Bugün “Neden selam gönderildi?” diye soranlara önce şunu sormak gerekir:

Ya o selamın arkasındaki asıl hedefi göremiyorsanız?

Siyasette her sözün, her adımın ve her mesajın bir anlamı vardır. Özellikle de devlet aklı ve uzun vadeli siyasi hamleler söz konusu olduğunda...

Meral Akşener’in geçmişte Devlet Bahçeli için, özetle, “İyi bir satranç oyuncusudur, birkaç hamle sonrasını görür.” şeklindeki değerlendirmesi de bu açıdan dikkat çekicidir.

Benzer şekilde, İYİ Parti içerisinden yapılan bazı değerlendirmelerde de Bahçeli’nin siyasi hamleleri bir satranç ustası gibi kurguladığı ve “Sabredin, bekleyin ve görün.” mesajı verdiği ifade edilmiştir.

O hâlde bugün söylenen bir söze veya gönderilen bir selama bakıp hemen hüküm vermek yerine, hamlenin tamamını ve varılmak istenen sonucu görmek gerekir.

Sabredin... Bekleyin... Sonucu görün.

Ancak bir konuda taviz yok:

Devlet de millet de dava da bizim için vazgeçilmezdir.

Sabır var. Dikkat var. Ferâset var.

Ama ihanet asla!

Devlet Bahçeli’nin ne yaptığını ve ne söylediğini yalnızca kullanılan kelimeler üzerinden değil, “Terörsüz Türkiye” hedefinin bütünü içerisinde okumak gerekir.

Kimi zaman terör örgütünün lider kadrosuna, kimi zaman örgüte katılma ihtimali bulunan sempatizanlara, kimi zaman da teröre destek veren çevrelere mesajlar verilir.

Bazen bir cümle kurulur, bazen bir görüşme yapılır, bazen de bir selam gönderilir.

Bunların her birini aynı siyasi ve stratejik çerçevede değerlendirmek gerekir.

Çünkü devlet aklı her zaman yüksek sesle konuşmaz.

Bir kelime fazla söylenir, bir kelime de eksik bırakılmaz.

Bugün “Neden selam gönderildi?” diye soranlara bir kez daha şunu sormak gerekir:

Ya o selamın arkasındaki asıl hedefi göremiyorsanız?

Mesele bir şahsı yüceltmek değildir.

Mesele, terör örgütünün tasfiyesi ve Türkiye’nin terör belasından kurtulmasıdır.

Mesele pazarlık yapmak değil, silahı ortadan kaldırmaktır.

Mesele yeni bir ortaklık kurmak değil, terör örgütünün varlık sebebini ortadan kaldırmaktır.

Çağrıya uyan silah bırakır. Uymayan, silahını bırakmazsa devletin güvenlik mekanizmaları devreye girer.

Örgüt parçalanır, farklı fraksiyonlara ayrılır ve teröre devam ederse devletin terörle mücadele iradesi devam eder.

Yani mesele masa değildir. Mesele, masayı mümkün kılan silahın ortadan kaldırılmasıdır.

Bugün bazıları tek bir cümleye, tek bir görüntüye veya tek bir selama bakarak hüküm veriyor.

Oysa devletin hesabı, günlük sosyal medya tartışmalarından çok daha büyüktür.

Dün terörle mücadele eden devlet, bugün de terörün tamamen sona ermesi için mücadele ediyor.

Yöntem değişebilir, hedef değişmez.

Hedef;

Terörsüz Türkiye,
Güçlü devlet,
Birlik ve beraberlik,
Tek Vatan, Tek Millet, Tek Bayrak ve Tek Devlet ülküsüdür.

O yüzden bir selama bakıp bütün resmi görmeden hüküm vermeyelim.

Devlet aklı, bizim gördüğümüzden çok daha fazlasını görebilir.

Yalandan yangın çıkarmaya gerek yok.

Bekleyelim, görelim ve süreci sonuçlarıyla değerlendirelim.

Çünkü devlet, ne yaptığını bizden daha iyi bilir.

Saygılarımla.