Sinop Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, rektörler, akademisyenler ve davetlilerin katılımıyla düzenlendi.

Törende konuşan Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, üniversitenin eğitim, araştırma ve toplumsal katkı alanlarındaki hedeflerini aktarırken, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar yükseköğretim sisteminin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özvar, üniversitelerde ders yükünün sadeleştirilmesi, sınav ve değerlendirme yöntemlerinin gözden geçirilmesi, dijital yetkinliklerin geliştirilmesi ve araştırma çıktılarının ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Rektör Taşdemir: “Köklerimiz bu topraklarda, ufkumuz insanlığın ortak geleceğinde”

Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, yeni akademik yılın öğrenciler, çalışanlar, Sinop ve Türkiye için hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başladı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ı üniversitede ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Taşdemir, üniversitenin bölgesel ihtiyaçlarla bilimsel gelişimi bir araya getiren bir anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

2007 yılında kurulan Sinop Üniversitesinin gelişimini sürdürdüğünü ifade eden Taşdemir, kentin denizi, kültürel mirası ve üretim geleneklerinin üniversite için önemli bir araştırma alanı oluşturduğunu söyledi. Üniversitenin balıkçılıktan sanayiye, eğitimden mesleki gelişime kadar farklı alanlarda kullanılabilir bilgi üretmeyi hedeflediğini belirten Taşdemir, “Köklerimiz bu topraklarda, ufkumuz insanlığın ortak geleceğinde” anlayışıyla hareket ettiklerini kaydetti.

Üniversitenin gelecek hedeflerini belirlemek amacıyla hazırlanan Sinop Üniversitesi 2030 Yol Haritası kapsamında eğitimde kalite, dijital dönüşüm, müfredatın güncellenmesi, uygulamalı eğitim, mezun istihdamı ve girişimcilik alanlarında eylem planları oluşturulduğunu aktaran Taşdemir, bölgesel ihtisaslaşma çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti.

Balıkçılık ve su ürünleri, nükleer enerji, gerontoloji, kültürel miras ve sürdürülebilir turizm gibi alanların üniversitenin bölgesel kalkınma hedefleri açısından önem taşıdığını belirten Taşdemir, akademik kapasitenin kentin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesine öncelik verdiklerini dile getirdi.

Öğrenci projeleri ve araştırma kapasitesi güçleniyor

Üniversitede araştırma ve öğrenci gelişimini destekleyen yeni yapılanmalara dikkat çeken Taşdemir, proje yönetimi, veri yönetimi ve teknoloji transferi alanlarında çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Öğrencilerin akademik, sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan Öğrenci Dekanlığı Koordinatörlüğünün de bu yaklaşımın bir parçası olduğunu belirtti.

Taşdemir, TÜBİTAK 2209-A ve 2209-B programlarının 2025 yılı birinci dönem sonuçlarında 184 öğrenci projesinin desteklenmeye hak kazandığını açıkladı. Gençlik ve Spor Bakanlığının ÜNİDES programı kapsamında desteklenen 93 projeye ve gönüllülük çalışmalarına da değinen Taşdemir, üniversitedeki 240 öğrenci topluluğunun gençlerin bilimsel ve sosyal faaliyetlere katılımını güçlendirdiğini ifade etti.

Dijitalleşme, veri bilimi, yapay zekâ, siber güvenlik, dijital sağlık, dijital tarım ve yeşil dönüşümün üniversitenin gelişim öncelikleri arasında yer aldığını kaydeden Taşdemir, yapay zekânın eğitim, araştırma ve yönetim süreçlerine insan odaklı, güvenli ve etik ilkeler çerçevesinde entegre edilmesini amaçlayan bir politika belgesi hazırlandığını bildirdi.

Üniversitenin eğitim ve araştırma altyapısına yönelik yatırımlarına da değinen Taşdemir, kütüphanenin 2024 yılından bu yana 7 gün 24 saat hizmet verdiğini, yeni kütüphane binasının öğrencilerin kullanımına sunulduğunu belirtti.

TEKNOFEST başarılarına ilişkin bilgi veren Taşdemir, üniversite takımlarının 2025 yılında ikisi birincilik olmak üzere altı derece, 2026 yılında ise dört birincilik, bir ikincilik ve bir üçüncülük elde ettiğini açıkladı. Özellikle nükleer teknoloji alanındaki başarıların, üniversitenin bilimsel ve teknolojik gelişime yönelik çalışmalarının önemli bir göstergesi olduğunu vurguladı.

Mesleki eğitimin uygulamayla desteklenmesine önem verdiklerini de belirten Taşdemir, 7 meslek yüksekokulunda 36 programda 3+1, 7 fakültede ise 15 programda 7+1 işletmede mesleki eğitim modelinin uygulandığını ifade etti. Üniversitenin lisansüstü eğitim kapasitesinin geliştirilmesine katkılarından dolayı YÖK Başkanı Özvar’a teşekkür eden Taşdemir, yeni akademik yılın hayırlı olmasını diledi.

