banner600

banner534

27.03.2017, 21:32 186

BİTMEYEN SİSTEM ARAYIŞIMIZ

            Tarihte uzun dönem sessizliğinin beslediği hırs ve kazanma arzusu, batıyı makyavelist temelde bir başarı hedefine yönlendirdi.Mezkur medeniyetin başarıyı elde etme kararlılığı, kendisini tarih içerisinde elde ettiği değerlere ihanet etmekten alıkoymadı.On yedinci yüzyılla birlikte  Batı felsefesini   seküler paradigmanın şekillendirmesi, insan ve  varlık anlayışlarında  alışılagelen tanımlamaların tersine bir uslub ve tarz’ı  hakim kıldı.İslam medeniyetinin son temsilcisi Osmanlı,  hayata ve eşyaya getirilen yeni tanımlamayı anlamakta zorlandı.Anlayamazdı, zira  kurduğu sistem  toplumu taşımakta olup, uygulamada meydana gelen yıpranmalar, getirilecek  bir takım yeniliklerle giderilebilirdi.Namık Kemal, SavaPaşa, Ahmet Cevdet, Sait Halim Paşa, Tunuslu Hayreddin gibi Osmanlı aydınlarının büyük bölümü sistemin işleyişinde meydana gelen aksamanın temel nedeninin hukuk’un (Şeriat) yeterince uygulanamamasına bağlıyor ve hukukun gereği gibi uygulanmaya başlandığı takdirde meselenin hallolocağa kanaatini taşıyordu.Bir kısım batıcı aydınlar ise  batının soyluluk sorunu ve  ezik karekter içinde kendi toplumunda yaşadığı açmazların sonucunda yaşadığı kavgayı, altı asır boyunca muktedir olan Müslüman toplum içine taşıyor ve rotayı batının dönüşümüne konu süreci Osmanlının da yaşaması gereği yönünde belirliyordu. Ünlü müsteşrik Ernest Renan’ın ‘islam terakkiye manidir’ Sözünü şiar edinen batıcı aydınlar, kendi medeniyetini oluşturan değerlere ihanet etme noktasında bir mahzur görmüyordu.Tarihin oluşumu içinde uzunca bir dönem teşkil eden süreçte, Batı medeniyetinde meydana gelen seküler yöndeki paradigma değişimi batıyı muktedir bir güç pozisyonuna taşırken, Osmanlının beka mücadelesinde denediği değişiklikler kendi merkezinden uzaklaşma yönünde cereyan etmiş ve I. Genel savaş sonucunda yokolma şeklinde sonuçlanmıştı.
Üç yüz yıldır süren sistem arayışımızda bizi bu arayışa sürükleyen sebeblerin, bulunmamız gereken merkezin, kendimizi tanımladığı/yacağa/mız paradigmanın ne olması gerektiği hakkında hala ciddi bir araştırma yapıp tartışmış  değiliz.Yapılan tahliller, önerilen çözüm biçimleri, öngörülen hedefler mantıki tutarlılığa  arzedilmeksizin, psikolojik eziklikler ve aşağılık kompleksleri  temelinde gerçekleşmektedir.Batıcılarımız (maalesef aydınlarımız diyemiyorum) batı medeniyetinin, içinde yaşarken sancılandığımız sorunları üreten merkezin  savundukları şey olduğunu,  hayata, varlığa, dine getirdiği tanımlamaların tükendiğini görmekte, milli değerleri ön plana çıkaran kesim ise karşı oldukları sistemin kültüründen bulaşan kirlerden (dünyevilikten) arınmakta zorlanmaktadırlar.Gerçekte kendimize ait yeri belirleyip kimliğimize sahip çıkamadığımız müddetçe bütün arayışlarımız güdük kalacaktır.Yakın tarihimize baktığımızda, medeniyetimizin yenilgisinde  başat aktör,  kendi içinde kaybettiği dinamizm olmakla beraber çareyi kendi dışında doku uyuşmazlığı olan sistemlerde aramış olması ilk göze çarpan nedenler olarak karşımıza çıkmaktadır.Batı tarafından Osmanlıya  dayatılan bütün çözüm önerileri sonuç itibariyle yıkımı getirmiştir.Tarihe tutunmaya yönelik düzenlenen  batı tandanslı bütün yenilikler  dış güçleri yönetimde söz sahibi kılarak iktidarın manipüle edilmesi ile sonuçlanmıştır.Bu bağlamda yakın tarihten geleceğimize ait çıkaracağamız sonuç; kendi  sorunlarımıza kendi tarzımızda bulacağamız çözümler olmalıdır.Çünkü ithal ettiğimiz çözümler başkalarının müdahale edeceği manevra alanları yaratmış, yaralarımızı sarmaktan ziyade kangren olma noktasına taşımıştır.
