Devlet büyüklerinin Sinop’a gelişlerini birer fırsata dönüştürelim.
İlimize gelenler müfettiş değil; Sinop’u teftiş etmeye gelmiyorlar. Bu nedenle her şeyi dört dörtlük göstermek zorunda değiliz. Aksine, çevre illerde olup da Sinop’ta bulunmayan ne varsa bunları somut projelerle ortaya koymalı, ilimiz için talepte bulunmalıyız.
Bir bakan mı geldi? İlimize şöyle bir bakıp gitmesin. Kendi sorumluluk alanıyla ilgili en az üç yeni müjdeyi Sinop’a kazandırmak için çaba gösterelim.
YÖK Başkanı mı geldi? Örneğin, Sinop’a bir Tıp Fakültesi kazandırılması talebimizi gündeme getirelim.
Çevre illerimizde tıp fakülteleri ve bu fakültelere bağlı sağlık altyapıları gelişirken Sinop’un bu alanda geri kalmasını sorgulayalım. Karabük, Kastamonu, Çorum, Amasya ve Tokat gibi illerimizde tıp fakülteleri bulunuyor. Ağrı, Aksaray, Adıyaman, Siirt, Bitlis, Burdur, Bilecik, Çanakkale, Uşak, Manisa, Kırıkkale, Yalova, Düzce, Giresun ve Kars gibi illerimizde de tıp eğitimi veren fakülteler mevcut.
Peki, Sinop’un nesi eksik?
Elbette bir tıp fakültesinin kurulması; akademik kadro, fiziki altyapı, eğitim olanakları ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği gibi pek çok unsurun birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Ancak bu ihtiyaçlar, talepte bulunmamızın önünde bir engel değil; aksine, hazırlıklı ve kararlı hareket etmemiz için bir gerekçedir.
Sinop’a bir Tıp Fakültesi kazandırabilirsek bunun üniversitemize, öğrencilerimize, şehrimize ve bölgemize önemli katkıları olacaktır.
A- Üniversite ve Akademik Yapı Açısından Faydaları
Bilimsel araştırma ve proje gücü: Tıp fakülteleri; biyoloji, kimya, mühendislik, biyomedikal teknolojiler, psikoloji ve yapay zekâ gibi farklı disiplinlerle ortak bilimsel çalışmalar yürütülmesine imkân sağlar. Bu iş birlikleri, üniversitenin TÜBİTAK ve Avrupa Birliği destekli projelere katılımını güçlendirebilir.
Akademik prestij: Nitelikli bir tıp fakültesi ve gerekli sağlık altyapısının geliştirilmesi, üniversitenin akademik görünürlüğünü ve bilimsel üretkenliğini artırabilir. Bu gelişim, üniversitenin ulusal ve uluslararası alandaki saygınlığına da katkı sunabilir.
Nitelikli akademisyen kadrosu: Profesör, doçent ve uzman hekimlerden oluşan güçlü bir akademik yapının oluşturulması, üniversitenin bilimsel kapasitesini artırabilir. Disiplinler arası çalışmalar sayesinde diğer fakülteler de bu gelişimden yararlanabilir.
B- Öğrenciler Açısından Faydaları
Çok disiplinli eğitim ortamı: Tıp fakültesinin üniversite bünyesinde yer alması, farklı bölümlerde öğrenim gören öğrencilerin ortak projeler geliştirmesine ve disiplinler arası iş birlikleri kurmasına zemin hazırlayabilir.
Gelişmiş laboratuvar ve araştırma altyapısı: Tıp eğitimi için oluşturulacak laboratuvarlar, araştırma merkezleri ve bilimsel kaynaklar, uygun iş birliği modelleriyle diğer alanlardaki akademik çalışmalara da katkı sağlayabilir.
Kariyer ve uygulama olanakları: Sağlık kurumlarıyla kurulacak iş birlikleri; sağlık yönetimi, biyomedikal teknolojiler ve sağlık bilişimi gibi alanlarda eğitim gören öğrenciler için yeni staj ve uygulama imkânları oluşturabilir.
C- Şehir ve Bölge Açısından Faydaları
Sağlık hizmetlerinin gelişmesi: Tıp fakültesinin eğitim ve araştırma faaliyetlerini destekleyecek yeterli sağlık altyapısının kurulması, bölgedeki sağlık hizmetlerinin niteliğinin yükselmesine katkı sunabilir. Uygun uzmanlık ve tedavi olanaklarının geliştirilmesi, vatandaşların bazı sağlık hizmetleri için başka illere gitme ihtiyacını azaltabilir.
Ekonomik canlılık: Tıp fakültesi; öğrenciler, akademisyenler, sağlık çalışanları ve eğitim ya da sağlık hizmetleri amacıyla şehre gelen kişiler aracılığıyla yerel ekonomiye katkı sağlayabilir. Bu hareketlilik, esnafın yanı sıra konaklama, ulaşım ve hizmet sektörlerini de olumlu etkileyebilir.
Sosyal ve kültürel gelişim: Fakültenin düzenleyeceği bilimsel kongreler, sempozyumlar, halk sağlığı çalışmaları ve bilinçlendirme etkinlikleri, Sinop’un sosyal ve kültürel hayatına katkıda bulunabilir.
Sinop İçin Talep Etmenin Tam Zamanı
Sinop’un gelişmesi için yalnızca sorunları dile getirmek yeterli değildir. Sorunların çözümü için somut projeler hazırlamak, ihtiyaçları doğru tespit etmek ve karar vericilerden kararlılıkla talepte bulunmak gerekir.
İlimize gelen devlet büyüklerini yalnızca ağırlayıp uğurlamakla yetinmeyelim. Her ziyareti, Sinop’un eksiklerini gündeme getirmek ve yeni yatırımlar için destek istemek adına değerlendirelim.
Bir bakan geldiğinde kendi alanıyla ilgili projelerimizi sunalım. YÖK Başkanı geldiğinde üniversitemizin gelişimine yönelik taleplerimizi dile getirelim. Tıp Fakültesi de bu taleplerin öncelikli başlıklarından biri olsun.
Unutmayalım: İstemeden, takip etmeden ve mücadele etmeden yeni kazanımlar elde etmek kolay değildir.
Sinop’un potansiyeli var. Önemli olan bu potansiyeli projelerle desteklemek, taleplerimizi kararlılıkla dile getirmek ve şehrimizin geleceği için hep birlikte hareket etmektir.
İsteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü…
Öyleyse Sinop için isteyelim, takip edelim ve sonuç alana kadar mücadele edelim!