banner718

banner600

banner534

19.02.2020, 21:19 306

Küsen Karanfil

İncinmişti.

Belki de yüreği sızım sızım sızlıyordu ama belli etmiyordu. Gülümsüyordu. Üstelik her konuda en saçma şakalara dahi gülmeden duramıyordu. Buradan belliydi incinmiş olduğu. Mütevazi tavırlarının ardında fırtınalar koptuğunu hissediyordum ki belki de bir liman arıyordu. Ancak korku denilen lanet duygu, sönen umutlar ve hep beklenip gelmeyen gemi yüreğinin etrafını sarmıştı.

Yüreğini kaplayan bu melanet sarmaşıklar öyle ki ne söylenen sözü içeriye alıyordu ne de yeni doğan güneşin umut ışıklarına izin veriyordu.

O akşam şehrin soğuğuna aldırmadan kulaklığını takmış, siyah kaşesi ve kırmızı beresini giyinmiş, denizi sağ tarafına almış, güneşin doğduğu yöne doğru yavaş yavaş ilerliyordu. Attığı her adım adeta konuşuyor; kararsızlığın ve korkunun anlamını deşifre ediyordu. Ancak yüzünü güneşe dönmüştü. Bu tavrı artık ”benimde gönül diyarlarıma doğ, her sabah bende ki çimenlerde de boncuk boncuk parlat çiğ tanelerini, bende artık sabahın huzur veren kızıllığını izleyebileyim” diyordu. Dinlediği parçanın adı neydi? Kim söylüyordu? Acaba hikayesini biliyor muydu? Sadece adımlarından ve gözleriyle denizi süzmesinden bunlar çıkıyordu.

Tüm bunlar sessiz sessiz tarihe geçerken karşı yönden de yüzünü gün batısına dönmüş diğer çocuk geliyordu. Yorgundu ama gözlerinden ve hararetli nefes almasından içinden nutuk attığı belliydi. Heyecanları var gibi duruyordu. Hani hepimizin hayallerinin yarattığı o heyecan duygusu var ya onun gibi bir şey. Attığı adımlar, dudaklarını sıkı sıkıya kapatması ve türkü mırıldanması, başı hafif sola denize doğru çevirerek yürümesi bir başka şifreyi deşifre ediyordu. Bir gün bekliyordu çocuk. O gün doğan güneş ve güneşle uyanan martılar bir haberi getirecek gibiydi. O gün hasret duyduğu ve yüreğinin en içinde hissettiği, acılarını ve kederlerini paylaştığı insanlara umut olacaktı.

Güneşi bekleyen kırmızı bereli kız ile gözleri umutlu çocuk yan yana geçmek üzereydiler. Adeta iki yıkık şehir, şarkıları ve dansları farklı iki memleket, sözleri ve bakışları başka iki insan yan yana geçeceklerdi. Boğazda birbirini selamlayan, yıllarca insanların yükünü çekmiş vapurlar gibi. Birbirini tanımayan bu iki insan, iki farklı yaşam ve iki farklı inanç demekti. Tam o an yanan geçtiler. Çocuk göz ucuyla kırmızı bereli kıza baktı, kızda ona. Ufak bir göz göze geldiler ve geçip gittiler. Etrafta sadece rüzgarın süpürdüğü dökülmüş yaprak bir de aç martıların seslerinden başka hiç bir şey yoktu.

Sonra nedendir kırmızı bereli kız sahilin bir ucunda, gözleri umutlu çocuk sahilin diğer ucunda durdular. Çocuk dediğime bakmayın siz. İçinde çocuklar gibi umutlarını hep alevlendirdiği için diyorum. Sonuçta bizde aynı adımlardan az atmadık zamanında.

Evimin balkonundan tüm bunları izlerken eşim Selanik geldi yanıma, çayı demlemiş, karşıma oturdu. Önce bir göz göze geldik. Ufak bir tebessüm ile sordum;

– Şu karşıda ne görüyorsun?

-Ne göreyim Cevdet? Her akşam ki manzara işte.

– Onu demiyorum canım. Bak şu karşıda denize doğru bakan kırmızı bereli kız ile diğer tarafta ki çocuğa baksana.

– İlk defa mı kırmızı bereli kız görüyorsun ne var bunda şaşıracak?

