Güzle, kıyı alanlarındaki düzenlemelerde temel meselenin beton ya da ahşap tercihi değil, planlama, ölçülendirme ve kamu kaynaklarının doğru kullanılması olduğunu söyledi.

Kıyıların sıradan bir arsa gibi değerlendirilemeyeceğini belirten Güzle, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na dikkat çekti. Kanuna göre kıyıların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu hatırlatan Güzle, sahil şeridinin kıyı kenar çizgisinden itibaren en az 100 metre olduğunu ve yapılaşmaya ilişkin çeşitli sınırlamaların bulunduğunu ifade etti.

Güzle, farklı kentlerde gerçekleştirilen kıyı düzenlemelerinden örnekler vererek, projelerin ihtiyaç ve alanın özelliklerine göre planlandığını dile getirdi. Antalya Konyaaltı’nda 6,4 kilometrelik sahilin yaklaşık 1 milyon metrekarelik bir proje kapsamında ele alındığını belirten Güzle, projede 360 bin metrekare yeşil alan, 50 bin metrekare sert peyzaj, 13 bin ağaç ve 5 bin metrekare bisiklet yolu bulunduğunu aktardı.

Konyaaltı örneğinin Mobil Plaj ile doğrudan kıyaslanmadığını özellikle vurgulayan Güzle, bu örneği kıyı projelerinde ölçek ve ihtiyaç hesabının nasıl yapılabildiğini göstermek amacıyla gündeme getirdi.

Küçük ölçekli kıyı düzenlemelerinin de benzer bir planlama anlayışıyla ele alınabileceğini ifade eden Güzle, Bursa Kurşunlu’daki bir düzenlemede 100 metre ahşap yürüyüş yolu, bir WC ve iki duş gibi daha sınırlı müdahalelerle ihtiyaçların karşılandığını belirtti.

Sinop’ta trafik kazası! Motosiklet sürücüsü yaralandı
Sinop’ta trafik kazası! Motosiklet sürücüsü yaralandı
İçeriği Görüntüle

“Sinop’ta da planlama yaklaşımı ortaya konulmalı”

Sinop’un kıyı alanlarına ilişkin mevcut planlama çalışmalarına da değinen Güzle, Sinop Merkez’in 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın 2012 yılından bu yana yürürlükte olduğunu söyledi. Planın açıklama raporunda kıyıların sürdürülebilir biçimde planlanmasının kamu yararı açısından önemine dikkat çekildiğini ifade etti.

Güzle ayrıca, belediyenin 2026 Performans Programı’nda Kumkapı-Akliman arasında yedi noktayı kapsayan Plaj Rekreasyon Projesi için 15 milyon liralık kaynak öngörüldüğünü belirterek, kentte kıyı düzenlemelerine ilişkin daha bütüncül bir yaklaşımın ortaya konulması gerektiğini savundu.

“Üç soru sorulmalı”

Mobil Plaj gibi küçük ölçekli bir kıyı alanında uygulama yapılırken üç temel sorunun cevaplanması gerektiğini belirten Güzle, bunları “Ne yapılmak isteniyor?”, “Bunun için ne kadar alan gerekiyor?” ve “Aynı ihtiyaç daha az müdahaleyle çözülebilir mi?” şeklinde sıraladı.

Güzle, “Kıyı gibi hassas bir alanda ölçünün uygulamadan önce doğru hesaplanması önemli. Sonradan düzeltebildiğimiz bir işi baştan doğru yapmak; hem kıyıyı, hem zamanı, hem de kamu kaynağını korur.” ifadelerini kullandı.

Çözümün malzeme üzerinden tartışılmaması gerektiğini dile getiren Güzle, ihtiyacın belirlenmesi, alanın doğru ölçülmesi ve kıyıya mümkün olan en az müdahalenin yapılması gerektiğini söyledi. Güzle, projenin gerektirmesi halinde beton, ahşap veya sökülebilir sistemlerin tercih edilebileceğini belirterek, “Her kıyının ihtiyacı aynı değil” dedi.

“Sinop’un uzmanlığı ve insan kaynağı var”

İYİ Parti Sinop Merkez İlçe Başkanlığı olarak yalnızca eleştiren bir siyaset anlayışını benimsemediklerini belirten Güzle, doğru uygulamaların desteklenmesi ve çözüm gerektiğinde katkı sunulması gerektiğini ifade etti.

Güzle, Sinop’un üniversitesi, mimarları, mühendisleri ve şehir plancıları bulunduğuna dikkat çekerek, kentin kıyı alanlarının planlanmasında yerel uzmanlık ve bilgi birikiminden daha fazla yararlanılması çağrısında bulundu.

Açıklamasının sonunda siyasi parti ayrımı yapılmaksızın Sinop’un ortak menfaatinin gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Güzle, “Sonunda mesele hangi partinin yaptığı değil; Sinop için doğru olanın yapılması. Bu şehir hepimizin. Kıyısı da hepimizin, sorumluluğu da.” dedi.

Kaynak: Haber Merkezi