Çavdar ve karabuğday ürünlerinin stratejik ürün olarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Emin Kuru, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
“Model uygulama olması için 10 dönüm çavdar ektirdim. Yoncadan sonra yapılan dikim çok verimli olmuş, maşallah. Çavdar yedi yıl bozulmadan dayanıyor. 25 yıldır arazime kimyasal gübre attırmadım. Hibrit tohum kullanmadan tarım olabilir mi sorusuna cevap aradım.
Türkiye'de kimyasal gübre olmadan, hibrit tohum kullandırmadan ekmeklik hububat ekilebilir. Çavdar ve karabuğdaya kimyasal gübre atılınca tane verimi yüzde kırk düşüyor, sap uzuyor. Yani çavdar ve karabuğdaya kimyasal gübre atılırsa olumsuz tepki vermektedir. Ekmek 20 lira; kimyasal gübre ve hibrit tohum masrafını düşerseniz ekmek beş lira olur. Bu mümkündür.
Sekiz yıllık araştırma, deneme-yanılma yöntemi ile edindiğim tecrübem şudur: Alçak rakımlı arazilerde çavdar ekilmelidir. Çünkü çavdar alçak rakımlarda yetişebiliyor. Kimyasal gübre istemeyen, tohum masrafı olmadan, ekin ilacı ve ot ilacı kullanılmadan toplum için sağlık iksiri harika ürün meydana gelebiliyor. Çavdar stratejik ürün olmalı.
Çavdar; şeker hastalığı, mide, bağırsak, obezlik vb. hastalıklara iyi gelmektedir. Alçak rakımlı köylerde çavdar, yüksek köylerde karabuğday ekilmelidir. Çünkü karabuğdayın tarlada kilosu 40 lira, un hâli 350 liradır. Karabuğday unlu mamulleri; çölyak, kalp-damar, şeker, obezlik, iyi beslenememe vb. 22 hastalığa iyi gelmektedir. Çavdarla çölyak hastalığı hariç faydalı özellikleri benzerlik göstermektedir. Çavdar diyet ekmeği olduğu için marketlerde 300 liradır.
Eken çiftçinin, ektiren teşvik veren devlet büyüklerinin, hastalıktan günde bir avuç hap ile yaşayan insanımızın dikkatine sunuyorum. Bolluk ve bereket için tek çıkar yol, karabuğday ve çavdarın stratejik ürün listesine alınması gerekiyor.”