– Ne var olur mu? İki tane yaşanmışlık var orada. Normal insan yürüyüşü değildi onların ki. Farklı yönlerden geldiler sonra aynı tarafa doğru durdular. Hani Karadeniz’in dağlarında dumanların  arasında yalnız başına zamana direnen, pencereleri güneşe dönük evler var ya. İşte bu çocuklarda o duruş var. Sen ister gör ister görme var bu işte bir iş.

– Diyorsun!

-Öyle elbet ya. Hatırlasana be Selanik. Yıllar evvel Karaburun Pastanesinde çaylarımızı içerken sana Karakoç’un Mihriban’ından ve Sezai Karakoç’un Mona Roza’sından bahsetmiştim.

– Evet hatırladım.

– Ben bu çocuklarda o şiirleri görüyorum be Selanik. Sanki çocuk kırmızı bereli kıza yüreğinden bir sesle Mona Roza’yı okuyor ve Abdürrahim Karakoç gibi de sessiz ve mütevazi bir şekilde duruyorlar. Onlara bakınca bizi hatırladım be Selanik. Yıllar öncesine gittim. Bizde böyle çekinirdik birbirimizden, sen korkardın. Ben korkularını şiirler ile silmeye çalışırdım ya hep. Sabır derdim kendi kendime. Beklediğim o güneş bana da doğacak elbet derdim. Her sabah doğadan önce uyanır sizin posta kutusuna mektup atar kaçardım ya hani. Ama seni kırmaktan da korkardım. Bu çocuklara bakınca o günler geldi aklıma.

-Korkardım ya. Üzülürüm diye korkardım. Sen beni öyle severken benim içim içimi yerdi. Deli bu oğlan derdim kendi kendime. Gülüşün bile bir başka olurdu da ses etmezdim sana. Şükür be Cevdet hepsini aştık geldik. Bir olay var onu hiç unutmam mesela. Yıl galiba 1974. Ayten Alpman’ın Memleketim albümü çıkmıştı. Senden sıraya girmiş albümü almışsın bizim posta kutusuna koymuşsun. Sonra anladım ki o günün mektubu albümdeki ”Ben Varım” şarkısıymış. Eh be Cevdet dedim sana arkadaşların boşuna deli demiyorlar dedim.

– Neyse Selanik uzatmayalım fazla duygulanıyorum. Aaaa! Dur oda ne. Radyoda çalan parçaya baksana. Evet bu o şarkı. Sana hediye ettiğim parça çalıyor bak dinle.

O akşam hissetmiştim Selanik için ettiğim duaların kabul olduğunu. O kırmızı bereli kıza ve çocuğa bakınca hissetmiştim. Bilirim seni çocuk, anlarım seni. Şah Hayati gibi diyorsun sende; ”Bir derdim var bin dermana değişmem”

FURKAN GÜLER

Yorumlar (17)
Cem 2 yıl önce
Furkan Bey, kaleminize sağlık. Durum hikayesi olarak son aylarda okuduğum etkileyici bir anlatı.
Yasin 2 yıl önce
Emeğine sağlık kardeşim. Güzel bir yazı olmuş. Başarılarının devamını dilerim.
uğur 2 yıl önce
Kalemine sağlık üstat. Bir de Sinop'ta yaşadıklarını ve izlenimlerini buradan okumak isterim. Başarılar misafir kalem.
Meliha 2 yıl önce
Kalemine sağlık dostum
ferit 2 yıl önce
cok güzel
Ferit Güven 2 yıl önce
kalemine sağlık
Hamza Enes CAN 2 yıl önce
Kalemine sağlık
Enes 2 yıl önce
Çok güzel kalemine sağlık
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
banner719
Günün Anketi Tümü
Sizce Sinop için hangi projenin yapılması daha önemli?
Namaz Vakti 30 Kasım 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 13 30
2. Man City 13 29
3. Liverpool 13 28
4. West Ham 13 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. M. United 13 18
9. Brighton 13 18
10. Leicester City 13 18
11. Crystal Palace 13 16
12. Brentford 13 16
13. Aston Villa 13 16
14. Everton 13 15
15. Southampton 13 14
16. Watford 13 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 14 33
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7
banner637