2025 yılı futbol adına sadece bir takvim yılı değil, oyunun geçirdiği büyük dönüşümün net biçimde hissedildiği bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçti. Sinoplu gazeteci Adil Yıldız, Ajansspor’daki köşesinde yayımlanan yazısında, sahada oynanan futboldan çok futbolun nasıl yönetildiğini, nasıl izletildiğini ve kime hizmet ettiğini mercek altına aldı.
Futbolun akıl oyunu hâline gelişi
Yıldız, 2025’te futbolda fiziksel gücün yanında zekânın ön plana çıktığını vurguladı. Üçlü savunmalar, ters bekler ve sahte dokuzlarla birlikte klasik “pozisyon” anlayışının büyük ölçüde anlamını yitirdiğini belirten Yıldız, modern futbolda kazananın “koşan değil, düşünen” takımlar olduğuna dikkat çekti.
VAR tartışmaları bitmedi, şekil değiştirdi
Yazıda teknoloji başlığına da geniş yer verildi. VAR’ın oyuna adalet getirme iddiasıyla sahada olduğunu ancak karar standartlarındaki belirsizliğin futbol kamuoyunda güven sorununu derinleştirdiğini ifade eden Yıldız, “Artık VAR var mı yok mu değil, VAR kimin için var sorusu soruluyor” değerlendirmesinde bulundu.
Ekonomik uçurum derinleşiyor
2025’in futbol ekonomisi açısından da kırılma yılı olduğunu belirten Yıldız, büyük kulüpler ile orta ölçekli kulüpler arasındaki farkın sadece sahada değil, karar alma süreçlerinde de açıldığını kaydetti. Finansal Fair-Play’in kâğıt üzerinde kaldığını vurgulayan Yıldız, transferlerin ihtiyaçtan çok vitrin unsuru hâline geldiğini dile getirdi.
Türk futbolu için “keşke” yılı
Adil Yıldız’a göre 2025, Türk futbolu adına potansiyelin var olduğu ancak istikrarın sağlanamadığı bir yıl olarak geride kaldı. Genç oyuncu potansiyeli ve tribün tutkusu en büyük güç olmaya devam ederken; yönetimsel sorunlar, hakem tartışmaları ve günü kurtaran kararlar ilerlemenin önünde engel oluşturdu.
Tribünler dolu, ruh sorgulanıyor
Yazının dikkat çeken bölümlerinden biri de tribünler oldu. Bilet fiyatları, yayın politikaları ve endüstriyel yaklaşımın futbolu halkın oyunundan uzaklaştırdığına işaret eden Yıldız, “Futbol mahallede başlar, sokakta büyür, tribünde anlam kazanır” ifadeleriyle oyunun özüne vurgu yaptı.
2026 için temenni
Yıldız, yazısını 2026 yılına dair temennilerle tamamladı. Hakem hatalarının azaldığı, tribünlerin dolu olduğu, adaletli bir futbol düzeninin hâkim olduğu; şike, bahis ve algı tartışmalarının konuşulmadığı bir sezon dileğinde bulundu.





