Güneşin alnında araç keyfi kulağa çılgınlık gibi gelse de, doğru önlemleri alırsanız yaz sıcağında bile konforlu ve güvenli bir sürüş mümkün. Kavurucu sıcaklar, direksiyon başında hem sizi hem de aracınızı zorlayabilir. Ama merak etmeyin! Güneşin en dik vurduğu saatlerde bile aracınızın içini serin tutacak, sizi ferahlatacak etkili yöntemler var. İşte sıcak havalarda araç kullanırken bilmeniz gereken en pratik püf noktalar…
Araca bindiğinizde hemen klimayı açmayın, önce sıcak havayı dışarı atın
Araç içinde sıcak hava sıkışıp kaldığında doğrudan klimayı çalıştırmak, beklediğiniz etkiyi yaratmaz. Üstelik klima sistemine de zarar verebilir. İlk yapmanız gereken şey camları tamamen açmak ve içerideki kavurucu havanın dışarı çıkmasını sağlamaktır.
Bu işlemi 1-2 dakika uyguladıktan sonra camları kapatın ve klimayı 23-26°C arasında çalıştırın. Böylece hem enerji tasarrufu sağlar hem de daha hızlı ve etkili serinlik elde edersiniz.
Serinliği destekleyen aksesuarlar kullanın
Güneşlik, bambu koltuk minderi, cam perdeleri ve açık renkli koltuk örtüleri, aracın içindeki sıcaklık artışını engelleyen yardımcı ekipmanlardır. Özellikle ön cama yerleştirilen reflektif güneşlik, gösterge panelinin ve koltukların aşırı ısınmasını önler.
Güneş ışığına doğrudan maruz kalan camlara ısı kesici cam filmleri ya da pratik güneş perdeleri takmak da iç mekandaki ısıyı ciddi şekilde azaltır. Basit ama etkili bu detaylar, sürüş konforunu artırır.
Araç içi hava akışını sağlayın: Mini fanlar ve çapraz hava yöntemi
Klimanız yeterince serinletmiyorsa ya da klimanız bozulduysa, serinliğinizi artırmak için mini fanlar ve çapraz hava sirkülasyonu devreye girmeli. Ön ve arka camları çapraz açarak içeride doğal bir hava akımı oluşturabilirsiniz.
Ayrıca USB ile çalışan mini araç fanları, yüzünüze ya da gövdenize doğrudan serinlik sağlayarak ferahlama hissini artırır. Bu fanları direksiyonun yanına ya da havalandırma panellerine sabitleyebilirsiniz.
Güneşin en yoğun olduğu saatlerde yola çıkmamaya çalışın
Yaz aylarında 11:00-16:00 saatleri arasında yola çıkmak, hem asfaltın hem de havanın zirve sıcaklığa ulaştığı tehlikeli saat dilimidir. Bu saatlerde hem siz hem de aracınız daha çabuk yorulur.
Mümkünse sabah erken saatlerde veya güneş battıktan sonra yola çıkın. Eğer zorunlu olarak bu saatlerde araç kullanacaksanız, sık mola vererek kendinizi ve aracınızı dinlendirin.
Termosla soğuk su taşıyın, susuz kalmayın
Araç içinde terlemeye bağlı olarak sıvı kaybı yaşarsınız ve bu durum dikkatinizi, reflekslerinizi olumsuz etkiler. Yanınızda mutlaka termosla soğuk su bulundurun. Sadece içmek için değil, bilek, ense ve alın bölgesine uygulayarak da serinlik sağlayabilirsiniz.
Ayrıca serinletici sprey şişeleri, özellikle yoğun trafikteyken cildinize püskürterek geçici rahatlama sağlar. Bunlar küçük ama etkili detaylardır.
Gölgeye park edin ya da en azından yönünü doğru seçin
Güneş altında uzun süre park edilen bir aracın iç sıcaklığı kısa sürede 60 dereceyi geçebilir. Bu nedenle ağaç altı, bina gölgesi ya da kapalı otopark gibi gölgeli alanlara park etmek ideal çözümdür.
Eğer gölge bir alan yoksa, aracınızı güneşe sırtını verecek şekilde park edin. Böylece direksiyon ve sürücü koltuğu, güneşin direkt hedefi olmaktan çıkar ve iç mekandaki ısınma azaltılmış olur.
Giyiminiz kadar ayakkabınız da önemli
Yaz sıcağında açık renkli, pamuklu ve bol kıyafetler tercih edilmelidir. Ancak önemli bir detay daha var: Ayakkabısız ya da terlikle araç kullanmak tehlikelidir. Pedal kontrolünü zorlaştırabilir, ani frenlerde kayma riski doğurur.
Bu nedenle hem serin hem güvenli kalmak için hafif, kapalı ve kaymaz tabanlı ayakkabılar tercih edilmelidir. Unutmayın, rahatlık kadar kontrol de sürüş güvenliğinin bir parçasıdır.
Advertorial
Bu Bir İlandır