Kahramanmaraş merkezli yaşanan ve toplamda 11 ilde etkili olan deprem, binlerce binayı enkaza çevirdi.  
15 milyona yakın vatandaşımız Asrın Felaketi'nden etkilendi. 
Kimisi, enkaz altında can verdi. 
Kimisi yaralı kurtuldu. 
Kimisi de sağ olarak soğuk kış günlerinde kendisini sokağa attı. 
Depremin ilk dakikasından itibaren klavyeşörler harekete geçti. 
Devlet nerede? 
Hükümet nerede? 
Asker nerede? 
Kızılay nerede? 
AFAD nerede? demeye başladı. 
Muhalefette onlardan aşağı kalmadı.
Ya Allah'tan korkun. 
Devlette, hükümette, askerde, poliste, AFAD'da, Kızılay'da, millette,  hepsi oradaydı.! 
Sizin gözünüz kör, kulağınız sağır olduğu için,  ne görürsünüz, ne de duyarsınız.! 
Geçen yazımda da 1999 depreminden bahsetmiştim.  
O zamanki hükümet sizin kafa yapınızdaki hükümetti.  
O depremde ne oldu biliyormusunuz? Bir hafta deprem bölgesinden haber alamadık gazeteci olarak. 
Niçin mi?
İşte sizin aradıklarınızın hepsi 
o depremde yoktu.!
Ülkeyi yöneten yetkili bir kişi çıkıpta Başbakan'da dahil, depremin derinliği hakkında, can kaybı hakkında, yıkılan binaların hakkında, bilgi veremedi.
Yine soruyorum. 
O zaman siz neredeydiniz? 
Sizin amacınızın ne olduğunu bu millet artık biliyor. 
Bir söz var ya, sizinkide ona benziyor.
"Meyve yemek değil, bağcıyı dövmek."
Şimdi de ana muhalefet lideri ve  yavru muhalefet liderleri, hükümeti yıkılan binalar hakkında suçlamaya kalktılar.
Bu binalar sizin iktidarınız zamanında yapıldı, niçin denetlemediniz gibi!
Bunlar, TOKİ'nin yaptığı sağlam binalardan da bihaberler.
Fakat o yalanları da tutmadı. 
Çünkü yıkılan binaların yüzde 98'i 1999'dan öncesi yapılan binalar. Depremden en çok yıkım olan Hatay'da Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, 14 yıldır koltukta oturuyor.
Sorsana başkanına Kılıçdaroğlu, bu yıkılan binaları önceden denetleyip niçin kentsel dönüşüm başlatmadın diye?
Soramazsın.
Çünkü o belediye başkanın yıkılan binaların müteahhitlerini savunacak kadar ileri gitmiş ve pişkinliğini ortaya koymuştur!
Hadi görevden istifa ettir gücünüz yetiyorsa. 
Eskiler çok güzel söylemiş: "Önce kendi evinin önünü temizle" diye..
Hükümete kentsel dönüşüm yapmadı diye bas bas bağırıyorsunuz.
Sizinki boş teneke misali.. 
Başkan Erdoğan 01 Şubat 2019 yılında deprem bölgesinde binaların depreme dayanıksız, plansız programsız olduğunu ve biran önce kentsel dönüşüm yapılması için vatandaşı ve herkesi uyarmıştı. "Aksi takdirde burada bir deprem olduğu zaman hazmedemeyeceğimiz neticeler olursa, bana ah edersiniz. Niye bu binaları planlı, projeleri uygun bir şekle dönüştürmedin diye. Herşey gönüllülük esasına dayalıdır. Kimseye buradan kovmaya dayalı birşey  Kentsel dönüşümde söz korusu değildir" demişti. 
Bu uyarıyı dikkate alanlar oldu mu? 
Olmadı.
Aradan 4 yıl geçti ve işte manzara ortada. 
Deprem yerle bir etti.
Kentsel dönüşüme karşı çıkan siz ve sizin gibiler takoz olmayı sürdürdü. Dedik ya arşivler yalan söylemez! 

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Savaş, 2019 yılında kentsel dönüşüme karşı miting düzenlediği anları Twitter hesabından "haksızlıkların üstesinden geleceğiz" notuyla paylaşmıştı. 
Başkan Savaş, katıldığı Habertürk'ün canlı yayınında tüm bu olanları yalanladı. 
Kentsel dönüşüme sade siz mi, 6'lı masadan ortağınız Meral Akşener de karşı çıkmıştı.
İstanbul Göngören Tozkoparan'daki Kentsel dönüşüme Akşener'de takoz olmuştu.
Riskli yapıların belirlenmesi için yapılan kentsel dönüşüm projesine karşı çıkan Akşener, Tozkoparan ziyaretinde, "Bağırdık, durdurmaya çalıştık" demişti.

Bu muhalefet liderlerinin veya belediye başkanlarının acaba ağzından çıkan sözleri kulakları duymuyor mu?
Yoksa ne söylediklerini bilmiyorlar mı?
İktidar hayali kurmak için her yolu mübah sayıyorsunuz.
Siz iftira da atıp, yalan da söyleyip  inkar da etseniz, söylenilen sözleri unutursunuz fakat, arşivler unutmaz ve yalan da söylemez.
Başkan Erdoğan, depremzede  evlerinin bir yıl içinde yapacağı sözünü verdi.
Yapar mı? 
Yapar?
Erdoğan şimdiye kadar ne söz vermişse onuda yapmışmıdır? Yapmıştır!
Bunu sizde, vatandaş da çok iyi biliyor. Bu halk onun için Erdoğan'a güvenip iktidar yapıyor.
Sizde güven zafiyeti var.
Vatandaşa, söylemlerinizle, hal ve hareketlerinizle güven vermiyorsunuz!
Son söz.
Neye takoz olursanız olun, bu millet sizi çok iyi biliyor.
Bu deprem, söylediklerinizle, bir de bu acılı günlerimizde birlik içinde olamayıp "Tabiki siyaset yapacağız" demenizle, sizin de maskenizi düşürdü ve gerçek yüzünüzü vatandaşa gösterdi.  
Eğer bu ülkede siyaset yapacaksanız, bol keseden atmayacaksınız. 
Yalan değil, hakikatleri söyleyeceksiniz.
Sizde proje yok, yalan ve inkar çok.
İnsanlar can derdine düşmüşken, mal ve  seçim derdine düşenleri bu millet affetmez!