Türkiye’de korna sesinin duyulmadığı, yayaların “kral”, sürücülerin ise nazik birer misafir olduğu kaç şehir kaldı? Sinop, bu yönüyle sadece bir coğrafya değil, bir medeniyet vahasıdır. Burada yazılı olmayan bir toplumsal sözleşme vardır: Yaya kaldırımdan adımını attığı an akan trafik bıçak gibi kesilir ve yol verilir. Ne polise ihtiyaç vardır ne de kameraya; bu, Sinoplunun genlerine işlemiş bir saygıdır.

Ancak ne zaman ki takvimler haziranı gösterir, okullar kapanır ve gurbetçilerimiz ile turistler şehre akın eder; işte o zaman bu naif sessizlik bozulur. Büyükşehirlerin agresif trafik alışkanlıklarını bagajlarında getiren misafirler, Sinop’un o sakin ritmini bilmedikleri için kornalara asılır, yol vermez ve o güzelim huzuru kaosa çevirirler.

İşte tam bu noktada, Sinop Valiliğinin KUZKA desteğiyle hayata geçireceği “Yapay Zekâ Destekli Akıllı Kavşak Yönetimi” şehrin imdadına yetişiyor. Şehrimizde sadece üç kritik noktada—Sanayi Kavşağı, Hastane Kavşağı ve Hastane Giriş-Çıkışı’nda—bulunan trafik ışıkları artık basit birer lamba olmaktan çıkıp, şehrin diğer kilit noktalarına yerleştirilecek ışık ve sensörlerle trafiği yöneten birer “dijital beyne” dönüşüyor.

Peki bu teknoloji aslında nedir? Bir demir yığını nasıl “düşünür”? Gelin, kaputun altına bakalım.

SİHİR DEĞİL, DERİN ÖĞRENME: SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?

Çoğumuz trafik ışıklarını, içinde saat olan basit makineler sanırız: “45 saniye kırmızı, 60 saniye yeşil yan.” Oysa kurulacak olan sistem, Derin Pekiştirmeli Öğrenme (Deep Reinforcement Learning) prensibiyle çalışan canlı bir organizmadır.

Bu sistemi Sinop trafiğine yerleştirilmiş, 7/24 çalışan usta bir trafik polisi gibi düşünebilirsiniz; ancak bu polis milisaniyeler içinde karar verebilen süper güçlere sahiptir.

Sistem üç aşamada çalışır:

1. HİSSEDER (Sensör Teknolojisi ve Nesnelerin İnterneti - IoT)

Eski ışıklar kördür; önünde kuyruk olup olmadığını bilmez. Yeni sistemde ise asfaltın altına “endüktif döngü” dediğimiz manyetik sensörler yerleştirilir. Bu sensör, tıpkı bir metal dedektörü gibi, araç yaklaştığında oluşan manyetik alan değişiminden yoldaki aracı tespit eder.

Buna ek olarak direk tepelerindeki kameralar devreye girer. Bu kameralar sadece görüntü almaz; görüntü işleme teknolojisiyle videodaki pikselleri analiz eder ve yolda görünen şeyin otomobil mi, kamyon mu yoksa ambulans mı olduğunu ayırt eder.

2. DÜŞÜNÜR (Yapay Zekâ ve Algoritmalar)

Toplanan veriler merkezi işlemciye akar. Yapay zekâ, anlık durumu analiz eder. Örneğin:

“Şu an Nokta Mevkii Kavşağı’nda şehre giriş yönünde 50 araç birikti, çıkış ise boş. Eğer girişe 10 saniye daha fazla yeşil yakarsam kuyruk erir ve kavşak tıkanmaz.”

Bu karar saniyenin onda biri sürede verilir. Buna adaptif sinyal kontrolü denir.

