerden rahatsız oluyordu.
Laik orduya göre Erbakan PKK’dan daha tehlikeliydi ve Laik Anayasa mahkemesi başsavcısı Vural Savaş’a göre Erbakanın partisi kapatılmalıydı çünkü onlar kan içici vampirlerdi.
Beğenmedikleri Erbakan kısa süren Başbakanlığı döneminde ekonomi nasıl düzelir, memur, ve işçi maaşları ile emekli maaşları nasıl artırılır, denk bütçe nasıl yapılır gösterdi.
Başta istanbul ve Konya olmak üzere belediyecilik nasıl yapılır, çalışarak, altyapı, su ve çöp sorunlarına nasıl çözüm bulunur ispat etti.
Bugün devlet tarafından ne üretiliyorsa onun alt yapısı olan kuruluşları kurdu.
Dış politikada haysiyetli dış politikanın takipçisi oldu, D-8’in kurulmasına öncülük etti ama laikliği zedelenen 28 şubatın kazan kaldıran yeniçerileri onları alaşağı ettiler.
Bugün yerli ve milli sivil ve askeri ne üretiyorsak onun attığı temeller üzerinde gerçekleşmiştir.
Durduk yere bunları niye yazdım. Az önce haberlerde izledim yıllardır dedikodusu yapılan “uçan araba”ların üretimi TESLA tarafından yakında başlayacakmış.
Çok şükür, biz yapamayız abi özgüven eksikliğini aştık. Biz de yaparız, hatta daha iyisini yaparız inşallah.
Bizden sonraki nesiller daha ne icatlar görecekler kim bilir?
Halil Dalman