İnsan farkılıdır diğerlerinden her açıdan, elbet bunun bilinciyle yaşamasını bilenler hayata olumlu bakarak kendilerini geliştirebilirler. Daima kabulenemeyenlerle yüzleşince açığa çıkar ehemmiyetsiz taraflarımız.. Savunma mekanizmamızı ararız hemen karşıya ültimatom verecekmişçesine oysa yoktur aslen kendimiz büyütürüz çoğu şeyleri..
      Sen anlamazsın yaşamayan bilmez çektiklerimizi diyerek kapanırız çoğu kez içimize, Bir insanın içinden yitip gitmesiyle birlikte başından çözümlenecekleri sonu gelmeyecek hale sokarız çoğu zaman. Korkutucu gelen ise bunları henüz törpecik ergenliğe yeni adım atmışlar yaşar sendromu.. Onlar kendilerince sonu gelmeyecekmişçesine algılayarak kör kuyulara kapanmış hissiyatla çevrelerine kapatırlar kendilerini.. 
      Sizden ne ister diye bekleyedurur çevresindekiler anlamaksızın denmez ki, İnsan kendini hangi nedenlerden dolayı böyle hisseder?. Anlamsızcasına çevresine donuk bakışlarla bakınırken insan, aslen özgüvenini kaybetmeye başlamıştır. İçinde bir savaş veriri tekrar özgüvenini kazanabilmek için, engellendiğinde de ‘’sen anlamazsın’’ ..!
      İnsanın istenç dışı değiştirilmeye çalışıldığında, amaçları, düşünceleri, duygularına saygı gösterilmediğinde ciddi depresyonlarla karşılaşır ki artık uzman yardımı almadan kendini toparlayamayacaktır. Toplum tarafından birey olarak saygı gösterilmesi sağlanılmalıdır.
       Farklı doğruları yorumlarken hangisinden daha fazla istifade edebilirim düşüncesiyle hareket ederek insan , hedefleri doğrultusunda sahih kararlara ulaşacaktır. İnsanları dışlamadan olabildiğince akılcı, empatiksel dialoglarla yönlendirebilmeye çalışılmalıdır. Özellikle genç insan problemlidir önyargısından kurtularak onları daha fazla önemseyerek yoldaş olunabilmelidir. 
      Eğitimcilerimize çok büyük görevler düşmektedir. Her yaştan kendileri ergenlerle muhatap olduklarından farklı farklı dialoglarını geliştirerek mantık çerçevesinde en verimli ne şekilde hayattan istifade edebileceklerini öğretmelilerdir. Hayatta soru işaretlerini sorgulayabilmeyi öğretebilmek yanında kendi doğrularını geliştirebilmeyi de öğretmelilerdir.
      Çevremizde üzücü olanı gençlerimizin dertlendiklerini kendileri zamanında da yaşadıkları halde gençlik dönemlerini atlattıktan sonra geriye dönüp onları anlamaya çalışmadıklarını da gözlemlemekteyizdir. Oysa aynı duygu düşünceleri yaşayıp görenler kendileridirler. Gençler kendince  dışarıya ‘’sen anlamazsın’’ tepkisi verirken ileri yaş seviyesindekiler negatif karşılık vereceklerine daha ılımlı ve metanetle geri dönüşüm yapmaları daha uygundur. 
      Değişik sahalarda kendilerini kanıtlama arayışı ve savaşında olan gençlere daha mütevazi ve kolaylaştırıcı imkanlar sunmak gereklidir. İnsanların en büyük sorunu başkalarının yaşamına, fikir ve düşüncelerine saygı duyarak daha geniş bakış açısıyla yaklaşımda bulunamamasından kaynaklanmaktadır.

   ARAŞTIRMACI YAZAR
 VOLKAN YAŞAR BERBER