Sinoplu İş Adamları Derneği (SİAD) Genel Başkanı Fatih Candar Can, yaptığı açıklamada derneğin yıllardır ihmal edilmiş, ertelenmiş ve kurumsal hafızasını zayıflatan sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını belirterek, mevcut yönetim olarak bu sorunların büyük bölümünü çözüme kavuşturduklarını ifade etmişti.
Can, kayıp karar defteri, eksik evraklar, askıda kalmış resmi işlemler ve geçmiş borçlar gibi pek çok başlığın temizlendiğini belirterek, “Yeni bir dernek kurmak, eskiyi temizlemekten çok daha kolaymış” ifadelerini kullanmış; SİAD’ın hiçbir siyasi görüşün veya oluşumun arka bahçesi olmayacağını vurgulamıştı. Can ayrıca, yapılan çalışmaların detaylarının kamuoyuna rapor halinde açıklanacağını duyurmuştu.
Bu açıklamaların ardından SİAD Onursal Başkanı ve SİNDEF Kurucu Genel Başkanı Nihad Önder, kamuoyuna yönelik bir değerlendirme yayımladı. Önder, SİAD’ın kişilere bağlı bir yapı olmadığını, üyelerinin ortak emeği ve yıllar içinde oluşan kurumsal hafızasıyla varlığını sürdüren köklü bir sivil toplum kuruluşu olduğunu vurguladı.
Önder açıklamasında; geçmiş dönemleri hedef alan, somut verilerle desteklenmeyen ifadelerin kurumsal yapıya zarar verebileceğine dikkat çekerek, SİAD’ın hiçbir dönem “biz ve onlar” anlayışıyla yönetilmediğini ifade etti. Kurumsal devamlılık, ortak akıl ve istişare vurgusu yapan Önder, eleştirinin yıpratıcı değil, birleştirici olması gerektiğini dile getirdi.
KİŞİLER DEĞİL KURUM KONUŞSUN
Önder açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "
Son günlerde kamuoyu ile paylaşılan ve Sinoplu İş Adamları Derneği (SİAD) adına kaleme alındığı belirtilen açıklama dikkatle incelenmiştir. İçeriğinde yer alan bazı ifade ve değerlendirmeler nedeniyle, kurumsal sorumluluk anlayışı çerçevesinde bu bilgilendirmenin yapılması gerekli görülmüştür.
SİAD; kişilere bağlı bir yapı değil, üyelerinin ortak iradesi, emeği ve yıllar içerisinde oluşmuş güçlü kurumsal hafızasıyla varlığını sürdüren köklü bir sivil toplum kuruluşudur. Bu nedenle dernek adına yapılan her açıklamanın; özenli, kapsayıcı, birleştirici ve kurumsal sorumluluk bilinciyle hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
Bahse konu metinde; geçmiş dönemlere ve önceki yöneticilere yönelik, somut verilerle desteklenmeyen ve kamuoyunda farklı yorumlara yol açabilecek ifadelerin yer aldığı görülmektedir.
Kurumsal devamlılık ilkesi gereği; geçmiş dönemleri hedef alan, sorumluluğu tek taraflı şekilde önceki yönetimlere yükleyen bir yaklaşımın SİAD’a ve Sinoplu iş dünyasına katkı sağlamayacağı açıktır.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik; yalnızca söylemlerle değil, raporlar, rakamlar ve denetime açık belgelerle anlam kazanır. Yapılan çalışmaların üyelerle paylaşılması elbette değerlidir; ancak bu paylaşımların, kurumsal itibarı zedeleyebilecek bir üsluba dönüşmemesi de ortak bir sorumluluktur.
SİAD, hiçbir dönem “biz ve onlar” anlayışıyla yönetilmemiştir. Geçmiş yönetimler, kendi dönemlerinde aynı iyi niyet ve sorumluluk bilinciyle görev yapmış; bugün gelinen noktaya emekleriyle katkı sunmuştur. Bu gerçeğin göz ardı edilmesi, dernek kültürüne ve birlik ruhuna zarar vermektedir.
Ayrıca dernek şubeleri, personel yapısı ve taşınmazlarla ilgili alınan kararların; ortak akıl, geniş katılım ve üyelerin bilgisi dahilinde yürütülmesi, kurumsal meşruiyet ve güven açısından büyük önem arz etmektedir. Bu konularda daha kapsayıcı ve istişareye dayalı bir iletişim dili tercih edilmesinin, SİAD’ın kurumsal gücünü pekiştireceğine inanıyoruz.
Bizler; eleştiriyi yıpratıcı değil yapıcı, sorgulamayı ayrıştırıcı değil geliştirici bir anlayışla ele alıyoruz. Kurumsal sorumluluğun gereği olarak soru sormaktan, açıklama talep etmekten ve ortak değerlerimizi hatırlatmaktan da geri durmayız.
SİAD’ın gücü; kişisel anlatılarda değil, ortak sinerjisinde, üyelerinin güveninde ve Sinoplu iş insanlarını bir arada tutabilme kabiliyetinde yatmaktadır.
Bu vesileyle çağrımız nettir:
* Kişiler değil, kurum konuşsun
* Geçmişle hesaplaşma değil, gelecekle buluşma hedeflensin
* Sert ifadeler değil, ortak akıl hâkim olsun
SİAD hepimizin ortak değeridir.
Bu değerin korunması, güçlendirilmesi ve gelecek kuşaklara sağlıklı şekilde aktarılması hepimizin ortak sorumluluğudur"





