Prof. Dr. Kuru, daha önce yaptığı açıklamada, Türkiye şeker piyasasında uygulanan miktar bazlı fiyatlandırmanın büyük firmalar lehine sonuç doğurduğunu belirterek, özellikle en avantajlı fiyata ulaşmak için 50 bin tonun üzerinde şeker alımının gerekmesini eleştirmişti.

Yayımlanan yeni satış ilanında, en yüksek indirimli fiyat için gereken miktar sınırının 50 bin tondan 5 bin tona düşürülmesi dikkat çekti.

50 bin tonluk sınır 5 bin tona indirildi

Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ (Türkşeker) tarafından yayımlanan önceki indirimli vadeli şeker satış ilanında, alım miktarına göre dört farklı fiyat uygulanıyordu.

Buna göre 2 bin 500 tona kadar olan alımlarda kilogram fiyatı KDV hariç 41,5842 TL, 2 bin 501 ile 25 bin ton arasındaki alımlarda 40,5941 TL, 25 bin 1 ile 50 bin ton arasındaki alımlarda 39,6040 TL olarak belirlenmişti.

50 bin 1 ton ve üzerindeki alımlarda ise kilogram fiyatı 38,6139 TL’ye kadar düşüyordu.

Türkşeker’in 45 TL/kg satış fiyatı üzerinden uyguladığı iskonto oranı da alım miktarına göre yüzde 7,59'dan yüzde 14,19'a kadar yükseliyordu.

Bu sistemde en avantajlı fiyatın elde edilebilmesi için firmaların 50 bin tonun üzerinde şeker alması gerekiyordu.

Yeni sistemde yalnızca iki kademe var

Türkşeker’in 28 Ağustos 2026 mesai bitimine kadar geçerli olan yeni “İndirimli Vadeli Şeker Satışı” duyurusunda ise miktar baremlerinde önemli bir değişiklik yapıldı.

Önceki sistemde bulunan dört ayrı miktar kademesi yerine yeni uygulamada yalnızca “0-5 bin ton” ve “5 bin ton ve üzeri” olmak üzere iki kademe belirlendi.

Böylece daha önce uygulanan 25 bin ve 50 bin tonluk baremler kaldırıldı.

Yeni düzenlemenin en dikkat çekici yönü ise en avantajlı satış fiyatından yararlanmak için gereken miktarın 50 bin tondan 5 bin tona indirilmesi oldu.

Sinop'ta kadın emeğinin güçlendirilmesi için kritik toplantı
Sinop'ta kadın emeğinin güçlendirilmesi için kritik toplantı
İçeriği Görüntüle

Başka bir ifadeyle, en avantajlı fiyat için gereken alım miktarı onda bire düşürüldü.

Kuru’nun açıklamaları yeniden gündemde

Yaşanan değişiklik, Prof. Dr. Emin Kuru’nun geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaları yeniden gündeme getirdi.

Kuru, Türkiye’de yalnızca şeker piyasasındaki yapıya değil, tarım sektörünün genel geleceğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunmuştu. Türkiye’de köylerde yaşayan nüfusun oranının yüzde 4 seviyesine gerilediğini belirten Kuru, tarımla uğraşanların yaş ortalamasının 48 olduğunu ifade etmişti.

Gençlerin tarımdan uzaklaşmasının uzun vadede ciddi sonuçlar doğuracağına dikkat çeken Kuru, gençlerin yeniden tarıma yönlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştı.

Kuru, tarımda üretimin azalması ve dışa bağımlılığın artmasının ülkenin bağımsızlığı açısından da risk oluşturacağını belirterek, “Tarımda dışarıya bağımlı olursanız bağımsız değilsiniz demektir” ifadelerini kullanmıştı.

Türkşeker’in yeni düzenlemesiyle birlikte, daha düşük miktarlarda alım yapan firmaların da en avantajlı fiyat kademesine ulaşabilmesinin önünün açılması, şeker piyasasında rekabet açısından önemli bir değişiklik olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Haber Merkezi