Uğur Mumcu Meydanı'nda gerçekleştirilen açıklamada, DİSK Devrimci Emekliler Sendikası Sinop Şube Başkanı Kadir Demir, sendika adına hazırlanan basın metnini okudu.
Açıklamada, emeklilerin giderek ağırlaşan ekonomik koşullar altında yaşam mücadelesi verdiği belirtilerek, mevcut emekli aylıklarının geçinmeye yetmediği ifade edildi. Temmuz ayında yapılacak maaş artışları öncesinde kök maaş uygulamasının kaldırılması ve en düşük emekli aylığının insan onuruna yakışır seviyeye yükseltilmesi talep edildi.
Basın açıklamasında ayrıca kamu kaynaklarının öncelikli olarak emekliler, çalışanlar, sağlık ve sosyal hizmetler için kullanılması gerektiği savunularak, emeklilerin örgütlenme ve sendikal haklarının güvence altına alınması çağrısında bulunuldu.
Demir, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“İçinde bulunduğumuz 2026 yılında, ekonomi yönetiminin uyguladığı sermaye odaklı programların bedeli bir kez daha işçilere, emekçilere ve emeklilere ödetilmektedir. En düşük emekli aylığı, Hazine destekleriyle bile ancak 20.000 TL seviyesine tamamlanmaktadır. Bu rakam, büyükşehirlerdeki ortalama kira bedellerinin bile gerisinde kalmışken; iktidar ve yandaş medya her gün yeni bir emekliye müjde senaryosu üretmekten, sahte refah vaatleri dağıtmaktan utanmamaktadır.
Önümüzdeki Temmuz ayı zam dönemi yaklaşırken, TÜİK’in halkın gerçek enflasyonundan tamamen kopuk, makyajlı verileriyle ilan ettiği 5 aylık resmi enflasyon oranı %16,60 olarak açıklanmıştır. Üstelik, milyonlarca emekliyi vuran kök maaş garabeti yüzünden, Temmuz ayında çok sayıda emekli arkadaşımızın ya hiç zam alamayacağı ya da resmi enflasyonun bile altında komik artışlara mahkûm edileceği gün gibi ortadadır.
Tam da bu süreçte, halktan esirgenen kaynakların nerelere akıtıldığını çok iyi görüyoruz. Uluslararası egemenlerin askeri paktı olan NATO zirvelerine, sınır ötesi operasyonlara, silahlara ve savaş sanayisine milyarlarca dolar kaynak ayıran siyasi iktidar, sıra bu ülkeyi var eden emekliye geldiğinde “bütçede kaynak yok” yalanına sığınmaktadır. Emeklileri derin bir yoksulluğa ve sefalete iten bu tablo, asla kaçınılmaz bir ekonomik kader ya da teknik bir zorunluluk değildir! Bu durum, tamamen siyasi iktidarın bilinçli bir sınıfsal tercihidir. İktidar; bütçeyi halktan, sağlıktan, emekliden yana değil; emperyalist askeri politikalardan, çok uluslu tekellerden ve yandaş sermayeden yana kullanmayı seçmiştir. Bedeli on yıllardır çalışanlar ve emekliler ödüyor, sefayı ise savaş politikalardan beslenenler ve cebimizden çalınanlarla servetini katlayanlar sürüyor!
Bizler mutfağımızdaki yangını söndürmeye, buzdolabımızdan eksilterek faturaları denkleştirmeye; torunlarımızın en basit ihtiyacından kısarak eczanedeki ilaç farklarını yetiştirmeye çalışırken, bu düzen bize adeta “Artı değer üretmiyorsanız, çalışmıyorsanız yaşamayın!” mantığını dayatmaktadır. Sağlıktan ulaşıma kadar en temel haklarımız ticarileştirilmiş, hastane masraflarımız katlanarak rant kapısı haline getirilmiştir. Bizden çalınanları parça parça koparıp lütufmuş gibi sunanların sahte müjdelerini, seçim vaatlerini ve “emekliyi enflasyona ezdirmedik” söylemlerini kabul etmiyoruz!
DİSK Devrimci Emekliler Sendikası olarak bir kez daha haykırıyoruz: Bizler tebaa değil, bu ülkenin asıl sahipleriyiz! Dün bugünü inşa edenler olarak, bugün de yarınımızı ve çocuklarımızın geleceğini korumak için işçilerle, gençlerle, kadınlarla omuz omuza mücadele etmeye kararlıyız.
Haklarımız ve İnsanca Bir Yaşam İçin Acil Taleplerimiz:
Kök maaş adaletsizliğine derhal son verilmeli, en düşük emekli aylığı açlık ve yoksulluk sınırları gözetilerek insan onuruna yakışır bir taban ücrete çekilmelidir.
Savaş bütçelerine, NATO zirvelerine ve sermaye muafiyetlerine harcanan kaynaklar halka aktarılmalı; sağlıkta ticarileşmeye son verilerek katkı payı olmaksızın, tamamen ücretsiz, erişilebilir ve nitelikli kamusal sağlık hizmeti sağlanmalıdır.
Örgütlenmemizin önündeki tüm yasal ve bürokratik engeller kaldırılmalı; toplu sözleşmeli sendikal hakkımız hukuki güvenceye kavuşturulmalıdır.
Bizlerin yan yana gelmesinden, milyonlarca emeklinin tek bir ağızdan hakkını aramasından korkan zihniyete karşı örgütlü gücümüzü büyüteceğiz. Demokrasi ve sınıf mücadelesinden emekli olmayanların sendikası DİSK Devrimci Emekliler Sendikası olarak bu ülkenin bütçesi sermayeye ve emperyalist askeri ortaklıklara değil, halka ve emekliye harcanana dek meydanlarda olacağız. Sınıfsal tercihlerini zenginden ve silahtan yana kullananları yeneceğiz! Kazandığımız o güzel günlerde, Emekliler Haftasını hep birlikte bir şenlik ve bayram haftası olarak kutlayacağız!
Emekliyiz, Haklıyız, Kazanacağız!”