             Sistemlerin iyi veya kötülüğü, başarılı veya başarısız sonuçlar üretmesi, kullanılabilirliği ile ilişkilidir.Batı, kurduğu demokrasi karakterli medeniyet ile içinde bulunduğumuz çağ içerisinde muktedir bir pozisyonu yakalarken, batı dışında demokrasi ile yönetilmeye çalışılan  ülkeler sömürüye açık hale gelebilmiştir.Popüler kültür içerisinde tartışılıp hakir görülen krallık ve çarlığa dayalı sistemlerle yönetilen bir çok ülke de halkını tatmin edecek bir yaşam biçimini üretebilmiştir.Her milletin kendine has bir inancı, kültürü ve kendine has baskın karekteri vardır.Başarılı herhangi bir sistemin  heryerde aynı sonucu vermesini umut etmek  beyhude bir beklentidir.Nitekim yüz yıldır uyguladığımız parlamenter sistem kanaatimce, çok kültürlü bir yapıya sahip olan ülkemizde daha çok ayrışmayı ve kutuplaşmayı getirmiştir.Günümüzde hiçbir mesele ülkemizde mantık ilkeleri ile düşünüp tartışılarak sonuçlanmamakta, tercihler, liderler, medya ve menfaat gruplarının kanaatleri esas alınarak neticelenmektedir.Yani en çok bizi ilgilendiren sorunlar, küresel güçlerin farklı kanallarla müdahalesine açık şekilde çözüme gitmektedir.Millet olarak öne çıkan karekter, inanç ve kültürümüzün bizi topladığı  merkez net olmakla birlikte iki yüz yıldır dayatılarak uygulanan  politikalar iç içe yaşadığımız toplumdan ayrışıp, merkezden uzaklaşan  daha farklı grupları oluşturabilmiştir.Tarihte sayılı medeniyet kurabilmiş bir milletin çocukları kendilerine has bir sistemin nasıl olması gerektiği tartışmasını psikolojik zaaflardan kurtulup, derinlikli düşünce becerisi ile gerçekleştirmekten korkmamalıdır.Tarihi ile sürekli hesaplaşarak, geçmişi ile kavga edip kendi gerçeğini hakir gören kör-karanlık bakış açısını terk etmeli ve kendisiyle barışık, geçmişi ile yüzleşmekten çekinmeyen,  doğrularına sarılıp ilke haline getiren, yanlışlarını  yapılmaması gereken tecrübeler olarak algılayan bir bilincin sahibi olmalıdır.Bin yıl önceden özümüzde devlet nedir sorusunun cevabını vermeye çalışan Kutadgu Bilig de ‘devletin savunması için orduya, ordunun paraya, paranın da ancak adaletle yönetilip zenginleşen toplumdan elde edilebileceği’ vurgulanırken sistemin hangi temeller üzere oturması gerektiğinin de izahı yapılır.Tercih edilecek sistem arayışı isim ve popüler kültür etkisinden azade zeminlerde aranarak getirilen nitelikler ön plana çıkarılmalıdır.Gerileme dönemi ile birlikte kendi özgüvenimizi yitirmemiz sonucu her dönemde başvurduğumuz çözüm arayışları, ve denediğimiz yenilikler bize memnun olacak bir zemin sağlamamışsa, kurduğumuz idare modeli küresel güçlere karşı elimizi zayıflatmışsa, öngörülen uygulamalar yaşam içinde devlet ve toplum arasında engeller oluşturmuşsa bunları revize etmekten, yeni arayışları sürdürmekten niçin korkulsun? Eğer bir sistem, içinde yaşadığımız toplumu ait olduğu merkeze çekerek, adaletin gerçekleştiği, sahip olduğu değerlerin yaşam içinde dal budak saldığı   bir niteliğe sahip olma hedefi taşıyorsa bu sistemin iyi olduğundan, en azından denemeye değer olduğundan niçin kaygı duyulsun?
 
Yorumlar (0)
banner706
19°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce Sinop için hangi projenin yapılması daha önemli?
Namaz Vakti 12 Haziran 2021
İmsak 02:52
Güneş 04:56
Öğle 12:44
İkindi 16:46
Akşam 20:22
Yatsı 22:17
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30
banner637