Türk Dil Kurumu halk oylaması yaparak yılın kavramı olarak “DİJİTAL VİCDAN” kavramını seçmiş. Bana göre bu şu demek;

Dijital ortamda bir haksızlığa sözde tepki göstererek
kendi vicdanımızı rahatlatıyor,
ama gerçek hayatta yapmamız gerekenleri ihmal ediyoruz.

Bu, günümüzün en yaygın vicdan yanılsamasıdır.

Bir zulme sosyal medyada kızıyoruz.

Bir paylaşımı beğeniyor, altına öfkeli bir cümle yazıyoruz,
“Ben tepkimi gösterdim” diyerek içimiz rahatlıyor, ama gerçek hayatta kimseye dokunmuyoruz
Bedel ödemiyoruz. Sorumluluk almıyoruz.

Yani eylemsiz bir vicdan üretiyoruz. Eylemsiz merhamet, Vicdani körlük sahibi oluyoruz.

Vicdan, ekrana sıkıştırılıp tüketilecek bir duygu değildir. Zira vicdan, risk alır, sorumluluk taşır ve bedel ister.

Bu kadar aleyhte yazmama rağmen hadi yine torpil yapıp vicdanımızı rahatlatalım.

Elimizden ne geliyorsa yapalım eyvallah.

Ve fakat bizim gücümüzü aşan konularda daha başka ne yapabiliriz.

Dijital vicdan gösterileriyle, hiç olmazsa Hz.İbrahimin ateşini söndürmek için su taşıyan karınca misali vicdansızlıklar karşısında tarafımızı belli ediyoruz.

Bir Peygamber hadisiyle bitireyim,

“Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle buğz etsin ki bu imanın en zayıf derecesidir”