Beş padokta barındırılan hayvanların özellikle üç padokta tıklım tıklım olduğu belirtilirken, yetersiz personel ve barınma koşullarının kavga, yaralanma ve ölüm vakalarına neden olduğu iddia ediliyor. Gönüllüler, mevcut kulübe sayısının da hayvanların tamamının ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu belirtiyor.
Sinop’ta sokak hayvanlarının barındırıldığı Tarzan Kemal Yaşam Alanı’ndaki koşullar, gönüllülerin gündeme getirdiği iddialarla yeniden tartışma konusu oldu.
Gönüllülerin verdiği bilgilere göre yaşam alanında 5 ayrı padokta yaklaşık 450 köpek bulunuyor. Özellikle üç padokta hayvan yoğunluğunun son derece yüksek olduğu, köpeklerin adeta tıklım tıklım bir ortamda tutulduğu ifade ediliyor.
Ancak yaşam alanındaki en dikkat çekici sorunlardan biri, yüzlerce hayvanın bakım ve kontrolünün yalnızca 1 personel tarafından yürütüldüğü iddiası.
450 köpeğe tek personel
Yaklaşık 450 köpeğin bulunduğu bir yaşam alanında yalnızca bir görevlinin bulunmasının, hayvanların günlük bakım, beslenme, su ihtiyaçları ve sağlık kontrollerinin düzenli şekilde yapılmasını güçleştirdiği belirtiliyor.
Gönüllüler, tek bir personelin yüzlerce hayvana aynı anda yetişmesinin mümkün olmadığını savunuyor.
Özellikle kalabalık padoklarda hayvanların sürekli kontrol altında tutulmasının mümkün olmaması nedeniyle kavga ve yaralanmaların yaşandığı, bazı durumlarda ölümlerin meydana geldiği iddia ediliyor.
Gönüllüler, yaşanan sorunların yalnızca hayvan sayısının fazlalığından değil, personel yetersizliği ve yoğunluğun birlikte oluşturduğu kontrol eksikliğinden kaynaklandığını belirtiyor.
Üç padok tıklım tıklım
Yaşam alanında bulunan beş padokun tamamında farklı grupların barındırıldığı aktarılıyor.
Özellikle üç padokta yoğunluğun çok yüksek olduğu belirtilirken, padoklardan birinde Kangal cinsi köpeklerin bulunduğu, bir başka padokun ise yaşam alanına yeni getirilen hayvanların yerleştirilmesi amacıyla kullanılmaya başlandığı ifade ediliyor.
Yeni hayvanların da alana getirilmesiyle birlikte mevcut yoğunluğun daha da arttığı belirtiliyor.
Gönüllüler, hayvanların kontrolünün güçleştiği bu ortamda kavga ve yaralanmaların önlenmesi için daha fazla personel ve daha uygun barınma alanlarına ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
“Güçlü olan yiyor, güçsüz olan geride kalıyor”
Hayvan sayısının yüksek, personel sayısının ise yalnızca bir kişi olması, besleme çalışmalarını da zorlaştırıyor.
Gönüllülerin aktardığı iddialara göre kalabalık padoklarda mama dağıtımı sırasında güçlü hayvanlar mamaya önce ulaşırken, yaşlı, hasta veya güçsüz hayvanlar yeterli besine ulaşamayabiliyor.
Su verme ve mama dağıtımının da zaman zaman düzensiz gerçekleştiği öne sürülüyor.
Gönüllüler, özellikle güçsüz hayvanların düzenli takip edilmesi ve beslenebilmesi için personel sayısının artırılması gerektiğini belirtiyor.
Kulübeler mevcut hayvan sayısına yetmiyor
Yaşam alanındaki bir diğer önemli sorun ise kulübe yetersizliği. Gönüllüler ve hayvanseverlerin desteğiyle yaklaşık 120 kulübenin alana gönderildiği belirtiliyor. Ancak yüzlerce köpeğin bulunduğu yaşam alanında bu sayının mevcut hayvan nüfusunun tamamına yeterli olmadığı ifade ediliyor.
Gönüllüler, “Kulübe desteği geldi ancak mevcut hayvan sayısı düşünüldüğünde sayı hâlâ yetersiz” diyerek daha fazla ve uygun standartlarda barınma alanı oluşturulması gerektiğini savunuyor.
Mevcut kulübelerin de tüm hayvanları barındıramadığı, kulübeye giremeyen köpeklerin özellikle yağışlı ve soğuk havalarda açıkta kaldığı öne sürülüyor.
Yağmurda ve soğukta açıkta kalıyorlar
Gönüllüler, yaşam alanındaki zemin koşullarının da hayvanların yaşamını olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Yeterli zemin düzenlemesinin bulunmadığı bazı bölümlerde yağış sonrasında su birikintileri oluştuğu ve köpeklerin ıslak zeminde kalmak zorunda olduğu iddia ediliyor.
Bazı alanlarda bulunan sundurmaların ise hayvanları korumaktan çok mama kaplarının yağıştan etkilenmesini önlemeye yönelik olduğu ifade ediliyor.
Bu nedenle kulübeye ulaşamayan hayvanların kış şartlarında yeterli korumadan mahrum kaldığı belirtiliyor.
Kavga, yaralanma ve ölüm iddiaları
Gönüllüler, yüksek hayvan yoğunluğu ile yetersiz personel sayısının bir araya gelmesinin ciddi sonuçlar doğurduğunu savunuyor.
Padoklarda yaşanan kavgalar sonucunda hayvanların yaralandığı, bazı hayvanların ağır şekilde zarar gördüğü ve ölüm vakalarının da yaşandığı iddia ediliyor.
Bu iddiaların önüne geçilebilmesi için hayvanların gruplar halinde ve uygun alanlarda tutulması, padokların kapasitesinin dikkate alınması ve yeterli sayıda personelin görevlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.
“Bu yük yalnızca gönüllülere bırakılamaz”
Gönüllüler, yüzlerce hayvanın bakımının yalnızca gönüllülerin desteğiyle sürdürülemeyeceğini ifade ediyor.
Hayvanların düzenli beslenmesi, temiz suya ulaşması, hastalık ve yaralanmaların zamanında tespit edilmesi, veterinerlik hizmetlerinin sağlanması ve yeterli barınma koşullarının oluşturulması için kurumsal ve sürdürülebilir bir sistem kurulması gerektiği vurgulanıyor.
Tarzan Kemal Yaşam Alanı’nda yaklaşık 450 köpeğin bulunduğu bir ortamda yalnızca bir personelin görev yapmasının yeterli olup olmadığı sorusu ise tartışmanın en önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Gönüllüler, mevcut koşulların iyileştirilmesi ve hayvanların güvenli şekilde yaşamlarını sürdürebilmeleri için ilgili kurumların acil önlem alması çağrısında bulunuyor.








