Kelime anlamı olarak “yol”, “yöntem” veya “kaynak” manalarına gelen şeriat, terim olarak Allah (cc) tarafından insanlar için konulmuş olan dinî, ahlaki ve hukuki kurallar bütününü ifade eder. İslam inancında şeriat, sadece cezai müeyyidelerden ibaret değildir; bireyin yaratıcısıyla, kendisiyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen kapsamlı bir yaşam rehberidir.
Şeriatın Temel Kaynakları (Edille-i Şer‘iyye)
İslam hukukunun (fıkıh) üzerine inşa edildiği dört ana kaynak bulunmaktadır:
-
Kur’an-ı Kerim: Şeriatın asli ve birinci kaynağıdır. Temel ilkeleri ve genel hükümleri belirler.
-
Sünnet: Hz. Muhammed’in (s.a.v) sözleri, fiilleri ve onaylarıdır. Kur’an’daki hükümlerin açıklanması ve uygulanması noktasında belirleyicidir.
-
İcma: İslam âlimlerinin belirli bir çağda, dinî bir hüküm üzerinde fikir birliğine varmalarıdır.
-
Kıyas: Hakkında net bir hüküm bulunmayan bir meseleyi, aralarındaki benzerlikten dolayı hükmü açık olan başka bir meseleyle karşılaştırarak çözüme kavuşturmaktır.
Şeriatın Gayesi: Makâsıdü’ş-Şerîa
İslam hukukçuları, şeriatın temel amacının “insanların dünya ve ahiret saadetini sağlamak” olduğunu belirtirler. Bu bağlamda korunması zaruri olan beş temel esas (Zarurât-ı Hamse) şunlardır:
-
Canın korunması: Yaşama hakkının kutsallığı.
-
Dinin korunması: İnanç özgürlüğü ve ibadet hakkı.
-
Aklın korunması: Akıl sağlığına zarar verecek unsurlardan sakınılması.
-
Neslin korunması: Aile kurumunun ve soyun muhafazası.
-
Malın korunması: Mülkiyet hakkı ve haksız kazancın önlenmesi.
Şeriatın Temel Alanları
Şeriat geleneksel olarak üç ana başlık altında incelenir:
-
İbadetler: Namaz, oruç, hac gibi kulun Allah’a karşı sorumlulukları.
-
Muamelat: Ticaret, evlilik, miras ve sosyal ilişkileri düzenleyen sivil hukuk kuralları.
-
Ukubat: Suç ve ceza hukukunu kapsayan hükümler.
Şeriat ve Fıkıh Ayrımı
Genellikle birbirinin yerine kullanılsa da teknik olarak bir fark vardır:
-
Şeriat: Allah ve Resulü tarafından konulan değişmez ilahi kanunlardır.
-
Fıkıh: İnsanların (müçtehitlerin) bu kaynaklardan yola çıkarak ulaştıkları hukuki yorum ve içtihatlardır.
Dolayısıyla fıkıh, zaman ve mekân şartlarına göre değişim gösterebilir.
Şeriat, İslam medeniyetinin temel taşını oluşturan, adaleti ve ahlakı merkeze alan bir sistemdir. Modern dünyada genellikle sadece ceza hukuku yönüyle tartışılsa da aslında toplumsal dayanışmayı, hakkaniyeti ve bireysel tekâmülü hedefleyen geniş bir sistemler bütünüdür. Ve uyulduğu takdirde insanlığın hem dünya hayatında hem de ahiret hayatında saadet içinde olacağını garanti eder.
Uyarsan kurtulursun; uymaz ve inkâr edersen ahirette berbat olursun. Karar da, seçim de bireyseldir, vesselam.