Vali Özarslan: “Üniversite-kamu iş birliğinde önemli mesafe katettik”

Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın akademik yıl açılışına katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özarslan, Özvar ile daha önce Kadıköy’de kaymakamlık ve Marmara Üniversitesi rektörlüğü dönemlerinde birlikte çalışma fırsatı bulduklarını belirterek, kendisinin tecrübelerinden yararlandığını ifade etti.

Özvar’ın Sinop Üniversitesi kuruluşundan bu yana ilk kez YÖK Başkanı sıfatıyla kenti ziyaret etmesinin önemli olduğunu kaydeden Özarslan, üniversitenin kent için taşıdığı değere dikkat çekti.

Kamu kurumlarının çalışmalarında akademisyenlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlandıklarını belirten Özarslan, gerçekleştirilen faaliyetlerin ve bütçe harcamalarının hedef kitle üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla etki analizleri yaptıklarını söyledi. Bu süreçlerde bilim insanlarıyla birlikte çalışmanın kamu hizmetlerinin etkinliğine katkı sunduğunu ifade etti.

Sinop’ta üniversite, kamu ve şehir halkı arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi yönünde önemli mesafe katettiklerini belirten Özarslan, üniversitenin bilimsel birikimi ve gençlerin enerjisiyle kentin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sağlayacağına inandığını dile getirdi.

Özarslan, yeni akademik yılın hayırlı olmasını dileyerek YÖK Başkanı Özvar ve törene katılan konuklara teşekkür etti.

Milletvekili Maviş: “Yükseköğretimdeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz”

AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş de konuşmasında YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın akademik birikimi, rektörlük tecrübesi ve bilim insanı kimliğiyle yükseköğretim sisteminde önemli hizmetlere ve değişimlere katkı sunduğunu söyledi.

TBMM Millî Eğitim Komisyonu Sözcüsü olarak üniversiteler ve YÖK ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Maviş, parlamentodaki değerlendirmelerinde yükseköğretim alanındaki yenilikleri ve üniversitelerdeki gelişmeleri paylaştığını ifade etti.

Akademik camiayı yakından takip etmeye çalıştığını dile getiren Maviş, YÖK Başkanı Özvar’ın Sinop’u ziyaretinden duyduğu memnuniyeti belirterek yeni akademik yılın üniversite camiası için hayırlı olmasını temenni etti.

YÖK Başkanı Özvar: “Üniversiteler ülkenin sorunlarının çözümüne katkı sunmalı”

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2026-2027 akademik yılının akademisyenler, öğrenciler, idari personel ve yükseköğretim sistemi açısından hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başladı.

Üniversitelerin yalnızca bilimsel bilgi üretmek ve eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmekle sınırlı bir misyon üstlenmemesi gerektiğini belirten Özvar, toplumsal, kültürel ve ekonomik meselelerde de sorumluluk almalarının önemine işaret etti.

Özvar, konuşmasında Türkiye’nin terörsüz bir geleceğe ulaşma hedefi çerçevesinde üniversitelerin bilimsel etkinlikler düzenlemesi, konuya ilişkin farklı boyutları araştırması ve elde edilen bilimsel bulguları kamuoyuyla paylaşması gerektiğini ifade etti. Üniversitelerin bu yöndeki çalışmalarının toplumsal farkındalığa, millî birlik ve beraberliğe katkı sağlayacağını söyledi.

Gazze’de yaşanan insani krize de değinen Özvar, Türkiye’nin Filistin halkıyla dayanışmasının sürdüğünü belirtti. Türkiye’de öğrenim gören Gazze kökenli öğrencilerin eğitimlerinin desteklendiğini, Gazzeli akademisyenlere üniversitelerde imkân sağlandığını aktaran Özvar, Gazzeli hekimlerin uzmanlık eğitimlerini Türkiye’deki üniversite hastanelerinde sürdürmelerine yönelik karar alındığını açıkladı.

“Teknoparkların ihracatı 20 milyar doları aştı”

Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı dönüşümün üniversitelerin araştırma ve girişimcilik rollerini daha da önemli hâle getirdiğini vurgulayan Özvar, bilimsel bilginin teknolojiye, girişimciliğe ve yüksek katma değerli üretime dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Teknoloji geliştirme bölgelerinin gelişimine ilişkin verileri paylaşan Özvar, 2001 yılında ODTÜ’de kurulan ilk teknoloji geliştirme bölgesinin ardından Türkiye genelindeki bölge sayısının 115’e yükseldiğini, bunların 97’sinin faaliyette olduğunu belirtti. Aralarında Sinop’un da bulunduğu 18 bölgede ise kuruluş ve altyapı çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren firma sayısının 13 bin 500’ü, toplam personel sayısının 135 bini aştığını kaydeden Özvar, akademisyen ortaklı firma sayısının da 2 bin 500’e yaklaştığını söyledi. Bu bölgelerde faaliyet gösteren firmaların toplam ihracatının 20 milyar doları aştığını belirten Özvar, üniversitelerin ve akademisyenlerin bu başarıdaki rolüne dikkat çekti.