3. ÖĞRENİR (Makine Öğrenimi)

Sistem hafızaya sahiptir. Sinop’un geçmiş verilerini analiz eder:

“Geçen yıl Kurban Bayramı arifesinde Uğur Mumcu Meydanı Kavşağı, saat 14.00’te kilitlenmişti.”

Bu bilgiyi hatırlar ve bu yıl o an daha gelmeden ışık sürelerini proaktif olarak düzenler. Yani kriz çıkmadan krizi çözer.

TEKNOLOJİ YETMEZ, “CERRAHİ MÜDAHALE” ŞART!

Yapay zekâ elindeki mevcut yolu en verimli şekilde kullanır ama olmayan yolu var edemez. Sinop’un coğrafi yapısı bir huni gibidir; giriş dardır. Bu yüzden teknolojiyi yerel “by-pass” çözümleriyle desteklemek zorundayız.

İşte Sinop trafiğine nefes aldıracak, yapay zekânın elini güçlendirecek üç hayati dokunuş:

1. Turisti Şehre Sokmadan Sahile İndirmek: “Sakarya Girişi Düzenlemesi”

Yazın trafiğin kilitlenmesinin en büyük sebebi, şehri bilmeyen tatilcilerdir. Sakarya Caddesi ayrımına gelen yabancı bir sürücü, “Acaba sahil nerede?” diye düşünürken kendini şehir trafiğinin göbeğinde bulur.

Çözüm:
Sakarya Caddesi girişine, sürücüyü tereddütsüz yönlendirecek devasa ve belirgin bir “SAHİL / LİMAN / GEZİ BÖLGESİ” tabelası veya takı yerleştirilmelidir.
“Şehir merkeziyle işin yoksa trafiğe girme; buradan direkt sahile in.”
Bu basit hamle merkezdeki gereksiz araç yükünü %20 azaltır.

2. Şehrin Gizli Nefes Borusu: “Hamsi Yolu - Nokta By-Pass’ı”

Nokta ve Gelincik bölgesindeki sıkışıklık Sinoplunun kabusudur. Oysa elimizde Hamsi Yolu gibi atıl bir kapasite var.

Çözüm:
Hamsi Yolu’nun, Nokta Kavşağı ile doğrudan bağlantısı sağlanarak bir alternatif by-pass hattı oluşturulmalıdır.
Sürücülere:
“Aşıklar Caddesi’ne gidecekseniz ışıklara girmeden Hamsi Yolunu kullanın”
imkânı sunulmalıdır.

3. Stad Yolu: “Arka Sokak” Değil, “Protokol Yolu” Olmalı

Ayancık, Erfelek ve Türkeli yönüne gidenler, yolun konforsuzluğu nedeniyle Stad Yolu’nu tercih etmiyor.

Çözüm:
Stad Yolu’nun asfalt kalitesi artırılmalı, aydınlatması güçlendirilmeli ve “İlçelere Transit Geçiş” tabelalarıyla sürücüler buraya yönlendirilmelidir.
Sürücü şunu diyebilmelidir:
“Stad Yolu’ndan gidersem hem arabam zarar görmez hem de ışığa takılmam.”

SONUÇ: MEDENİYETİ TEKNOLOJİYLE KORUMAK

Sinoplu, o naif, kornasız, insana saygılı trafik kültüründen taviz vermeden yaşamayı hak ediyor. Yazın gelen kalabalığın bu kültürü ezmemesi için teknoloji şart.

Yapay zekâ destekli trafik ışıkları, dışarıdan gelen agresif trafiği “sakinleştirip” şehre sokan bir filtre görevi görecektir. Ancak bu dijital beyni Sakarya Caddesi, Hamsi Yolu ve Stad Yolu gibi fiziksel düzenlemelerle desteklemezsek sistem tıkanmaya mahkumdur.

Gelin, teknolojinin aklını Sinop’un yerel ihtiyaçlarıyla birleştirelim; “Mutlu Şehir” unvanını trafikte de kimseye kaptırmayalım.

Yasin KARAGÜL