TÜİK, “Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri 2025” raporunu yayımladı. Kâğıt üzerinde bir istatistik gibi görünen bu tablo, Sinop için soğuk bir sayıdan ibaret değildir. Bu rapor, yıllardır biriken ihmalin, ertelenmişliğin ve görmezden gelinmişliğin resmidir.
Rapora göre Sinop, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu iller arasında yer almaktadır.

Bu noktada artık gerçeği eğip bükmenin kimseye faydası yoktur. Sinop’un bugün geldiği yerin siyasi bir muhatabı vardır. O muhatap, 25 yıldır bu ülkeyi tek başına yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarıdır.

Bu tespit, AK Parti’ye oy veren Sinoplulara yöneltilmiş bir suçlama değildir. Tam tersine…
Bu tablo, defalarca sandıkta güven göstermiş bir seçmenin, karşılığını alamamasının tablosudur.

Sinop size sadece oy vermedi.
Sinop sabretti.
Sinop “hizmet gelecek” denildiğinde bekledi.

Bu şehir gençlerini göçe verdi, yaşlılarını yalnızlığa terk etti, üreticisini kaderine bıraktı. Karşılığında ise sanayisiz bir ekonomi, daralan bir istihdam alanı ve her geçen gün derinleşen bir yoksulluk aldı.

Bugün TÜİK rakamlarıyla tescillenen bu yoksulluk, doğal bir kader değil, açıkça siyasi bir tercihin sonucudur.

Sinop deprem bölgesi değildir.
Sinop savaş yaşamamıştır.
Sinop büyük bir doğal afetle harap olmamıştır.

Ama buna rağmen yoksuldur.

Çünkü Sinop’a uzun vadeli yatırım planlanmamıştır.
Çünkü Sinop için kalıcı bir üretim modeli kurulmamıştır.
Çünkü Sinop, yıllarca “nasıl olsa oy veriyor” denilerek geri plana itilmiştir.

Ve bu yoksulluğun en somut, en çıplak göstergelerinden biri de SİNOP SAHİL YOLUDUR.

Karadeniz’in neredeyse tamamında sahil yolları tamamlanmışken,
Samsun’dan Rize’ye kadar şehirler birbirine bağlanmışken,
Sinop hâlâ virajlarıyla meşhur, can alan, ekonomiyi kilitleyen yollarla anılmaktadır.

25 yıldır iktidardasınız.
25 yıldır bütçeyi siz yaptınız.
25 yıldır “ulaşım kalkınmanın temelidir” dediniz.

Ama Sinop’ta bir sahil yolunu bile tamamlayamadınız.

Bu sadece asfalt meselesi değildir.

Sahil yolu demek;
Turizmin canlanması demektir,
Ticaretin hızlanması demektir,
İlçelerin nefes alması demektir,
Göçün azalması demektir.

Ama Sinop yola bağlanmadı,
Sinop ekonomiye bağlanmadı,
Sinop Türkiye’nin üretim ve turizm zincirine tam anlamıyla eklenmedi.

AK Parti’ye yıllardır destek veren Sinoplu seçmenin bugün sorması gereken soru şudur:
Bu kadar güçlü bir destek varken, neden Sinop geri kaldı?
Neden gençlerimiz başka şehirlerde gelecek arıyor?
Neden Karadeniz’de yoluyla, yatırımıyla öne çıkan iller varken Sinop yerinde sayıyor?

Bu soruları sormak ne nankörlüktür ne de düşmanlıktır.
Bu sorular, emanetin gereğini yapıp yapmadığını sorgulamaktır.

Unutulmamalıdır ki;
sadakat, hizmetle karşılık bulduğunda anlamlıdır.
Sorgulamayan seçmen kaybetmez ama sorgulanmayan iktidar kaybettirir.

Bugün Sinop’un TÜİK raporlarında yoksullukla anılması, Sinop halkının ya da AK Parti seçmeninin değil; verilen güçlü desteğe rağmen bu şehri kalkındıramayan siyasi anlayışın sorumluluğudur.

Ve artık şu gerçeği yüksek sesle söylemenin zamanı gelmiştir:

Sinop yoksul değildir;
AK Parti iktidarları döneminde, güven verilmiş ama ihmal edilmiş bir şehir olduğu için yoksullaştırılmıştır.

Bu, bir öfke yazısı değil;
bu, 25 yılın sonunda yapılması gereken bir vicdan muhasebesidir.

Şaban Turhal