Sinop’ta kurulması planlanan teknoloji geliştirme bölgesinin bir an önce faaliyete geçmesini beklediklerini dile getiren Özvar, bu süreçte emeği geçenlere teşekkür etti. Sinop Üniversitesinin de teknoloji geliştirme, araştırma ve ticarileştirme alanlarında bu ekosistemin bir parçası olmasını istediklerini belirtti.

Yeni meslekler ve dijital yetkinlikler ön plana çıkıyor

İş gücü piyasasının bilimsel ve teknolojik gelişmelerle birlikte değiştiğini ifade eden Özvar, bilgi ve iletişim teknolojileri, sağlık ve eğitim gibi alanlarda nitelikli insan kaynağı ihtiyacının arttığını söyledi. Dijitalleşme ve yapay zekânın bazı mesleklerde yeni uzmanlık alanları oluşturduğunu, rutin işlerin ağırlıkta olduğu bazı alanlarda ise beceri uyumsuzluklarının ortaya çıktığını belirtti.

Yükseköğretim sisteminin bu değişime uyum sağlaması gerektiğini vurgulayan Özvar, son üç yılda yapay zekâ, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başlıklarında yaklaşık 80 yeni program türünün üniversitelerde uygulamaya alındığını açıkladı.

Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Geliştirme Programı kapsamında 550 gencin araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edilmesinin planlandığını belirten Özvar, bu adımın nitelikli araştırmacı havuzunu genişletmeyi amaçladığını ifade etti.

YÖK tarafından başlatılan yapay zekâ ve veri analizi eğitimlerine de değinen Özvar, geçen yıl programa ülke genelinde 130 bini aşkın başvuru yapıldığını ve 30 binden fazla kişinin eğitimlerden yararlandığını bildirdi. Bu yıl söz konusu girişimin dijital üniversite platformuna dönüştürüldüğünü kaydeden Özvar, farklı üniversitelerin katkısıyla hazırlanan ders modüllerinin kasım ayından itibaren eğitim vermeye başlayacağını söyledi.

Özvar, Sinop’taki akademisyenleri, öğrencileri ve diğer ilgilileri de platforma katılmaya davet etti.

Vitrin Haber’den İl Müftüsü Arslaner’e hayırlı olsun ziyareti
Vitrin Haber’den İl Müftüsü Arslaner’e hayırlı olsun ziyareti
İçeriği Görüntüle

Üniversitelere müfredatları sadeleştirme çağrısı

Konuşmasının önemli bölümünü eğitim kalitesine ayıran Özvar, üniversitelerde ders programlarının ve müfredatların gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Lisans öğrencilerinin Avrupa Yükseköğretim Alanı’ndaki ortalamaya kıyasla daha fazla ders yüküyle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Özvar, üniversitelerin ders sayılarını ve kredilerini yeniden değerlendirmesini istedi. Derslerin yalnızca başlıklarına değil, içeriklerine ve öğrencilere kazandırdığı bilgi ve becerilere odaklanılması gerektiğini vurguladı.

Özvar, üniversitelerin senatoları, yönetim kurulları, fakülte dekanlıkları ve meslek yüksekokulu müdürlüklerinin müfredat sadeleştirme çalışmalarına başlamasını beklediklerini belirterek, ilk uygulama örneklerinin 2026-2027 akademik yılının ikinci döneminde görülmesini istediklerini dile getirdi.

Eğitim kalitesinin korunmasının önemini de vurgulayan Özvar, ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. Çoktan seçmeli, doğru-yanlış ve boşluk doldurma sınavlarının ölçme-değerlendirme sürecinin yalnızca bir parçası olduğunu ifade eden Özvar, öğrencilerin yaratıcılık ve muhakeme gibi becerilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Üniversitelerin ulusal ve uluslararası görünürlüğünün artırılmasını da gündeme getiren Özvar, Sinop Üniversitesinden bu konuda daha fazla çaba beklediklerini belirtti.

Sinop Üniversitesinin rekabetçi araştırma ve eğitim kapasitesi geliştirebildiği alanlarda bölgesel kalkınma misyonu üstlenmesini önemsediklerini ifade eden Özvar, üniversitenin bu yöndeki çalışmalarının güçlenmesini ve bölgesel kalkınma misyonunun YÖK tarafından tescillenmesini temenni etti.

Tören, yeni akademik yılın üniversite camiası ve Sinop için hayırlı olması temennileriyle sona erdi.

Muhabir: Ümit Can Gökçen