banner337

Hanefi Bostan: "FETÖ ile ilgisi olmayan akademisyenler görevlerine iade edilmeli"

Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, aralarında Sinop Üniversitesi’nden de bir akademisyenin bulunduğu, FETÖ ile ilgisi olmayan akademisyenlerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini söyledi.

Hanefi Bostan: "FETÖ ile ilgisi olmayan akademisyenler görevlerine iade edilmeli"

Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, FETÖ soruşturması kapsamında görevden alınan akademisyenlerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Olağanüstü Hal Kapsamında düzenlenen Kanun Hükmünde Kararnamelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "02.09.2016 tarihinde Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nda ÖYP kapsamında eğitim alanlara ilişkin düzenleme yapıldı. Kanunun MADDE 49- 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir. "EK MADDE 30- Öğretim Üyesi Yetiştirme Programı kapsamında 33 üncü maddenin (a) fıkrası uyarınca araştırma görevlisi kadrosuna atanmış olup, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların statüleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın 50 nci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen statüye dönüştürülmüş sayılır ve bunlar hakkında söz konusu (d) bendi hükümleri uygulanır. Bu şekilde statüleri değiştirilen araştırma görevlilerinden 33 üncü maddenin (a) fıkrasına göre yeniden ataması yapılmayanların mecburi hizmet yükümlülükleri kaldırılır. 35 inci madde uyarınca başka bir üniversitede ve yurtdışında eğitimde bulunanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üniversitelerinin talebi üzerine 15 gün içinde kendi üniversitelerine dönmek zorundadırlar. Bu süre içerisinde dönmeyenlerin atamaları iptal edilir.' Bu yeni kanuni düzenleme ile 33/a kadrosundaki araştırma görevlileri eğitimlerini yani doktoralarını tamamladıktan sonra Arş. Gör. Dr. olarak görevlerine devam edebiliyorken, 50/d maddesi kapsamındaki araştırma görevlilerinin görevleri ile ilişikleri kesilmektedir. Açıkçası ÖYP’li araştırma görevlilerinin kazanılmış hakları resmen ellerinden alınmış bulunulmaktadır. Ayrıca, bu düzenleme ile yüksek lisans ve doktora eğitimi yapmakta olan akademisyenlere  maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kadrosunun bulunduğu üniversitenin talebi üzerine on beş gün içinde kendi üniversitelerine dönmek zorunluluğu getirilmiştir. Bu süre içerisinde dönmeyenlerin atamaları iptal edilir hükmü getirilmiştir" ifadelerini kullandı.

Hanefi Bostan, "35'inci madde uyarınca başka bir üniversitede veya yurtdışında yüksek lisans ve doktora yapmakta olan araştırma görevlileri, kendi üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora eğitimi olmadığı için başka üniversitelere lisansüstü eğitimlerini tamamlamak için YÖK tarafından görevlendirilmişlerdir. Bu akademisyenleri belirsiz bir süreç beklemektedir. Başlamış oldukları bu eğitimlerinin akıbeti ne olacaktır? Verilen emekler harcanan kaynak ve zaman; ülkemizin kaynak israfından başka ne anlama gelmektedir? Bu düzenlemenin YÖK’ün önerisi doğrultusunda yapıldığı anlaşılmaktadır. Nitekim YÖK’ün daha önce yaptığı benzer düzenlemenin sendikamızın Danıştay nezdinde açtığı dava ile yürürlüğü durdurulmuştu. YÖK’ün böyle bir düzenlemeyi neden yaptığı anlaşılamamaktadır. Eğer FETÖ'ye mensup kişileri üniversitelerden uzaklaştırmaksa, zaten YÖK’ün böyle bir yetkisi vardır ve ikinci bir düzenlemeye de ihtiyaç bulunmamaktadır" dedi.

Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, sözlerini şöyle sürdürdü: "YÖK’ün FETÖ terör örgütüne mensup kişileri ve bunlarla ilişki içerisinde olanları layıkıyla tespit ettiğini söylemek mümkün değildir. Nitekim FETÖ terör örgütünün üniversitelerde teşkilatlanmasına ön ayak olanların ve bu teşkilatlanmaya göz yumanların ve onlarla çıkar birliği içinde olanların önemli bir bölümü hala görevleri  başındadır. Buna mukabil FETÖ terör örgütü ile uzaktan ve yakından alakası olmayan bazı akademisyenlerin görevden uzaklaştırılması esef vericidir. İşte birkaç örnek: Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Doç. Dr. Harun Anay ve Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Yrd. Doç. Dr. Hamza Üzüm’ün FETO Terör Örgütüyle hiçbir ilişkileri olmadığı gibi bu örgütün en büyük düşmanları olmalarına rağmen üniversiteden atılmışlardır. Yine FETO Terör Örgütüyle hiçbir ilgi ve ilişkileri olmadığı halde Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. İsmail Yakıt, Sinop Üniversitesi'nden Doç. Dr. Halil Turgut tutuklanmışlardır. Bu ve benzer rezaletlere bir an önce son verilmeli ve sorumlulardan hesap sorulmalıdır. Türk Eğitim-Sen olarak; ÖYP’li araştırma görevlilerinin ve haksızlığa uğrayan öğretim üyelerinin mağduriyetleri giderilinceye kadar konunun takipçisi olacağımız belirterek, yöneticileri ve karar merciini sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Ayrıca her türlü girişimi bütün meşru zeminlerde geçmişte olduğu gibi yine yerine getireceğimizin bilinmesini istiyoruz. YÖK’ün ve hükümetin hata yapma ve kumpasa gelme lüksü bulunmamaktadır."
 


Kaynak: İHA
banner413

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
varan iki - 3 ay önce
türk eğitim-sen'in ikinci operasyonu başlamış durumda. 15 temmuz akşamı öğretmenlere dışarı çıkmayın diyen, soruşturma sürecinde açığa alınan aynı sendikanın il temsilcisi Turgay şen bir hafta sonra kamusen genel başkanının araya girmesiyle görevine iade edilmişti. şimdi de ikinci operasyon yapılıyor. acayip olan, bu istanbul temsilcisi zat, sendikasına üye diğer üyelerin fetö terör örğütü üyesi olduğunu peşinen kabul etmiş gibi sadece bir mensubunun hakkını dile getirmektedir. açığa alınan ve hapiste olan diğer üyelerini peşinen mahkum etmiş ve satmış durumda. bir sendika kendi üyelerini bu kadar ucuza satabilir. hayretle izliyorum.
Avatar
Turgay Şen - 3 ay önce
Vatan iki diye yazan sorunsuz ye bilgisiz yorumcu. Hanefi Bostan sinopta tek Halil Turgut'u tanır ve onun için onunla alakalı dusuncesini paylaşmıştır. Marmara da birlikte çalıştılar. Bilmediğim bir durum hakkında art niyetli bulandırıcı yorumlar yapma.Turgay Şen ise o gece öğretmenlere sokağa çıkmayın denemiştir , farklı bir mesaj yayınlamış ancak cumhurbaşkanı sokağa çıkınca dedikten sonra yanlış anlama olmasın diye o paylaşımını kaldırmıştır. Özellikle Turgay Şen'in sayfasını takip eden fişleyici bunu çok iyi bilmektedir. Başka bir konu ise sendika Başkanı Turgay Şen ne 17-25 öncesi nede sonrası diğer sendika başkanı gibi ev sohbetlerine katılmamış, sy gazeteyi alın diye basturmamis en önemlisi de bir kısım öğrencilere akşamları izin verip cemat evlerine göndermemistir. Turgay Şen i açığa almak fetö operasyonlarında Sinop adına en büyük hatadır.
Avatar
adam - 3 ay önce
Darbe tesebbusunde ilk once meydana cikan vatansever ulkuculer olmustur. Koltuk sevdalisi eqitimbirsenliler olay bittikten sonra meydanlara cikmislardir. Turk eqimsendeki fetoculer devlet bahceli beyin pensilvanyadakine gonderme yaptiqi zaman istifa etmisler eqitim birsene gecmislerdir.bunu sende cok iyi bilirsin varan iki. Baskan hanefi bey bir kac misal misal vermis iyi oku anla.