Kimmer Krallığı, Lidya, Pontus ve Roma İmparatorluğu...

Selçuklu ile başlayıp Fatih ile biten fetih...
Seyyid Bilal'in manevi şehri Sinop...

Bir de bizim analizimiz gelsin...

Bu hafta sokak sokak, hatta çarşıda ve pazarda gezdim, dinledim.

Neler gördüm?

Öncelikle şehirde, uzun vadeli bir vizyon eksikliği olduğu yönündeki eleştiriler dikkat çekiyor.

Kent estetiğini güçlendirecek çalışmaların yetersizliği, imar konusunda yerel yönetimin vurdumduymaz tavrı, yerel yönetimlerde yaşanan siyasal çekişmelerin adeta kör dövüşüne dönüşmesi, STK'ların (SİNDEF, SİYAD ve diğer büyük şehir dernekleri) yöresel çekişmelerin ötesine geçememesi, bireysel "çok bilmiş" tartışmalar ve Sinop'un kanaat önderlerinin şahsi hezeyanları öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.

Turizmi dört mevsime yayacak, özellikle gençlere yeni fırsatlar sunacak projelerin yeterince görünür olmadığı; belediye hizmetlerinin ise çoğunlukla günlük ihtiyaçları karşılamakla sınırlı kaldığı, geleceği planlayan vizyoner bir kadroya sahip olmadığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Sinop milletvekillerinin daha çok bölgesel davrandığı ve çalışmaların bireysel siyaset düzeyinde kaldığı da dile getiriliyor.

Bunun yanında; gençlere yönelik, göçü engelleyecek, Sinop ruhunu güçlendirecek, gelenek, görenek ve kültürel zenginliği koruyacak; güçlü STK'larla birlikte merkezi yönetim ve yerel yönetimin ortak misyonuyla hazırlanacak uzun vadeli planlara ihtiyaç olduğu gözden kaçmıyor.

Sinop, "Huzurlu Şehir" unvanını, sabırlı insanlarından alıyor.

Dr. Ahmet Mertol Canel
NLP Master Trainer