Paulo Coelho'nun felsefi romanı Simyacı, roman kahramanı Santiago'nun Mısır Piramitleri'nde gördüğü bir hazine rüyasının peşinden giderek gerçekleştirdiği yolculuğu konu alır. Bu yolculukta birçok güçlükle karşılaşan Santiago, gördüğü rüyanın etkisiyle Mısır'a kadar gider ve piramitlerin altını hazine bulma ümidiyle kazmaya başlar. Ancak aradığı hazine aslında başladığı yerde yani Endülüs'tedir.
Bizim içinde hayat Endülüslü Çoban Santiago'nun mücadelesinde olduğu gibi değil midir?
Koşmaz mıyız hayallerimizin peşinden ve göğüs germez miyiz birçok zorluğa?
Aslında en yakınımızdadır belki en istediğimiz, ama bizler hep uzaklarda aramaz mıyız onu?
Belki de yakınımızda da değil kendi içimizde, benliğimizde gizlidir; hissedemeyiz onu da ne aradığımızı bilmeden dolaşıp dururuz etrafında.
Keşke değil, iyi ki diyebileceğimiz bir hayat sürmeliyiz kendimizle olan yol arkadaşlığımızda.
Aldığımız nefes ile alamadığımız nefes kadar değil midir ömür?
Doğru olmalı ilk adım.
"Zira ilk adımdır sonraki adımları anlamlı kılan."
Sağlıcakla kalın...